Asayiş

Lenfödem

 

Lenfödem

Lenfatik sistemdeki bozukluktan dolayı hücreler arası sıvıda meydana gelen artış, LENFÖDEM olarak tanımlanır. Hangi nedenle olursa olsun lenfatik sistem, düzgün bir şekilde çalışmıyorsa veya damarlar uygun bir şekilde sıvıyı drene edemiyorsa, dokular içinde sıvı birikebilir. Biriken sıvı miktarı, lenfatik sistemin taşıma kapasitesinden büyükse lenfödem meydana gelir.

Bu haber 2021-04-18 16:03:23 eklenmiş ve 34 kez görüntülenmiştir.

 

Lenfödem hakkında sorularımızı yanıtlayan ve hastalıkla ilgili ayrıntılı bilgi aldığımız Özel PARKHAYAT Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünden Uzm. Dr. Levent  ERHAN, hastalıkla ilgili şunları söyledi:

Lenf sistemi; lenf damarları, lenf nodülleri, bademcik ve dalak gibi lenfatik organlardan oluşmaktadır ve bağışıklık sisteminin önemli bir ögesidir. Lenf sisteminin en önemli görevi, doku sıvısı ve içinde bulunan protein, su, hücre, yağ gibi maddelerin venöz yani toplardamar sistemine drenajını yapmak ve taşınmasını sağlamaktır. Lenf sistemi yeterince çalışamazsa, taşımakla yükümlü olduğu maddeleri taşıyamaz ve bu maddeler dolaşıma katılamaz. Bu duruma bağlı olarak, hastada şişlik oluşarak LENFÖDEM gelişmektedir. Lenfödem, hastalarda doğuştan veya herhangi bir dış faktöre bağlı olarak gelişmektedir. Lenfödeme sebep olan başlıca dış faktörler arasında; hastaya radyoterapi yapılmış olması, özellikle lenf bezlerinin alınması gibi, cerrahi bir operasyon geçirilmiş olması ve lenf sistemine zarar veren travmalara maruz kalınması yer almaktadır.

Lenfödem, doğuştan veya dış faktörlere bağlı olarak gelişebilir.

Kol, bacak veya gövdede şişlik, sıkılık, ağırlık hissi, gerginlik, doluluk hissi, sertlik, karıncalanma, saat, yüzük ve bilezik gibi aksesuarların sıkması ve daha önce yapılan hareketlerde zorlanma gibi belirtilerle ortaya çıkan lenfödem tedavisinde geç kalmamak büyük önem taşır. Kronik bir rahatsızlık olan lenfödem, zamanında ve etkin bir şekilde tedavi edilmezse ilerleyebilir. Erken fark edilip, tedaviye erken başlanan lenfödem vakalarında, başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

TEDAVİ

Lenfödem kronik bir hastalıktır. Hastalık tamamen ortadan kaldırılmayabilir. Fakat yapılan tedavi,  ödemi büyük oranda indirmekte ve bası giysisi ile bu iniş hali devam ettirilmektedir. Yine hasta eğitilerek, ödemi tetikleyici faktörden uzak durması sağlanmakta ve bu şekilde ödemin yeniden oluşmasının önüne geçilmektedir.

Lenfödem tedavi edilmezse ilerleyici bir hastalıktır. Tedavi edilmeyen lenfödem,  ileri dönemlerde ödemin yanı sıra cilt değişiklikleri ,yaralar, deriden dışarıya sıvı sızması gibi çok daha ağır tabloya dönüşmektedir. Bu nedenle lenfödemin kontrol altına alınması çok önemli ve başarılı bir sonuçtur.

Lenfödemin takip ve tedavisiyle ilgili bilgi aldığımız Özel PARKHAYAT Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünden Fizyoterapist Merve İNAK,  Manuel Lenf Drenajı tedavisi hakkında şu bilgileri verdi:

Lenfödem tedavisinde günümüzde en geçerli yöntem; Manuel Lenf Drenajı (MLD) / Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi yöntemidir. 4 ana komponentten oluşmaktadır.

1.Manuel Lenf Drenajı: Drenaj yolları takip edilerek el ile yapılan boşaltım işlemidir.Fazla sıvının hasta lenf damarlarından sağlam lenf damarlarına doğru akışı ve kan dolaşımına tekrar geri dönüşü sağlanır.

2. Cilt Bakımı: Lenfödemli hastalarda zamanla meydana gelen cilt değişikliklerini önlemek ve tedavi etmek için yapılan cilt bakımıdır.

3. Kompresyon: MLD ile gönderilen sıvının geri dönüşünü engellemek ve fazla olan sıvının sağlıklı lenf damarları tarafından emilimini arttırmak amacı ile yapılan basınç uygulamasıdır.

4. Özel Egzersizler: Kompresyon içinde yapılan ve lenfödemli hastalara özgü boşaltıcı egzersizlerden oluşan bölümdür.

2 fazlı bir tedavidir;

Faz 1: Boşaltma Fazı (günlük tedavi, kompresyon bandajla sağlanır.)

Faz 2: Koruma Fazı (haftada 2-3 gün tedavi, kompresyon çorapla sağlanır.)

Lenfödem gelişmesini önlemek için bunlara dikkat!

Lenfödem hastalarının hassas olan bölgeye zarar vermemek ve dolaşımda olumsuz bir durumu sebep olmamak adına dikkat etmesi gereken bazı durumlar vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

•Travma ve yaralanmalardan kaçınılmalıdır.

•Kolda lenfödem olması durumunda bu koldan kan alınmaması, tansiyon ölçülmemesi, ilaç uygulanmaması, akupunktur yapılmamasına özen gösterilmelidir.

•Bacakta lenfödem olması durumunda bu bacağa enjeksiyon ve iğne yaptırılmamalıdır.

•Lenfödemli kolla ağırlık kaldırmaktan kaçınılmalıdır.

•Dikiş dikerken, ütü yaparken, fırın kapağı açarken ya da herhangi bir yaralanmaya neden olabilecek işlerle (bahçe işi, tamirat vb.) uğraşırken mutlaka koruyucu önlemler alınmalıdır.

•Lenfödemli kolla fırçalama, itme, çekme, silme gücü gerektiren hareketleri yapmaktan kaçınılmalıdır.

•Lenfödemli bölge; böcek ısırıkları, kesikler, spor yaralanmaları gibi çarpma ve travmalardan korunmalıdır.

•Bacakta lenfödem varsa uzun süre ayakta kalınmamalı ve çıplak ayakla dolaşılmamalıdır.

•Enfeksiyon riskini taşıyan durumların azaltılması adına; mümkünse manikür yaptırılmamalı, yaptırılacaksa da tırnak etleri kestirilmemeli, geri ittirilmelidir. İstenmeyen tüylerin alınmasında elektrikli tıraş makinesi kullanılmalıdır.  Lenfödemli bölgede bir kesi olduğunda sabun ve suyla yıkanmalıdır.

•Cilt daima temiz tutulmalı ve tahriş edici ürünlerden uzak durulmalıdır.

•Banyo sonrasında ve gün içinde nemlendirici kullanılmalıdır. Cilt nemlendiricisi alırken alerji riski yüksek kozmetik ürünlerden uzak durulmalıdır.

•Cilt güneş ışınlarından ve yanıklarında korunmalıdır. Uzun süre çıplak kolla güneşte kalınmamalıdır.

•Duşta sıcak su kullanılmamalı, keselenmekten ve liflemeden kaçınılmalıdır.

•Sıcaktan uzak durulmalı, sauna ve hamam kesinlikle kullanılmamalıdır.

•Aşırı zorlayıcı aktivitelerden uzak durulmalıdır. Yürüyüş, yüzme, su içi egzersizler, bisiklet (dirençsiz), kişiye özel planlanmış yoga ve pilates yapılabilir. Ancak egzersiz yapmak için mutlaka fizyoterapiste danışılmalıdır.

•Tatil için çok sıcak ve tropikal bölgeleri tercih edilmemelidir. Uçak seyahatlerinde ve uzun süren araba ya da tren yolculuklarında fizyoterapiste danışarak kompresyon giysisi giyilmelidir.

•Etek, iç çamaşırı, pantolon, kemer gibi giysilerin cildi kesmemesine ve sıkı olmamasına özen gösterilmelidir. Omuza baskı yapmayan, geniş askılı iç çamaşırı kullanılmalıdır.

•Kızarıklık, ateş, şişlik, ısı artışı gibi enfeksiyon belirtilerine karşı dikkatli olunmalı ve böyle belirtiler olduğunda doktora başvurulmalıdır.

Lenfödem riski altındaki bölge, ayda bir kez mutlaka ölçülmelidir. Anlamlı bir değişiklik olması durumunda fizyoterapiste mutlaka haber verilmelidir.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu