ÜNLÜ RESSAM TURİZM MASTER PLANI’NIN MERKEZİNDE YER ALACAK

DPÜ Rektörü Kazım Uysal, ressam Ahmet Yakupoğlu’nun turizm master planının merkezinde yer alacağını bildirdi. Rektör Uysal, “Kütahya Müzesi bu yılın sonunda tamamlanıyor. Yakupoğlu’nun en önemli eserleri dönüşümlü olarak sergilenecek. Ahmet Yakupoğlu Müzesi ve Çinili Cami, üniversitemizin hazırladığı Kütahya Turizm Master Planı’nın merkezine alınacak” dedi.
Bu haber 2020-10-01 16:55:39 eklenmiş ve 448 kez görüntülenmiştir.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nin Kütahyalı ünlü ressam Ahmet Yakupoğlu anısına bu yıl 3. kez düzenlediği Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu için, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Kütahya protokolünün de katıldığı açılış töreni düzenlendi. Ahmet Yakupoğlu Anısına 3. Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu, düzenlenen açılış töreni ile başladı. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yer alan ve günün anısına Ahmet Yakupoğlu’nun adının verildiği amfide düzenlenen açılış törenine Kütahya Valisi Ali Çelik, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Necati Gündüz, Kütahya Belediye Başkanı Prof. Dr. Âlim Işık, Rektörü Prof. Dr. Kâzım Uysal, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Vural Kavuncu, Kütahya İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Kütahya İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Murat Kırbaç, Rektör yardımcılarımız Prof. Dr. Muammer Gavas, Prof. Dr. Hasan Göçmez ve Prof. Dr. Mustafa Aydın, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanız Prof. Dr. Levent Mercin ile sempozyumun düzenlenmesine katkı sunan kuruluşların temsilcileri katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklâl Marşının okunmasıyla başladı. Ardından Ahmet Yakupoğlu’nun ölüm yıl dönümü sebebiyle Dumlupınar Üniversitesi Vakıf Camii imam-hatibi Mustafa Kızıldağ tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Daha sonra Yakupoğlu’nun yaşam öyküsü ve Dumlupınar Üniversitesi’nin Yakupoğlu’nun yaşamı boyunca ve ölümünden sonra onun anısına düzenlediği etkinlikler hazırlanan video aracılığıyla katılımcılara sunuldu.

ÇELİK: KÜTAHYA’YI TANIMLAMAK İÇİN AHMET YAKUPOĞLU DEMEK GEREKİR

Sempozyum kapsamında katılımcılara hitap eden Kütahya Valisi Ali Çelik, Kütahya’nın tanıtımı için gerekli adımları açıkladı. İyi yapılan işlerin gelecek nesillere de aktarıldığını belirten Vali Ali Çelik, sözü Ahmet Yakupoğlu’na getirerek şunları kaydetti: “Yakupoğlu’nun fahri doktora unvanı verilirken yaşadığı ruh hali onun nasıl bir insan olduğunu gösteriyor. Üç gün boyunca Ahmet Yakupoğlu anısına düzenlenecek bu sempozyumdan Kütahya şehri olarak çok büyük gurur duyuyoruz. Kişileri tanımlamak için bazı sıfatlar kullanmak gerekiyor. Ancak bir şehri tanımlarken sıfatlar yetersiz kalıyor. Kütahya’yı tanıtmak için Ahmet Yakupoğlu demek gerekir. Mustafa Kalyon demek gerekir. Burada Yakupoğlu’nun çevreci yönünden söz ettik. Bu durum belki de yaşadığı şehri dondurmak ve bu durumu gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu hatırlatmak olarak görüyorum. İncelediğim eserlerinde de bu sorunluluğun gelecek nesillere aktarılmasını amaçladığını görüyorum. Üniversitemiz Ahmet Yakupoğlu gibi bir değerin gelecek nesillere aktarılması hususunda önemli görevler üstleniyor. Umarım ki her üniversitemizin gösterdiği çaba artarak devam edecek. Bu değerin gelecek nesillere aktarılması için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Geçmişte bu amaçla çaba gösteren ve aramızda olmayan kişileri de saygıyla anıyorum. Hepinize selamlarımızı sunuyorum.”

IŞIK: DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKARSAK ÖNCE TOPLUM SONRA DA İNSANLIK SAHİP ÇIKAR

Kavuncu’nun ardından kürsüye gelen Kütahya Belediye Başkanı Prof. Dr. Âlim Işık, İnsanlığın en büyük görevlerinden biri değerlerine sahip çıkmaktır” diyerek başladığı konuşmasına şöyle devam etti: “Ben Yakupoğlu’nun ilk kez bu üniversitedeki fahri doktora unvanı verildiğinde görmüştüm. Yakupoğlu ona layık bulunan bu unvanına karşı ‘Ben buna layık değilim’ diye düşünmesi onu en iyi anlatan hikâyedir. Kendisi ilk başta üniversiteye kabul edilmemesine karşın çalışmayı bırakmamış, kaderine küsmemiş ve çalışmaya devam etmiştir ve bugünkü noktaya gelmiştir. Bizler kültürel değerlerimize sahip çıkmalıyız. Biz sahip çıkarsak toplum, toplum sahip çıkarsa insanlık bu değerlere sahip çıkmalıdır.

Kütahya Belediyesi olarak biz de kültürel değerlendirmeye çalışıyoruz. Son olarak Darülkurra’nın restorasyonuna başladık ve geçen hafta İstanbul’da bu projeyle ilgili ödül aldık. Bu restorasyonun bu yılsonunda tamamlanmasını ve hizmete açılmasını ümit ediyoruz. Yakupoğlu bugün aramızda olmasa da eminim ruhu burada bizimle. Sempozyumun hayırlara vesile olmasını diliyor hepinize saygılarımı sunuyorum. Işık’ın ardından törene katılamayan Kütahya Milletvekilleri Ceyda Çetin Erenler ve Ahmet Tan’ın telgrafları katılımcılara okundu.

SÖKMENER: YAKUPOĞLU ÇEVRESİNDEKİ HER CANLIYA HASSASİYET DUYAN KIYMETLİ BİR İNSANDI

Mercin’in konuşmasının ardından Ahmet Yakupoğlu’nun manevi kızı Havva Sökmener çevrim içi bağlantıyla sempozyuma katıldı ve şunları söyledi: “Heyecanımı ve duygu yoğunluğumu anlayışla karşılamanızı rica ediyorum. Bu etkinlikte yanınızda olmayı çok isterdim ama salgın buna elvermedi. Ben bugün size Ahmet Yakupoğlu’nun vatan ve millet sevgisinden söz etmek istiyorum. Ahmet Yakupoğlu, Kütahya’nın ‘Ahmet Abi’siydi. Ahmet Yakupoğlu çevresindeki her olaya her canlıya hassasiyeti olan Kütahya’nın çok kıymetli bir evladıydı. Kütahya’nın 70 bin dönüm alanın ağaçlandırılmasına ön ayak olmuştur. Bu konuda ‘Bana ne’ dememiştir. Bu anlamda Kütahya’da yaşayan herkesin aldığı nefesin bir kısmını Yakupoğlu’na borçlu olduğunu bilmesi gerekir. Kütahya’da Süheyl Ünver tarafından keşfedilen ve İstanbul’a götürülen Yakupoğlu, burada mücevher gibi işlenir. Yine Ünver’in yönlendirmesiyle Halil Dikmen’den ney eğitimini almıştır. Yakupoğlu’nun sanat ve kültür yanında İstanbul’u da tahsil ettiğini söyleyebiliriz. Kendisi hiçbir sanat akımını takip etmemiş, hiçbir sanatçının devamı olmamıştır. Eserlerini tekrar etmesi onun sabrına ve tarzına olan bağlılığını gösterir. Kendisi, başkasının değil kendi eserlerini tekrar etmiştir. Yakupoğlu’nun çalışmaların tek bir seferde ve canlı olarak vücuda getirmiştir. Bir fotoğrafa bakarak değil canlı olarak o mekâna giderek yapmıştır. Yakupoğlu hocalarının tembihlerini hemen yerine getirmiştir ve hocalarına büyük vefa örneği göstermiştir. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Katılamadığım için yeniden affınızı rica ediyor saygılarımı sunuyorum.”

“ÇİNİLİ CAMİ’Yİ YENİDEN NAMAZ KILINABİLEN BİR MEKÂN HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ”

Sökmener’in ardından selamlama konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Kâzım Uysal, “Ben Ahmet Yakupoğlu anısına düzenlenen sempozyum ve resim sergisinden dolayı bu amfiye ve geleneksel el sanatları atölyesine Yakupoğlu’nun adının verilmesinden dolayı Prof. Dr. Levent Mercin’e ve çalışma arkadaşlarına ve ayrıca sponsorlarımıza çok teşekkür ediyorum. Ahmet Yakupoğlu, varlığı ve maneviyatıyla gerçek bir mürşittir. Kendisiyle ilgili sunulacak 104 bildiride Yakupoğlu’na ilişkin çok sayıda ayrıntıya ulaşabileceksiniz. Ben de resim eğitimi aldım ve çizimler yaptım ve kendimi Ahmet Yakupoğlu’yla bu ölçüde kıyaslıyorum. Ben kendime bakıyorum, Ahmet Yakupoğlu’nun büyüklüğünü anlıyorum. Ahmet Yakupoğlu’na bakıyorum Allah’ın büyüklüğünü anlıyorum. Yakupoğlu’nun tevazuunu biliyorum. Kendisine fahri doktora unvanı verildiğinde ‘Ben buna layık değilim ki’ demişti. Herkesin ulaşmak istediği hedefe karşı bir mahcubiyet hissetmişti. Günümüzde az bulanın bulduğunu kendinden bildiği bir dünyada, çok bulan ve bulduğuna karşı teslim olmayan insanlığından hiçbir şey kaybetmeyen Yakupoğlu öyle mürşit bir insandı ki, bugün ölümünün üstünden 4 yıl geçmesine karşın kendisini anmak için çok sayıda insan buraya geldi. Yakupoğlu tüm malvarlığını Üniversitemize bağışlamıştır. Kendi menfaatinden önce milletinin menfaatini düşünüyorsa mürşitlik budur. Kütahya’nın ağaçlandırılmasından eserlerinin yeniden üretilmesine kadar her adımda milletinin menfaatini kendi menfaatinin önüne koymuştur. Ben üniversitemizin ve Kütahyamızın böyle bir değere sahip olması iftihar meselesidir ve paha biçilemez bir değerdir. Mustafa Kemal Atatürk’ün sanat için bir milletin hayat damarı olarak tanımlaması çok önemlidir. Bir toplumun askeri gücüne, medeniyetine, kültürüne ya da kamu görevlisini kalitesine dikkat etmiyorsa bu hayat damarları da kopacaktır. Bizim medeniyetimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim milletimizde başka kültürler başka medeniyetler yaşayamaz, yaşayamadı da. Bu sebeple kendi kültürümüze sahip çıkmalıyız. Bu kültüre sahip çıkmaya çalışan Güzel Sanatlar Fakültemize teşekkür ediyorum. Gelecekte de bu sempozyum her yıl daha büyük coşkuyla düzenlenecek. Kütahya Müzesi bu yılın sonunda tamamlanıyor. Yakupoğlu’nun en önemli eserleri dönüşümlü olarak sergilenecek. Ahmet Yakupoğlu Müzesi ve Çinili Cami, üniversitemizin hazırladığı Kütahya Turizm Master Planı’nın merkezine alınacak. Çinili Cami ile ilgili bugüne kadar pek çok çalışma yaptık. Bugüne kadar ortaya konan raporlar üzerinden bir uzlaşma sağlanamadığı için son olarak ODTÜ’den üç uzmandan son bir rapor istedik en geç 10 güne bu rapor da bize ulaşacak ve bilim ne diyorsa biz de bunu hayata geçireceğiz. Çinili Cami’yi yeniden namaz kılınabilen bir mekân haline getirmek istiyoruz. Sayın katılımcılar hepinize teşekkür ediyorum. Sempozyumun hayırlara vesile olmasını niyaz ediyor selamlarımı sunuyorum” diye konuştu.

KAVUNCU: YAKUPOĞLU MEMLEKETİNE KATKI SUNMAYI AMAÇLAMIŞTIR

Sempozyumun açılış töreninde bir konuşma yapan Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında şunları ifade etti:”Bilimsel değeri kadar manevi değeri yüksek bu sempozyumda yer almaktan mutluluk duyuyor; Ahmet Yakupoğlu büyüğümüzü saygıyla anıyorum. Anadolu dünya kültürünün en zengin örneklerine sahiptir. Bu örneklerden en kıymetlilerine Kütahya da ev sahipliği yapıyor ve Kütahya’nın öne gelen insanları bu kültürü var ettiler. Yakupoğlu, İstanbul’da yetişmesine karşın Kütahya’da dönmüş ve memleketin katkı sunmayı amaçlamıştır. Yakupoğlu İstanbul dışında sergi açmayan ve insanların Kütahya’ya gelmesini sağlamak için uğraşmıştır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin Yakupoğlu’nun anısına büyük katkı sunduğuna inanıyorum. Geçtiğimiz aylarda Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitemizde de olduğu gibi Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin de Yakupoğlu’nun adını bu salona ve geleneksel el sanatları atölyesine vermesinin önemli olduğunu belirtmek istiyorum. Sempozyumun başarılı geçeceğinden şüphe duymuyorum ve hepinize saygılar sunuyorum.” AHMET DİNÇ

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÜLTÜR haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

İlan Gov Tr


E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 7.8179 7.8320
€ EURO 9.2677 9.2844

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete

sanalbasin.com üyesidir

© Copyright 2020 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca