KÜTAHYA UNESCO'YA NASIL GİRDİ?

Kütahya’nın Unesco’ya girişini anlatan Kütahya Belediyesi Eski Başkanı Kâmil Saraçoğlu, Unesco’nun Kütahya’ya prestij ve maddi yönden getirilerinin olacağını açıkladı. Unesco’ya karşı yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda uyaran Saraçoğlu, “Unesco’ya Kâmil Saraçoğlu döneminde girildi diye kapatılmamalı, sürdürülmesi gerekiyor” dedi.
Bu haber 2021-01-12 10:01:06 eklenmiş ve 1309 kez görüntülenmiştir.

Kütahya, 31 Ekim 2017 tarihinde ilân edilen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nın yeni üyeleri arasında yer alarak, Zanaat ve Halk Sanatları (Crafts and Folk Art) alanında Yaratıcı Şehir unvanını almaya hak kazandı.  Kütahya Belediyesi Eski Başkanı Kâmil Saraçoğlu, Unesco ağına dahil olma hikayesini ve önemini anlattı. Yapılan çalışmalara sahip çıkılmasını isteyen Eski Başkan Kâmil Saraçoğlu’nun açıklamaları şu şekilde; “Kütahya’nın önemli değerlere sahip olduğunu biliyorduk herkes de biliyordu. Bununla ilgili Zafer Kalkınma ajansı ile beraber alt yapısını onlar oluşturdu. Bizde belediye olarak lokomotif görevi yaparak 2016 yılında kollarımızı sıvadık buraya başvuralım dedik. Tabi UNESCO’da yer almak orada yaratıcı şehirler ağına girmek kolay bir süreç değildi. Uzun bir sürecin olduğunu biz çok iyi biliyorduk. O dönemde hem valiliğimiz hem Zafer Kalkınma Ajansı bir de belediyede ki bizim birimlerimiz vasıtası ile önemli bir çalışmaya imza attık. Vekillerimizi bu çalışmanın içine aldık. Bunun yanında Dış İşleri Bakanlığı desteğiyle Unesco’ya öne çıkarabileceğimiz çini ve el sanatları ile müracaat ettik. Biz bu nokta itibariyle de sıkı bir çalışma içine girdik. Gerek Türkiye’ de ki gerek Unesco’nun merkezi Paris’de ki çalışmalarımızla diğer bu ağda bulunan 37 şehirle görüşmelerimiz oldu.  Tabi bu süreçte bize inanmayan ya bunlar yurt dışına gidiyorlar toplantılar yapıyorlar onun için bunun la ilgileniyorlar diye eleştirmişlerdi. Kütahya‘nın Unesco’da yer alabileceğine inanıyorduk. Bu nokta itibariyle de özellikle Unesco’nun merkezin de bir konferans düzenledik. 

KUDÜS’TE Kİ ÇİNİLERİN KÜTAHYA’DAN GİTMESİ VE 25 YILLIK MEKTUP

Biz Kütahya olarak bir konferansta çini sanatıyla ve el sanatlarıyla ilgili gerçekten alanında çok çok öne çıkan dünyaca ünlü bilim adamlarından Jhon Carvel ile birlikte orada konferans verdik. Kütahya’nın sadece Osmanlı döneminde değil ondan önce ki dönemde de bu sanatın burada çalışıldığını hatta Kudüs deki bazı eserlerdeki çinilerin Kütahya’dan gittiğini orada anlattı. Biz onu dinlerken Kütahya’yı ve Kütahya halk sanatlarını bizden daha iyi yorumladığını ve anlattığını gördük. Tüm ülke temsilcileri oradaydı. Konferans da çok ilginç bir şey ile karşılaştık. Ben bunları kendi Kütahyalı değerlerimize sahip çıkmamız gerektiği için söylüyorum. Bizde maalesef toplum olarak kendi değerlerimize pek sahip çıkmıyoruz. Bizim kendi sanatçımıza Mehmet Gürsoy beye bu ilim adamının 25 yıl önce teşekkür mektup konferansta ortaya çıktı. Oranın sürprizi idi aslında o hocamı da götürmüştük biz oraya ve onu okudu. Ben Kütahya adına guru duymuştum. Bu netice itibariyle de dünyada ki 37 şehirden biri de Kütahya oldu. 31 Ekim 2017 tarihinde zanaat ve halk sanatları alanın da sadece Kütahya merkez değil bütün ilçeleriyle beraber olarak Unesco’ya girdik.

KÜTAHYA İLK SEFERİNDE UNESCO'YA GİREN TEK ŞEHİR

Biz müracaat ettiğimiz de orada bize şunu demişlerdi ya ilk müracaat da girme şansınız yok Gaziantep bile dördüncü beşinci müracaatında girmişti. Bizim elimizde ki dokümanlarımız iyi bizim bu konuda ki alt yapımız çok iyi dedik ve bu sanatçılarımıza da değer verdik ve Kütahya tek seferde Unesco’ya girmiş oldu. Türkiye de halk sanatları arasında buraya giren tek şehir Kütahya o dönem Unesco’da yerini alan dördüncü şehirdi. Türkiye’de ilk giren Gaziantep vardı. Gaziantep gastronomi dalında sonrasında İstanbul tasarım dalında, Hatay gastronomi dalında girmişti.

UNESCO’YA KARŞI YÜKÜMLÜLÜKLERİN YERİNE GETİRİLMESİ GEREKİYOR

 Kütahya’nın değerlerini çok iyi bilmemiz ve bunu sürdürmemiz gerekiyor. Bunu sadece Kâmil Saraçoğlu döneminde girildi bunu kapatalım değil; sürdürebilir olması gerekiyor. Şu andaki yönetimde valiliğiyle belediyesiyle diğer kurumlarıyla beraber yükümlülüklerimiz var. Kütahya ve çevresinde her yıl yaklaşık yüz civarı eseri biz kamuya mâl olmuş yerlere koymamız gerekiyor. Biz bunlarda nereleri yaptık alt geçidimize önemli sanatçılarımızın eserlerini panolara getirmiştik. Şehir giriş kapılarımızı sanatçılarımızın çinileriyle kaplamıştık bu gibi eserleri Kütahya ya dört yıl içinde aşağı yukarı dört yüz eseri kazandırmış olduk.

UNESCO’NUN KÜTAHYA’YA GETİRİLERİ OLACAK

Bunun ekonomik getirisi de tabi yansıyacak özellikle uzak doğuda ki insanların başka ülkelere ziyarete giderken Unesco’ya bakarak gidiyorlar kendilerine onu rehber alıyorlar hangi şehir e gidebiliriz hangi ülkeye gidebiliriz oralarda neler görebiliriz bu anlamda bu eserler çok önemli. Çini ve buna benzer eserlerin satımında da Unesco ya dahil olduğumuzdan dolayı hem rekabet ortamında da iyi bir dereceye gelmiş olacağız hem de satış noktasında eserler üç beş kuruşa satılmayacak hak ettiği değer de satılma şansı olacak”.

BİRAYCAN AYTEKİN

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÜTAHYA haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

İlan Gov Tr


E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 7.3985 7.4118
€ EURO 9.0044 9.0206

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete

sanalbasin.com üyesidir

© Copyright 2020 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca