GİTMEK GÜZELDİR


Bu makale 2018-08-16 16:11:09 eklenmiş ve 1828 kez görüntülenmiştir.
NESRİN CEBECİ

Şimdiye dek benim için " bir yerde olmak" fikri tek başına önemli olmadı. Hep yolun, yolculuğun içinde olmak, o akışa kapılmak heyecanlandırdı beni. Nereye gittiğim değil, gözlerimi kapatıp oku takip etmeye çalışmak haz verdi bana. Hangi ulaşım aracını kullandığım değil, bulutlarla akraba olmak, gece karanlığında uzaktan gelen far  ışıklarını saymak ya da  penceresinden baktığımızda hızına yetişemediğimiz, geçmişi ve geleceği bize ayaküstü anlatır gibi kulaklarda çınlayan raylar mutlu etti beni. 
 
 Yollarda olduğumda; yeni tanıştığım tüm şehirlerde, seyahat boyunca yanımda olan kişiler, merdivenlerine çöküp fotoğraf çektirdiğim o ev, belki başka zaman kapısından bile geçmeyeceğim dandik bir dükkandan aldığım dondurma, çimlerine uzandığım park, çok yürüyeceğim için aldığım o spor ayakkabımın, yolların hakkını vererek parçalanması, otele en yakın köşede keşfettiğim kafede içilen o sabah kahvesi... hep o anlar önemli oldu benim için. Anladım ki, bir şehre ilk geldiğimde yüreğimi kuş gibi çırptıran, o şehre vermiş olduğum tatlı selam değil, veda edene dek geçireceğim henüz habersiz olduğum zamanmış.
 
 Bir yerde okumuştum; bitmesini istemediğimiz anlar için yapılması gereken "anda kalmak"kuralları varmış: 
 
-gözlerimizi kapatıp gördüğümüz görüntüyü zihnimizde canlandırmak
 
-o anın hissettirdiği duyguyu kendimize tekrarlamak
 
-bulunduğumuz ortamın kokusunu içimize çekmek ve gözlerimizi açıp akışa katılmak..
 
Bu tekrarları zaman zaman bilinçsiz olarak yapmışım ki, eski bir fotoğrafımı gördüğümde ya da hatırlamak istediğimde geçmişimdeki bazı görüntüleri ve bana hissettirdiklerini zihnimde yaşıyorum. 
 
  Size de oluyor mu bilmiyorum ama yolculuk, seyahat bana yanındakiyle yakınlaşmayı anımsatıyor, birbirini daha çok keşfetmeyi. Öğrenmeye gark ediyor beni ve yaşamak için yeni amaçlar bulmaya. Her hangi bir kafede oturup bir fincan kahve içerken üst kattan gelen müziğin ne olduğunu merak etmeye itiyor ve o evde yaşayan insanların günlük rutinini tahmin etmeye! Kahvaltıdan sonra ne yaparlar acaba? Bisikletine atlayıp kağıt torbalarına aldıklarını yükleyip evlerinde arkadaşlarını mı ağırlarlar? Günün ikinci içeceğini hangi kitap eşliğinde içerler? Nasıl bir hayatları var? diye düşünmeye...
 
   Son okuduğum kitapta 'yolculuk nedir?' diye sormuş yazar; 
 
"Sadece yol mudur? Şehir ve ülke görmek midir? Bulunduğu yeri değiştirmek midir? Deniz görmek, orman görmek midir? 
 
Yolculuk biraz görünüşünü değiştirmek, biraz katı fikirlerini değiştirmektir. Kendisine yapışmış tüm kötü deriyi yol ortasında terk etmektir. Yolculuk gezdiğin zaman üstüne yapışan o kirli gömleği atmaktır. Karanlık havayı, aydınlığa çevirmektir." diye cevap vermiş. 
 
   Bense başka sokakların köşesinden döndüğümde, parklarının topraklarına bastığımda, aynı iklimi kendi şehrimden başka bir yerde yaşadığımda, yeni tanıştığım kafaların bakış açılarını sindirmeye çalıştığımda besleniyorum, büyüyorum sanki. Takvimden yaprakları koparmak anlam kazanıyor benim için. Gitmek her seferinde daha da güzelleşiyor. 
 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 5.7726 5.7830
€ EURO 6.4503 6.4619

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete
© Copyright 2018 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca