RESMİ RAPORLARLA ANADOLUDA YUNAN ZULMÜ TAFSİLATI


Bu makale 2020-08-22 10:02:27 eklenmiş ve 8738 kez görüntülenmiştir.
Ali GÜNHAN

Öncelikle Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını ve şehitlerimizi saygı ile anar, Bu yıl 98. yıl dönümünü kutlayacağımız 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu olsun derim
Bundan 98 yıl evvel Yunanlıların işgal ettiği Anadolu topraklarından çekilirken bir hayli zulüm ve vahşet yapmıştır.  Bu nedenle yapılan bu zulüm ve vahşetleri araştırmak maksadıyla resmi olarak heyetler kurulmuştur. Yerli ve yabancılar tarafından oluşturulan bu heyetler, acı olayları yerinde bizzat görerek ve inceleyerek raporlar hazırlamışlardır. 
Matbuat Genel Müdürlüğü, bu raporlara istinaden “Anadolu’da Yunan Zulmü ve Vahşeti” adı altında birkaç risale şeklinde neşretmiştir. İşte siz okuyucularla paylaştığım raporlar bu risaleden alınmış ve Türkçe okunuşa çevrilerek verilmiştir. 
 
          Anadolu’da Yunanlılar tarafından işgal edilip çeşitli mezalime sahne olan memleketlerimiz batı Anadolu’nun en mamur ve zengin yerlerine tesadüf etmektedir. Mezalime sahne olan bu memleketlerimiz Ankara vilayetinin Haymana Kazasından ve Eskişehir havalisinden başlayarak bir taraftan Marmara denizine diğer taraftan Ak denize kadar uzayıp giden büyük bir arazi sahasında toplanmaktadır. Bu cismi arazi alanı dâhilinde bulunan kasaba ve şehirlerimizin çoğu köyleriyle beraber bugün Yunan Ordusu tarafından yakılmış, tahrip edilmiş, muhtelif suretlerle zulme uğratılmış ve felaket olmuş bir durumdadır. Bu Bahtsız yerlerdeki zayiatı ve felaketi hakkında bir fikir sahibi olmak için, zikredilen işbu bu arazi sahası üzerinde bulunan on iki Mutasarrıflıktan istisnasız hepsinin zayiatı ve tahribata maruz kaldığı ve bu duçarı felaket ve tahribat olan yerlerimizin yüzey ölçüsünün toplamı [135] bin kilo metreden fazla olduğunu söylemek kâfidir. Zulme maruz kalan müstakil ve gayri müstakil 12 Vilayetlerin isimleri şunlardır: {1- Bursa Vilayetinin Bursa sancağı; 2- İzmir Vilayetinin İzmir sancağı; 3- Eskişehir, 4- Afyonkarahisar, 5- Kütahya, 6- Manisa, 7- Aydın, 8- Denizli, 9- Balıkesir, 10- Bilecik, 11- İzmit, 12- Biga Mutasarrıflıkları}
          Bu Mutasarrıflıklardan altısının Merkez Vilayetleri olan Kasabalar yani Afyonkarahisar ve Eskişehir kasabalarının en mühim kısmının yakıldığı ve tahrip edildiği gibi Manisa, Aydın, Bilecik kasabaları tamamen ve İzmir şehrinin en zengin ve sağlam kısımları Yunanlılar ve Ermeniler tarafından yakılmış ve tahrip edilmiştir. Bunlardan başka yukarıda zikredilen 12 Vilayet dâhilinde, her biri birer kaza merkezi olan ve Yunanlılar tarafından yakılan ve tahrip edilen nahiyelerin toplamı [20]yi bulmaktadır. Ve her biri Anadolu’nun mamur ve şirin birer kaza merkezi iken bugün üzerinde baykuşlar öten birer yangın harabesinden başka bir şey olmayan bu kasabaların isimleri de aşağıdadır:
       
*Eskişehir Vilayeti Dâhilinde: 1-Sivrihisar, 2- Mihalıççık; 
*Kütahya Vilayeti Dâhilinde: 3- Uşak, 4- Gedûs, 5- Emet; 
*Afyonkarahisar Vilayeti dâhilinde bulunan: 6- Çivril; 
*Manisa Vilayeti dâhilinde bulunan: 7- Turgutlu, 8- Alaşehir, 9- Salihli, 10- Eşme;    
*Denizli Mutasarrıflığı dâhilinde bulunan: 11- Buldan; 
*Aydın Mutasarrıflığı dâhilinde bulunan: 12- Nazilli, 13- Söke, 14- Çine; 
*İzmir Vilayeti dâhilinde bulunan: 15- Nif; 
*Bursa Vilayeti dâhilinde bulunan: 16- Karacabey;  
*Balıkesir Vilayeti dâhilinde bulunan: 17- Bandırma; 
*Bilecik Mutasarrıflığına tabi bulunan: 18- Söğüt, 19- Arnik, 20- Yenişehir kasabaları.[Numaralandırma, asıl nüshada verildiği şekliyle aynen verilmiştir]}  
         Bunlardan bazılarını Yunanlılar tamamen yakmaya muvaffak olamamışlarsa da, bir takımını ezcümle Manisa, Turgutlu, Alaşehir, Salihli, Karacabey, Söğüt, Arnik, taş üzerinde taş kalmamak şartıyla baştanbaşa yakmış ve tahrip etmiş olduklarından bugün bu bahtsız kasabalar kül ve taş yığınlarıyla dolu bir harabe den başka bir şey değildir. Bu yanan kasaba ve şehirlerimize adet’leri bin’i bulan köylerimizi de ilave edersek tahribatın azameti hakkında bir fikir hâsıl edilmiş olur.
ZAYİAT VE TAHRİBAT MİKTARI
          Yunan zulmünden meydana gelen zayiatın en fazla öneme haiz olan Türk nüfusunun maruz kaldığı zayiattır. Zulme maruz kalan yukarıda zikredilen yerler dâhilinde mütarekeden evvel üç milyona yakın Türk ve Müslüman nüfusu mevcut idi. Bugün bu miktar maalesef iki buçuk milyonu bile bulmamaktadır. İki rakam arasındaki bu yarım milyonluk nüfus farkı Yunan istilası yüzünden Türk halkının gerek göç, gerek esir ve ölüm gibi sebepler altında taarruz kaldığı elim zayiattan ileri gelmektedir. Bugün bu havalide müşahede edilen şu büyük nüfus boşluğunun mühim bir miktarı göç edenlerle Yunanlılar tarafından sivil esir adı altında cebren götürülenlere ait  isede, geri kalanı yani Yunan faciasına kurban giden sivil halkının miktarı [1000]’i bulmakta olup bunlar ya köy ve kasabalarında şehit edilmek suretiyle Yunanlılar tarafından imha edilmiş yahut erzak ve malları Yunanlılar tarafından zapt ve gasp edildiği cihetle açlıktan,  sefaletten ölüp gitmişlerdir. Bugün hala bu muhtaç bir halde ölüme maruz kalan halkın yekûnu de bu miktardan aşağı değildir.
          Servet zayiatına gelince: buda nüfus zayiatı kadar müthiş ve elimdir. Yunan ordusunun tahrip ettiği binalar resmi ve hususi bedelleri ile yaktığı harmanlar ve zahireler, yağma ettiği muhtelif eşyalar ve askerlerinin halkı soyarak gasp ettikleri paralar ve sürüp götürdüğü her nevi hayvanat yekûnunun meydana getirdiği Milli servetin zayiatı asgari bir hesapla[1,5] milyar lirayı bulmaktadır. Maliye vekili Hasan Bey’in mecliste beyanatında söylediği gibi yalnız İzmir şehrindeki umumi zayiatı [300] milyon altın’ı tecavüz etmektedir. [Numara: 1] zayiatımız hakkında Yabancılardan mürekkep bir tahkik heyetinin müşahedatı da şayanı mütalaadır. [Numara: 2]  her Vilayetin ayrı ayrı mezalimine ait tafsilata müteakip sahifelerde sırasıyla yazılmıştır.
 
ZAYİATIMIZ HAKKINDA İSMET 
PAŞA’NIN BEYANATI
          İsmet Paşanın İzmir’de Vakit Gazetesi yazarıyla yaptığı mülakatın genel zayiatımız hakkındaki kısımları aşağıdadır:
          Bu yangın düşmanlarımız tarafından asıl içeride bütün Türk ve Müslüman Anadolu’yu yakıp kavuran yangınları unutturmak, onların faciasını saklamak için yapılmıştır.
          -Yunan ordusunun Anadolu dâhilinde yaptığı tahribat [1,500,000,000] Türk Lirasıdır. Yunanlılar Anadolu’da [280,000] ev yakmıştır.
          Yakılan şehirler ile köyler hakkında ciddi bir tetkik icra edildiği zaman belki de bu miktardan fazla görülecektir. Şehirlerde evlerin ortalama fiyatı yer yer muhteliftir ve köylerdekinden fazladır. Fakat köyler için zirai aletleriyle beraber üst üste her ev [1,000] Lira kıymetindedir. Şu halde bir ev layıkıyla [1,000] bin lira olduğuna göre yanan evlerin asgari fiyatı ile kıymeti [300.000.000,] Liradır. Lakin Yunanlıların yaktıkları şey, yalnız bunlardan ibaret değildir. Ellerinin yetiştiği her yerde köylülerin harmanları da yakılmıştır. Bunların yaklaşık tutacağı yekûn de ayrıca hesaba dâhil edilmelidir. Yangından başka Yunan askerlerinin soygunculuk şeklinde yaptığı tahribatta müthiştir. Yunan askerleri yakmadıkları yahut yakamadıkları köyleri ve şehirleri de soyup soğana çevirmiştir. Yunan ordusunun bir askeri başına hiç olmazsa [1,000] lira soygunculuk yapmıştır. Yunan ordusunun toplamı [200,000] nefer olduğu farz edildiğine göre bunların gasp ettiği serveti Milliye [200.000.000] lira demektir. Sonra işgal sahası dâhilinde olan her yerde koyun, keçi, sığır namına ne bulmuşlar ise alıp götürmüşlerdir. Kezalik ne kadar at ve deve bulmuşlar ise bunlar tekâlifi harbiye suretiyle vaziyet etmişler ve mukabilinde sahiplerine on para vermemişlerdir. 
          Bunların yekûnu da milyonlara baliğdir. Bunlardan başka işgale devam ettiği müddetçe Yunan Hükümeti resmen Memleketi ve halkına en ağır teklifi harbiye bırakmıştır. Nihayet Türk nakit evrakı cebren toplanarak diğerinden yüzde altmış, yetmiş noksanı ile Paraya çevrilmiştir. Bu suretle de Milli servetimiz den milyonlar gasp olunmuştur. Bunlar benim hatırlayabildiklerimdir. Kim bilir bundan sonra yapılacak tetkikat daha ne gibi zararlar meydana çıkaracaktır. Hele nüfusça ve ırz namusça olan zararlarımızın takdiri bile kabil değildir. Fakat bütün bu zararlarımızı Yunanlıların yanında bırakmayacağız. Bunların santimine kadar tazminini isteyeceğiz.}
 
          Paşa biraz oturduktan sonra kaldı, eski yerine oturdu ve uzaktan hala zaman zaman parlamalarla infilaklar yapan yangın sahasına bakarak daima hazin ses ile: “-Geçtiğimiz yerlerde harabeler gördük. Zaferin neşesini duyamadık. Aman İzmir’e olsun Sağlam girelim, elem duymayalım, dedik. Ne çare kader olmadı!” dedi.
 
RİSALE OLARAK YAYINLANAN RAPORUN KAPAK YAZISI
Anadolu’da Yunan Zulmü ve Vahşeti
İkinci Kısım: Anadolu’da Yunan
Faciasının Tafsilatı
—————————————-
Matbuat Genel Müdürlüğünce
Resmi Vesikalara Dayanarak Kaleme Alınmış
Batı Anadolu’daki Son Yunan
Faciasına Ait Risaledir
———————————————-
Ankara: Matbuat ve İstihbarat Matbaası
1338 (1922)
 
ANADOLU’DA MEZALİM YUNAN FACİASININ (GENEL) TAFSİLATI
Batı Anadolu’da Yunan Mezaliminin Vuku
Bulduğu Sancaklarımız.
——-<<<<<**>>>>>——
 
 
 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

İlan Gov Tr


E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 8.0285 8.0429
€ EURO 9.4924 9.5095

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete

sanalbasin.com üyesidir

© Copyright 2020 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca