4. TÜMEN KOMUTANI ŞEHİT KURMAY ALBAY NAZIM (1886 - 1921)


Bu makale 2019-08-19 11:56:37 eklenmiş ve 984 kez görüntülenmiştir.
METİN TÜRKTÜZÜN

 
Kayserili Cemal beyin oğlu Nazım 1886 yılında İstanbul´da doğdu. Harp Okulundan 1907´de mezun oldu, devam ettiği Harp Akademisinden 13 Ağustos 1910´da kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. Almanca biliyordu. 20 Eylül 1907´de teğmen, 1921´de kurmay albay oldu.  Yemen’de ve Makedonya, Romanya, Kafkas Cephesi´nde bulundu. 10 Ocak 1921´de 4´üncü Piyade Tümeni Komutanı olarak tayin edildi. 1911-1912 Trablusgarp Savaşı, 1912-1913 Balkan Savaşı, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, 1919-1922 İstiklal Savaşlarına katıldı.
15 Temmuz 1921´de Yunanlarla yapılan Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde, Kütahya Merkeze bağlı Çavuşçiftliği köyü yakınındaki,  Yumruçal tepe mevkiinde şehit oldu. Mezarı Ankara Devlet mezarlığındadır. Askerlik görevi esnasında birçok madalya ve nişan ile ödüllendirilmiştir. Nazım bey, Halide Edip ve eşi Adnan beyin yakın aile dostuydu. Meclisin açıldığı dönemdeki bunalımlı günlerde birlikteydiler.  
13 Temmuz, sabaha karşı 12. Yunan Tümen’inden bir alay Afyonkarahisar’a girdi. Durum 4. ve 12. Grupların olduğu mevkii de çok kritikti. Çeşitli önlemler alındı. Ayrıca 3. Gruptan, Yarbay Nâzım’ın 4. Tümenini çok acele 4. Gruba yollaması istendi. Ne var ki 3. Grup Komutanı Albay Arif, bu emri 12 saat bekletti, üstelik tümenin 3. Alay’ını da bir gün sonra yolladı. Felakete işte bu sebepsiz savsaklama yol açtı. Gece yarısı yaklaşırken, 4. Grup Komutanı Albay Kemalettin Sami Bey, Nazım beye telefon ederek, yerleşip yerleşmediklerini sordu, O’da yerleştik sayılır, 58. Alay’ım mevziiye girdi. 40. Alay’ım da Yumruçal’da mevziiye girecek, ama bu alay tümenime yeni verildi, eğitim düzeyi düşük, komutanına da güvenemiyorum dedi.  Sabah erkenden o kesime gidip duruma bakacağını söyledi. “Düşman iyice yaklaşmıştı. 
Kemalettin Sami bey, Yunanların onun mevzilerine taarruz edebileceğini belirterek Nazım beyi uyardı. O’da ;  keşke 3. Alay’ım da burada olsaydı dedi, “ama merak etmeyin, tümenim gerekirse kendini feda etmeye hazırdır dedi. Sami beyde ona Allah yardımcın olsun dedi.Nazım Bey emir Subayı Nimet’e sabah yapılacaklarla ilgili gerekli emirleri verdi, sonra karargâh emrinde tuttuğu Yüzbaşı Faruk’a, yarın senin komutanlığında bir müfreze düzenleyip şu 40. Alay’ı takviye etmeliyiz. Sabah sen de bizimle gel, çevreye bir göz atalım dedi.
15 Temmuz Cuma sabahı gün doğarken Yarbay Nazım, Binbaşı Şerafettin, Yüzbaşı Faruk, Emir Subayı Nimet, bazı karargâh subayları atlara binerek, tümen süvari takımıyla birlikte Yumruçal mevzilerinin önüne geldiler. Az ilerde bir tepe daha vardı. Tepede 
 
kimse yoktu. Oysa mevziinin güvenliği için bu tepenin mutlaka tutulmuş olması gerekirdi. Alay komutanının bu zorunlu önlemi aldırmadığı, tembellik edip bugüne ertelediği anlaşılıyordu. Atlardan indiler. Süvari takımı geride beklemekteydi. “Olacak iş değil” dedi Nazım Bey, Düşman bu tepeyi ele geçirirse mevzi nasıl savunulur? Yarım gün daha erken gelebilseydik, bu eksikleri vaktinde görüp düzelttirebilirdik.”
Uzaktan top sesleri geliyordu. Nazım Bey süvari takımına döndü , “takımınla hemen tepeyi tut” dedi, “düşman taarruza geçerse, alaydan birlik gelene kadar burayı ne pahasına olursa olsun savunacaksın, şimdi alaya gidip o tembel… Ancak…, cümlesini tamamlayamadı.
Bir Yunan müfrezesi sabaha karşı o kesime sızmış, gelenleri görünce, toparlanıp yakındaki ağaçlığa saklanmışlardı. Birden bir makineli tüfek ölüm yağdırmaya başladı. Vurulan, biçilmiş başak gibi yere düşüyordu. Her şey birkaç dakika içinde olup bitmişti. Geride bekleyen süvari takımı öfke çığlıkları atarak ormana hücum etti. Nazım Bey göğsünden ve elinden yaralanmıştı. Emir çavuşu Eyüp, hemen komutanını kucağına alıp atına bindi, deli gibi sürdü. Yarbay Nazım’ın bindiği beyaz atı da peşlerine takıldı. Göğsünün sol yanında beliren kan lekesi gittikçe büyüyordu. Eyüp Çavuş bir yandan atını sürüyor, bir yandan da “ne olur dayan kumandanım ” diye yalvarıyordu. “Allah aşkına dayan, sakın ölme kumandanım. Ellerinden öperim, ölme. Kurban olayım dayan.” Eyüp Çavuş kucağında kumandanı ile Tümen karargâhına girdi. Tümenin doktoru ilk tedaviyi yaptı. Ancak durumu ağırdı. Nâzım Bey’i, Eskişehir hastanesine yetiştirmek için, atlı bir cankurtaran arabasıyla Çöğürler istasyonuna götürdüler. Yarbay Nâzım gözlerini hafifçe açtı, Eyüp Çavuş sevinçle “yaşıyor” dedi.  Oysa Nazım Bey’in son anlarıydı.  Bir türlü durmayan kan, göğsünü kuşatan sargıya dağılmıştı. Hafifçe “Tepeyi tuttular değil mi?” Bir subay “evet efendim” dedi gözleri yaşararak, “müsterih olun.” “Arkadaşlar iyi mi?”  Hepsi iyi, çok iyi...” 
Başında diz çökmüş olan Eyüp Çavuş’a baktı. Belki okşamak için sağ elini oynatmaya çalıştı, ancak kıpırdatabildi, son bir çabayla, “asıl siz dayanın çocuğum” diyebildi. Başı yavaşça sağına yaslandı ve öylece kaldı. Eyüp Çavuş ciğerleri parçalanırcasına haykırdı: “Hayıııııır!”
Süvarilerin, hücuma kalkan Yunanlıların elinden kurtarıp kaçırabildiği bazı ağır yaralı karargâh subayları da istasyona getirilmişti. Acele hazırlanan bir trenle Eskişehir’e sevk edildiler.  Nâzım’ın beyaz atı, yine orada, trenin yanında koşmaya başladı. Arazi trenin yanında koşmasını engelleyince, bir süre trenden uzağa düşüyor, yol elverince yeniden Nazım’ın bulunduğu vagonun yanında beliriyordu.  Cephe karargâhına haber ulaşınca herkesi kedere boğdu. İsmet Paşa, Kurmay Başkanı’na “bu kuşak” dedi, “vatanından başka sevgili bilmemiştir.” Gözlerini sildi: “Ankara’ya bildirin.” Mustafa Kemal Paşa Çankaya’daki çalışma odasında ertesi gün Kongre’de yapacağı konuşmayı hazırlıyordu. Salih bey, Mustafa Kemal Paşa’ya, şimdi Fevzi Paşa telefon etti. 4. Tümen karargâh kadrosunun felakete uğradığını ilettiğini söyledi. “Ne demek o diye sordu ?”  “Kurmay başkanı Binbaşı Şerafettin Bey yaralı olarak düşman eline esir düşmüş. Çoğu şehit olmuş efendim. Askerler ancak birkaç yaralı subayı kurtarabilmişler.”  Mustafa Kemal çekinerek sordu:  “Ya Nâzım?” Salih ağlamaya başladı. Mustafa Kemal donup kaldı, sonra zorlukla “gel biraz yürüyelim” dedi, bahçeye çıktılar. Nazım Bey’le birlikte, ağır yaralı olan iki kurmay subay, Yüzbaşı Faruk, Emir Subayı Nimet ve Süvari Takım Komutanı da Eskişehir hastanesine getirilmişlerdi. Halide Edip’in, Nâzım Bey’i o halde görmesini istemeyen başhekim, ancak bir saat sonra vedalaşmasına izin verdi. 
Koridora yatırılmış yaralıların arasından geçtiler. Koridorun sonuna yürüdüler. Son kapının yanında, Nazım’ı getiren birkaç bitkin asker vardı. Çömelip sırtlarını duvara dayamış, bekleşiyorlardı. Biri de Eyüp Çavuş’tu. Halide Edip’i tanırdı. Gözlerinden ip gibi yaşlar inerek ayağa kalkıp selam durdu. Başhekim odanın kapısını açtı. Halide Edip’e yol verdi.
Oda loş ve serindi.  Nâzım Bey’i ayaklı bir sedyeye yatırmış, üzerine büyük bir Türk bayrağı örtmüşlerdi. Halide Edip yavaşça bayrağı kaldırdı. Şehit Nazım Bey kalpağı ve göğsü kapalı üniformasıyla yatıyor, elleri göğsünde huzur içinde uyuyordu. Nâzım’ın elini veda eder gibi okşadıktan sonra bayrağı usulca örttü. Dışarı çıktı.  Beyaz at… O yine oradaydı!
Karşıdaki boş alanda, gözlerini umutla hastaneye dikmiş, bekliyordu. Ne yem yiyor, ne kimseyi yanına yaklaştırıyordu.  Nazım Bey’in cenazesi akşam treniyle Ankara’ya yolcu edildi. Güzel beyaz atı ise bir daha gören olmadı.
Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde 1200 Türk askeri şehit olmuştur. Misak-ı Milli Tablosunda komutanlar arasında Yarbay Nazım beyde vardır. Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Bize bu vatanı canlarını ortaya koyarak bırakan şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Çavuşçiftliği köyündeki Yumruçal tepeye, bu muharebe ve şehitlerimiz anısına bir şehitlik yapılmasının uygun olacağı kanaatindeyim.
* Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler, 184. Basım, Bilgi Yayınevi, Ank., Ekim 2005. ss. 139-186 (bazı yerlerinden alıntı yapılmıştır).
 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 5.7690 5.7794
€ EURO 6.4202 6.4318

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete
© Copyright 2018 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca