FUAT PAŞA VE BÜSTÜ


Bu makale 2021-01-07 13:27:45 eklenmiş ve 15961 kez görüntülenmiştir.
Ali GÜNHAN

                Kütahya’da Fuat Paşa denince iki muhteşem eser akla gelir. Bu iki eserden biri Eski Hükümet Konağı yani Şimdiki Adliye Sarayı binası, diğeri ise Yeşil Camii’dir. Fuat Paşanın Kütahya’ya kazandırdığı diğer eserlerden en güzide olanları olan bu iki eser, yapıldığından günümüze kadar geçen zaman içerisinde Kütahya’nın muhteşem, iki Sembolik mimari eseri olmuştur. Halen İlimize gelen ziyaretçilerin önemli uğrak yerlerindendir. Ayrıca görselleriyle de içerde ve dışarda Kütahya’nın adından sıkça söz ettirmektedir. Halende az emsalli olan bu eserler yine hayranlıkla ziyaret edilmektedir.

Ahmet Fuat Paşa, 1893-1908 yılları arasında Kütahya Mutasarrıflığı yapmış ve görevi esnasında Kütahya’ya önemli eserler kazandırmıştır. Kütahyalıda bir vefa borcu olarak 1961 de Paşa’nın bir büstünü yaptırmıştır. Bu nedenle,  Söz konusu büstün yapılması ve törenle açılışı ile ilgili zamanın basınında çıkan haberlerden ve Paşa’nın hayatı ile Kütahya’ya Yapmış Olduğu hizmetleri Maddeler halinde aktararak paylaşıyorum.

Ruhu şad olsun.

 

 

FUAT PAŞA VE BÜSTÜ İLE İLGİLİ ZAMANIN BASININDAN HABER VE BİLGİLER

Fuat Paşa’nın büstünün yapılması nedeniyle, Paşa ile ilgili bilgilerin daha geniş, net ve sahih olması bakımından zamanın Valisi Ertuğrul Süer, Zamanın Ünlü Gazetecilerinden Cumhuriyet yazarı Burhan Felek’e bir mektup yazar. Sayın Felek bu mektup üzerine, Cumhuriyet Gazetesinin 04.01.1961 gün ve 13085 sayılı nüshasında (hadiseler arasında Felek) sütununda şunları yazmıştır.

 

BURHAN FELEK’İN YAZISI

Kütahya Valisi Sayın Ertuğrul Süer den bir mektup aldım: 1893 - 1908 Yılları arasında Kütahya’ya Giritli Ahmet Fuat Paşa isminde bir vali gelmiş, valiliği sırasında Kütahya’da bir Hükümet Konağı, idadi mektebi binası, Yeşil Cami, Şehir içindeki dere rıhtımları, mesire yerleri gibi eserler bırakmış. Yani şehri imar etmiş.

Kütahyalılar bu iyi Valinin hizmetine “Nişane-i Takdir” olarak bir Büstünü yaptırmışlar, yeri de hazırmış. Ancak bu Giritli Ahmet Fuat Paşa’nın hayat tercümesini, halen sağ bulunan torunları ve akrabaları var mıdır? Bunları benden soruyor. Gene Vali Bey’in verdiği malumata göre, Ahmet Fuat Paşa’nın Giritli Sırrı Paşa ve Ayandan Nuri Bey isminde iki biraderi varmış. Ben Nuri Beyi bilirim. Merhum Celal Nuri, Sedat Nuri ve Suphi Nuri beyler oğulları idi.

Şimdi bu izahata göre bana Ahmet Fuat Paşa hakkında tanıyanlar veya akrabasının hemen malumat vermelerini rica ederim. Ahmet Fuat Paşa’nın Büstü dikilirken hal tercümesini bilmemek ve torunlarını büstün açılış törenine çağırmamak abes olur diyen Vali Beye hak vermemek mümkün değildir. Bizde şahıslara ait malumat toplayan salnameler olmadığından böylece bir aleni anket yapmaya mecburiyet hâsıl oldu.

Cevapların kısa, okunaklı ve bilhassa mevsuk olmasını rica ederim.

                                                               BURHAN FELEK

 

BURHAN FELEK’E YAZILAN VAGAZETEDE ÇIKAN YAZI

[Fuat Paşanın Akrabası]

                Muhterem Beyefendi

                Dünkü Cumhuriyette Kütahya Mutasarrıfı esbakı merhum Ahmet Fuat hakkındaki fıkranız mansuru azizi olunca çocukluğumun son yıllarına ait bazı hayaller gözlerimin önünde canlandı.

                Validem cihetinden nisbetim bulunana merhum masnevi şarihi  “Cezair’i Bahri Sefid Valisi” Abidin Paşa’nın damadı olan Ayandan ve esbak Erzurum, Musul Valisi Merhum Nuri Bey’in büyük münşiişehir merhum Giridi Sırrı Paşa’nın küçük biraderi Ahmet Fuat Paşa’nın hiç evladı yoktu. Paşa, takriben 1915 yılında Yeniköy’deki yalısında rıhlet [vefat] eyledi. Haremi ise kendisinden evvel vefat etmişti. Beyaz boyalı olan bu yalı ahşap olup halen mevcuttur. Ve şehzade Bürhaneddin Efendi yalısının yanı başında Tarabya cihetindedir. Üç yalı ilerisinde de yine şimdi mevcut olan Nuri Bey merhuma ait yalı bugün bir kulüp olarak kullanılmaktadır. 

                Çocukluğumda Fuat Paşa ile Nuri Bey’in birbirlerini ziyaretlerinde birkaç defa yakınlarında bulundum. O zamanlar merhum paşa, biraz beli bükülmüş, aksakallı, nurani yüzlü pirifâni idi. Rumeli Hisarı kabristanında metfundur. Biraderi Nuri Bey ve onun haremi (Abidin paşa kerimesi) Nafise Hanım ve oğlu Celal Nuri Bey ve galiba diğer iki oğlu Suphi ve Sedat Beyler o cayı uhrevide ebedi uykularına dalmışlardır. Ancak bu son üç zatın çocukları kendi baba amcaları olan Ahmet Fuat Paşa hakkında belki fazla malumat verebilirler. Merhumların cümlesini rahmetle yâd ederken bu yâda vesile olduğunuzdan dolayı zatıâlinize teşekkür eder, sıhhat ve afiyetle tulu ömür niyaz ederim; muhterem efendim.                      İstanbul, Kurtuluş 05.01.1961

                                                               Dr. Bahri Vedat Alpman (Matematik doktoru)

                                                               Kurtuluş Tramvay Caddesi No.173/4 İSTANBUL

 

BÜSTÜN AÇILIŞTÖRENİ İLE İLGİLİ HABERLER

                Törende ilk konuşmayı Kütahya Atatürk Heykeli ve Anıtları Yaşatma Derneği Başkanı Avukat Sayın Zeki Özker, ikinci konuşmayı Kütahya Valisi Sayın Ertuğrul Süer ve en son olarak merhum Fuat Paşa’nın Akrabası Rasih Nuri İleri Bey konuşmuştur.

                Burada son konuşmayı yer verdim. Çünkü ilk iki konuşmacının konuşmalarının uzun olması, son konuşmacının konuşması ise hem kısa hem de Paşanın Hayatı ile ilgili önemli bilgi içermesi nedeniyledir.

---------

FUAT PAŞANIN BÜSTÜ TÖRENLE AÇILDI

Paşa’nın Yakın Akrabalarından Bazıları da Büstün Açılış

Töreninde Hazır Bulundular

---------------------

Kendi Eseri Olan Yeşil Cami de İkindi Namazını Müteakip,

Paşa’nın Ruhuna Mevlidi Şerif Okundu

1893 – 1808 Yılları arasında Kütahya’mız Mutasarrıflığında vazife görmüş ve bu müddet içinde şehrin imar ve kalkınması hususunda birçok eserler vücuda getirmiş olan Ahmet Fuat Paşa’nın,  Kütahyalıların kalplerinde altmış sekiz Seneden beri eksilmeyip, artan hürmet ve sevginin  ebedileşmesini temennien 20.05.1961 Cumartesi günü, dikilen büstün açılış töreni Kütahya ve Kütahyalının asalet ve kadirşinaslığının tam bir tezahürü olmuştur.

Paşa’nın adı verilmiş olan caddedeki Özel idare bahçesinin en güzel yerinde hazırlanan kaideye konan büstün açılış merasiminde yapılan törende,  katılan Fuat Paşa’nın akrabası ve sayısız Kütahyalı bulunmuştur.  [Kütahya Vilayet Gazetesi, 23 Mayıs 1961 Salı, Sayı: 4387]

--------------------

Son Konuşmacı Rasih Nuri İleri’nin Konuşması

[Fuat Paşa’nın Akrabası]

                Kıymetli Vali, Sayın Kütahyalılar:

                Büyük amcam merhum Ahmet Fuat Paşa’nın büstünün açılış töreninde söz alırken önce Sayın Valiye, derneğinize ve kadirşinas Kütahyalılara teşekkürlerimi arz ederim.

Ahmet Fuat Paşa, Girit Adası’nın zaptına iştirak ettikten sonra aile halkını getirerek adaya yerleşmiş olan Anadolu Sipahilerinin torunlarındandır. Babası Salih Ağa önce zengin bir kadınla evlenmiş, Mehmet isminde bir oğlu olmuş ve eşi ölmüştür. Bilahare Nüveyre isminde, okumuş, kültürlü bir kızla evlenmiş ve bir kız ile Fuat, Sırrı, Nuri ve Cemil adlarında dört oğlu doğmuştur. Cemil küçük yaşta ölmüş ve Salih Ağa ve Nüveyre Hanımda vefat edince anası gibi okumuş ve kültürlü olan ablaları bu dört kardeşlerini büyütüp okutmuştur. Böylece onlara tam bir kültür ve ahlak vererek yetiştirmiştir. Adını bilemediğimiz bu Türk kızı böylece memlekete üç kültürlü Vali yetiştirmiştir. Bunlardan Fuat Paşa’yı sizler, Kütahyalı olarak benden çok daha iyi bilirsiniz. Onun eserlerini ben Kütahya’ya gelince sizlerden öğrendim. Ancak bu kısa devre içinde size onun bilmediğiniz bir tarafını açıklamak isterim. Yukarıda söylediğim gibi üç kardeşin yetişmesinde ablalarının rolü vardır. Üç kardeşte ablalarını her şeyden çok sever, onun hatırasına çok hürmet ederlermiş.

Sayın Kütahyalılar:

Bu üç kardeş her gittikleri yerde önce okul açmışlar böylece öğretime, kültüre büyük hizmetlerde bulunmuşlardır.  Bu eserleri üç öksüz, fakir çocuğu yetiştiren emsalsiz, kültürlü bir Türk kızına şükran borçluyuz. Anamız, eşimiz, kardeşimiz olan kadın ne kadar aydın ne kadar kültürlü ve ileri görüşlü olursa o kadar çok ileri ve kazançlı olur. Bir memleketin seviyesi o memleketin durumu kadının kültür seviyesiyle ölçülür.

Böyle bir günde Fuat Paşa’yı sizden ayıran bir avuç mütegallibe ve softalardan söz açmak istemiyorum. Ancak onlara Paşa’nın ölmez eserlerine işaretle cevap vermek istiyorum. Kültürlü bir anadan doğmuş, Kültürlü bir ablanın yetiştirdiği Fuat Paşa’nın eserleri ve onu bu eserlerinden ayıran cahil softaları kadirşinas genç Kütahyalılar onun hatırasını tazizen [hürmet] yarım asır sonra onun büstünü dikmekle hangi taraftan olduklarını göstermişlerdir.

Şüphesiz cehalet ve taassuba karşı olan mücadelenizi sonuna kadar götüreceğinize inanarak daha güzel eserler yaratacaksınız.

Kadın ve kültür işleri bir cemiyetin iki esaslı temelidir. Bu büstü açarken Fuat Paşa’nın ismini ablasının ismiyle beraber anmanın Paşa’nın ruhunu şad edecek en yerinde bir hareket olacağından eminim. Bütün Kütahyalıların kadirşinaslılığına tam bir misal olan bu büst paşanın ruhunu şad edecektir. Sağ olun, var olun aziz Kütahyalılar.

 

Bundan sonra Sayın Rasih Nuri İleri, büyük amcası Fuat Paşa’nın (Büstün) etrafını sayısız çelenklerin süslediği büstünü açmış, Paşa’nın hatırasına tazizen yapılan saygı duruşu ile tören sona ermiştir.

 

AHMET FUAT PAŞANIN ESERLERİ

                1- Ulu Camii Tamiri:

                M.1890 [R.1306] senesinde yapılmaya başlanmış ve M.1893 [R.1309] senesinin sonlarında tamamlanmıştır. Şehrimizin bu tarihi ve güzel Caminin şimdiki hali Kütahya mutasarrıflarından Ahmet  Hamdi Paşa [1890-1892] zamanında ve memleket eşrafından hayırsever Karaağa zade Hacı Yusuf Ağa ile Doğlarlı Hacı Ahmet Beyler delaletiyle ve halkın yardımlarıyla yeniden inşasına başlanmış ve  mutasarrıf Celal Paşa [1892-1893] ile Ahmet Fuat paşa [1893-1908] zamanında bitirilmiştir.

                Ahmet Fuat Paşa, Kütahya’ya mutasarrıf olarak geldiği zaman Caminin yapı işleri bitmiş sıvası ile iç kısmının yazı, nakış, tezyin işleri kalmıştı. Halen hayranlıkla seyretmekte olduğumuz bu muhteşem eserin iç tezyinatı ve o şaheser yazıları Kütahyalı Hattat Tekirdağlı oğlu Halil Efendi tarafından meydana getirilmiştir. O günleri yaşayanlar Ahmet Fuat Paşa’nın elinde bastonu olduğu halde Caminin içinde, dışında çalışan işçilerin başında bulunduğunu, tezyin işleriyle yakından ilgilendiğini söylemişlerdir.

                2- Kütahya İstasyonunun Kurulması, Trenin Kütahya’ya gelmesi:

                Alman Şirketi tarafından yapılmakta olan İstanbul - Konya (Anadolu-Bağdat) demir yolu Eskişehir’den Kütahya’ya yaklaştığı sıralarda Fuat Paşa trenin doğrudan Alayunt’a uğramadan Şehre uğratılması için canla başla çalışmış ise de muvaffak olamamıştır. Fakat Alayunt’tan Kütahya’ya uğramadan Afyon istikametine gitmesine razı olmamış, bir kolun şehre gelmesini sağlamış ve mübarek elleriyle M.1894 [R.1330] Senesinde Kütahya İstasyonu’nun Açılışını yapmıştır.

                3- Kütahya Hapishane Binası’nın Tamiren İhyası:

                1892-1893 Seneleri arasında Kütahya mutasarrıfı bulunan Celal Paşa, vaktiyle ahşap ve harap bir halde bulunan hapishane binasını kâgir olarak yaptırmaya başlamış ise de (Bu hapishane Şimdiki Çarşamba ve Cumartesi günleri kurulan pazar yerindedir) Fuat Paşa’ya nasıp olmuştur. Bu binanın yapılmasında Başgardiyan Yusuf Ağanın emeği geçmiştir. Paşa binanın etrafında bulunan harabeleri, çöplükleri temizleterek çam ve çınar fidanları ile ağaçlandırmıştır.

                4- Kütahya Askerlik Şubesi ve Askeri Hastahane Binalarının Yapılması:

                Şimdiki askerlik Şubesi ile Ordu evi olarak kullanılmakta olan binalar da Ahmet Fuat Paşa zamanında ve onun himmetleriyle meydana gelmiştir. O devrin askeri garnizon kumandanı olan Cihangirli Mehmet Paşa’nın feragatle çalışması sayesinde önce askerlik şubesi ve bir sene sonra şimdi ordu evi (Şuan Subay Gazinosu) olarak kullanılan bina Askeri Hastahane olarak yapılmıştır. 1898 senesinde başlayarak 1899 senesi içinde tamamlanan bu iki binanın inşasında Fuat Paşa’nın daima işçiler yanında bulunduğunu görenler olmuştur.

5- Kütahya Yeşil Camii:

Zevki selim ile sanatın kaynaştığı, yağlı boya ile altın yaldızlı nakışların gönüllere revnak verdiği, küçük fakat nadide bir eser olan ve üstün bir değer taşıyan Yeşil Camii de Ahmet Fuat Paşanın dehasını belirten eşsiz bir abidedir. 1903-1904 seneleri içinde başlayan ve paşanın geceli gündüzlü gayretleri ve usanmak bilmeyen himmetleriyle 1905 te tamamlanan bu güzelim Cami, başlı başına bir şehri ebedileştirecek kıymettedir. Bu Cami, halktan iane toplamak suretiyle ve o güne göre en ucuz yevmiye ile çalıştırılan mahkûm işçilere yaptırılmış olup 3118 Osmanlı lirasına mal olmuştur.

Burada konu ile ilgili bir olayı anlatmak isterim. Fuat Paşanın dini inanışına ve karakterine ışık tutan bu olay şöyledir.

Yeşil Caminin ustaları Ulucami’yi yapan Koca Yorgi Usta ile İlya kalfadır. Minaresi de Fuat Paşa’nın özel olarak İstanbul’dan getirttiği Küçük Yorgi tarafından yapılmıştır. Minarenin yapımına başlanır ve sıra minarenin basamaklarının konmasına gelince Paşa, Küçük Yorgi Ustanın yanında kalfa olarak çalışmakta olan Kütahyalı Minareci Ahmet’i yanına çağırır:

Paşa -Usta “İzeca’e” suresini ezbere okumasını biliyor musun?

Ahmet usta -Biliyorum Paşam.

Paşa -Peki minare basamaklarını koyabilir misin? 

Ahmet usta -Koyabilirim Paşam.

Paşa -Haydi bakalım öyle ise, abdest al ve minarenin her basamağını koyarken bir sefer bu sure-i şerifi okuyacak ve besmele ile basamakları yerine koyacaksın. Böylece bu kutsal ve mübarek işe Kâfir’i asla karıştırmayacaksın. Der.

 Ahmet usta da bu minval üzere yerden yukarı kapıya kadar 75 basamak tipik ve güzel olan bu minarenin basamaklarını koyar. Paşada ustayı hiç yalnız bırakmaz. 

Caminin bütün tezyinatı o sıralarda Kütahya’da bulunan Saray sürgünlerinden ressam ve desinatör Rıza Bey tarafından yapılmıştır. Gördüğümüz güzel yazılar ise Tekirdağlı oğlu Halil Efendi’nin yazı kalıplarından istifade edilerek kopya suretiyle yazılmıştır.

                6- Kütahya Hükümet Konağı:

                Yeşil Camii’nin tamamlanmasından sonra ahşap ve köhne bir halde bulunan eski hükümet binası yıktırılarak yerine şimdiki binayı yaptırmak için karar alan Ahmet Fuat paşa, o sıralarda Kütahya’da bulunan İsmail Bey isminde bir zata konağın planını dikte ettirmiştir. 1905 yılında başlayıp 1907 yılında bitirilen bu abide 6531 altın liraya mal olmuştur.

                Yeşil Caminin yapılmasında olduğu gibi hükümet konağının inşasında da mahkûmlar çalıştırılmıştır. Binanın inşasında bütün ustalara ve işçilere emirler ve direktifler veren paşa, en ufak teferruatla bizzat meşgul olmuştur. Paşanın bu samimi ve sıcak davranış karşısında Kütahya’nın bütün bucak ve köyleri yardıma koşmuştur. Bir kısım nankör ve haset kişiler hariç, şehir halkı paşanın emrinde geceli gündüzlü çalışmış, maddi ve manevi yardımlarını esirgememişlerdir. Taş ustaları dülgerler, marangozlar, sıvacılar, çiniciler kendi arasında iş bölümü yaparak üzerlerine düşen kısımları ya parasız ya çok az bir miktar karşılığı olarak bu güzelim binaya emek vermişlerdir.

                Şehrimizin incisi, sanat abidesi,  muhteşem hükümet konağı Ahmet Fuat Paşanın yorulmak bilmeyen gayreti ve halkımızın hamiyeti sayesinde vücut bulmuştur. Emeği geçenlere bizden binlerce şükran ve minnet, ölenlerin aziz ruhlarına Fatihalar.

                Binanın dış cephesi 1907 yılında Kütahya’da üretilen çinilerle kaplanmış tek örnektir. Çinilerini Kütahya’nın meşhur Çini üstatlarından olan Rıza Bey yapmıştır. Binanın içinde zemin kattaki mescidin duvarları da Kütahya Çinileri ile kaplıdır. 1999 yılında restore edilmiş, restorasyonunda Eskişehir Cezaevinden gelen mahkûmlar çalıştırılmıştır. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 1987 yılında aldığı kararla, tescil edilen yapı günümüzde Adliye Binası olarak kullanılmaktadır.[*]

7- Sarı ve Kapan Derelerinin Rıhtımlarının Yaptırılması:

Zaman zaman sel afetiyle şehri tehdit ve tahrip eden Sarı ve Kapan derelerinin kapaklarının düzenlenmesi ve rıhtımlarının yaptırılması da Fuat paşanın himmetleriyle olmuştur.

Şehrin güneyinden doğusuna doğru akıp giden Sarı derenin düzenlenmesi hükümet konağının yapılmasından önce olmuştur.

Şehrin batısından doğusuna doğru akıp giden Kapan deresi iki kısım ihale ile ve müteahhit Hacı Ali zade Hacı Ethem Bey tarafından yaptırılmıştır. Defterdar köprüsünden Meydan köprüsüne kadar olan birinci kısım inşaat 1904 senesinde başlamış 1907 senesinde bitirilmiş olup altı bin Osmanlı lirasına mal olmuştur. Meydan köprüsünden çayıra kadar olan ikinci kısım inşaatı ise 1907 senesinde başlamış ve 1908 yılında Paşanın ayrılmasından az önce bitirilmiş olup 1400 Osmanlı lirasına mal olmuştur.

Sarı Dere: Şimdi üstü tamamen kapalı ve yol olan Sarı Dere güzergâhı, Şimdiki Gökçimen parkının altından başlayıp Küpecik Camisi önünden, Saray hamamı ile Şimdiki Cumartesi, Çarşamba pazarının arasından devam edip Vazonun yanından Azerbaycan parkından geçerek ta istasyon lojmanlarının yanından çıkar.

Kapan Deresi: Yine şimdi üstü tamamen kapalı ve asfalt yol olan Kapan deresi güzergahı, Sultan bağından gelip Dönenler ve Meydan Camisi yanından geçip Gaybiefendi mahallesinde Tiren yoluna çıkmaktadır. 

                8- Paşa’nın Ağaçlandırma ve Hara (At Çiftliği) Kurması Teşebbüsü:

                Bir taraftan bina inşaatıyla uğraşan paşa, bir taraftan da şehrin münasip mahallerinde çamlıklar meydana getirmiştir. Yol ve cadde boylarına çamlar ve çınarlar diktirmiştir. Hükümet konağının inşası sırasında, halen kendi ismiyle anılan caddeyi açtırmış çınar ve çamlarla süslemiştir. Fakat ne yazık ki, paşanın asıl bir tasavvuru tahakkuk edememiştir. İnköy – Parmakören (köyler)  arasında boş duran (şimdi TOKİ evlerinin olduğu yerlerde dâhil) ve kısmen mera olarak kullanılan,  şehre bakan yamaçları ağaçlandırmak suretiyle bir hara [At Çiftliği] kurmayı planlamıştır.  Vakıflara ait çayırları da bu haranın ihtiyacına tahsis ederek haranın bütün hayvanlarına türlü cins ve çeşitte türler yetiştirerek tatbiki bir ziraat okulunun tesisini de düşünmekte iken maalesef o bir takım duygusuzlar tarafından mani olunmuştur.

9- Şose Yollar:

Şehrimizde kaldığı müddet içinde durmadan çalışan ve şehrin en hayati ihtiyaçlarını sıraya koymasını bilen Fuat paşa, şose yollarının yapılmasında da gayretlerini esirgememiştir. Kütahya - Altıntaş şosesi 1901 senesinde başlamış ve 1902 senesinde tahakkuk ettirilmiştir.

Kütahya - Bursa şosesinin tamiri sırasında paşanın: “Hükümetin [Hükümet Konağı] dış merdivenlerinden baktığın zaman Akköprü görünecektir” diye yol mühendislerine direktif verdiğini duyanlar olmuştur. Kütahya - Gediz şosesinin de Paşanın zamanında yapıldığı bilinmektedir.

10- Sağlık İşleri:

Şehrin her bakımdan kalkınması ile meşgul bulunan paşa, sağlık işleriyle de yakından alakalanmıştır. Hükümet doktoru ve sağlık memurlarıyla sıkı temas halinde bulunan paşa, çocukların ve halkın aşılanmasında son derece titizlik gösterir, hastalıklarla mücadele edermiş. Şehrin su ihtiyacını da düşünen paşa bu ara Aksu’dan istifade ile Yeşil Camii sebillerini ve Hükümet konağı çeşmelerini yaptırmıştır.

11- Maarif İşleri:

Paşa İdadi hocalarının ücretlerini artırmış ve okulun lüzumlu araçlarını temin etmekte gayret harcamıştır. İptidai kebir [] ve Hadikatül maarif [] ilkokullarını ele almış ve hocalarının ücretlerini de artırmıştır. Mahalle mekteplerinin düzene konulması için tedbirler almış pöstekileri [] dershanelerden yasak ettirmiştir.  [Yeni Kütahya Gazetesi, 01 Mayıs 1998 Cuma]

FUAT PAŞA’NIN KISA HAYATI

Ahmet Fuat Paşa, Yunanistan’ın Girit Adası'nda doğmuştur. Babası, helvacı zade sülalesinden Salih TOSUN Efendi, annesi ise Nüveyre hanımefendidir. Helvacı zade ailesi, Girit’te iskân edilen Konya göçmenlerinden olup aynı lakaptan bir ailede Sakız adasında da bulunmaktadır. Helvacı zade Salih efendinin çocukları,  Osmanlı'nın son döneminin başarılı bir devlet ve fikir adamı Sırrı Paşa ile Kütahya Mutasarrıflığında bulunan  Ahmet Fuat Paşa’dır.  Fuat Paşa’ya 1892 yılında Rumeli Beylerbeyi payesi verilmiştir.

Ahmet Fuat Paşa, Bucak Müdürlüğü görevinden sonra iki kez Mudanya Kaymakamı olmuş ve 1884'de Bilecik’in sancak olması üzerine, Mutasarrıf olarak tayin edilmiş ve kendisine Miri miran unvanı verilerek [Osmanlı Devleti'nde 1843'ten sonra askeri ferik rütbesine karşılık olarak sivil yöneticilere verilen unvandır.] Paşa olmuştur.

Ahmet Fuat Paşa, 1893 Yılında Mutasarrıf olarak Kütahya’ya atanmıştır. Kütahya’daki hizmetleri de yukarıda belirtilmiştir. Paşa 15 Sene Kütahya’da görev yaptıktan sonra 1908 yılında Kütahya’dan ayrılarak İstanbul’a gitmiş ve burada emekli olmuştur.

Paşa emekli olduktan sonra kalan ömrünü Yeniköy’deki beyaz boyalı yalısında münzevi [yalnız] olarak geçirmiştir. 1915 Yılında hakkın rahmetine kavuşan paşa Rumeli Hisarında bulunan Aile kabristanına gömülmüştür.

 

Paşanın Kütahya’da Kaldığı Adresler

Paşa Kütahya’ya geldiği zaman Balıklı Mahallesinde ve Çay sırasında merhum Doğalarlı Kamil Efendi’nin evinde on sene kadar oturmuş, Boldovancıoğlu konağına taşınarak ayrılıncaya kadar orada ikamet etmiştir

 

FUATPAŞA BÜSTÜNÜN ŞİMDİKİ YERİ

                Fuat Paşanın büstü, şuan şimdiki Adliye sarayı binasının giriş kapısı merdivenlerinin sağ tarafında olduğunu görüyoruz.

                Fuat Paşayı tekrar rahmet ve minnetle anar ruhu şad olsun derim.

 

 

[*]Metin Türktüzün, Dumlupınar Gazetesi KÜTAHYA                                                               

 

 

 

 

               

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Ali Günhan Beyin yazısı
Nurullah Özdemir 2021-01-08 10:17:39
Yazı kopyalanamıyor. Araştırmacılar bu yazıdan kolaylıkla yararlanabilmesi için, kopyalanmasının uygun olacağını düşünüyorum. Ben ulusal birçok gazeteden yazıları kopyalayıp arşivime atıyorum, daha sonra da onları çalışmalarımda kaynak göstererek kullanıyorum.
Ali Beyin bu çalışması güzel olmuş. Teşekkürler.
Mobil
Kerim Vural 2021-01-07 22:50:12
Ali Bey Yapmış olduğunuz arşivleme ve zaman zaman bunları yayınlayarak Kütahya ya büyük hizmetlerde bulunuyorsun. Tebrik eder, teşekkürlerimi sunarım.
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

İlan Gov Tr


E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 8.1383 8.1530
€ EURO 9.6805 9.6979

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete

sanalbasin.com üyesidir

© Copyright 2020 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca