Köşe Yazısı

RUH SAĞLIĞIMIZ

Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi…” (Kanuni Sultan Süleyman )… Hayat, sevinç ve mutlulukla, acı ve sıkıntılarla iç içe… Pek çok dert ve sıkıntı insanın karşısına çıkabilir, ancak bütün bu problemler sağlık kadar önemli değil; tek bir nefesin bile değeri bilinmeli; bütün dünya insanın olsa bile sağlık olmayınca hiçbir önemi yok…

Sağlıklı olmak… Bedenimizin sağlıklı olması malum… Vücudumuzdan sorumlu olmamızın gereklerini ne ölçüde yapabildiğimizi vücudumuzun işlevlerini yerine getirebilmesinde görebiliriz… Bedensel engel ve kusurlar “sağlıksız olmak” değil… Bedensel engeli ve kusuru olmayan o kadar sağlıksız insan var ki… İnsanın sağlıklı olmasında en önde gelen etken kuşkusuz akıl sağlığımız… Kutsal buyruk “ancak bilenlerin akledebileceğini” söyler (el-Ankebût 29/43)… Yaptıklarımızdan hatta yapmadıklarımızdan mesul olmamız, akıl baliğ olduktan sonra geçerli… Bunu tamamlayan ruh sağlığımız… Ruh sağlığımız, refahımızın önemli bir parçası… Gerçekten ruh sağlığını tanımlamak beden sağlığını tanımlamaktan daha zor… Ruh sağlığımız anne karnından ölüme kadarki bütün vetireyi/süreci kapsamakta… Kadim medeniyetimizde insanın beden ve ruhtan (nefis) oluştuğu kabul edilmiş; bazı kaynaklarda beden sağlığını korumayı ve hastalıkları tedavi etmeyi amaçlayan bilgi dalına “tıbb-ı cesedânî”, ruh sağlığını korumayı ve ruhu faziletlerle bezeyip erdemsizliklerden arındırmayı amaçlayan bilgi dalına da “tıbb-ı rûhânî” denilmiş… Ruh sağlığı/psikiyatrik hastalıklar için batılı yayınlarda ise “mental/akılla ilgili bozukluklar” terimi kullanılmış…

Dünya Ruh Sağlığı Gününde (10 Ekim) idrak etmemiz gereken kutsal öğretiler: “İman müstesna, hiçbir kişiye sıhhatten daha hayırlı bir nimet verilmemiştir.” (Hadis-i Şerif)…  “Kendi öz canlarınızda (da Allah’ın yüceliğine ve kudretine delâlet eden) deliller var. Görmüyor /düşünmüyor musunuz?” (Zâriyat 21.)… Dünya Kız Çocukları Gününde (11 Ekim), Dünya Çiftçiler Gününde (12 Ekim) ve Ahilik Kültür Haftasında (8 Ekim -12 Ekim) kadim medeniyetimizin bize kazandırdıklarını ve günümüzde neleri kaybettiklerimizi derinlemesine irdeleyip fikredelim; silkelenelim ve özümüze rücu edelim… Ruh sağlığımızın iyi olması, aslında bu hakikatte gizli… Ruh sağlığımız, bireysel davranışlarımız, duygusal-psikolojik-sosyal davranışlarımız ile alakalı… Ruh sağlığımız, nasıl düşündüğümüzü, hissettiğimizi ve nasıl davranacağımızı etkilemekte… Ruh sağlığımız iyi olduğunda, stresle başa çıkabiliriz; başkalarıyla iyi, sağlıklı, doğru ve etkili ilişki ve iletişim kurabiliriz… Ruh sağlığımız, çocukluk ve ergenlikten yetişkinliğe kadar olan vetirenin/sürecin her aşamasında önemli… Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ruh sağlığı/psikiyatri “…sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil, kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasıdır.” (WHO 2001, s.1) [1] diye tanımlanmakta…  Genler veya beyin kimyası gibi biyolojik faktörler, travma veya istismar durumu, ailede akıl sağlığı sorunları bulunması vb. birçok faktör ruh sağlığımızı etkilemekte… Neticesi: Çok fazla ya da çok az yemek ya da uyumak; insanlardan ve rutin faaliyetlerden uzaklaşmak; kendini güçsüz ve uyuşmuş hissetmek; kendini halsiz ve açıklanamayan fiziksel olarak rahatsız hissetmek; kendini çaresiz ya da umutsuz hissetmek;  sigara, alkol/madde kullanmak veya normalden fazla ilaç kullanmak; kendini alışılmadık biçimde kafa karışıklığı, unutkanlık, kızgın, üzgün, endişeli veya korkmuş hissetmek; bağırıp çağırmak veya aile bireyleri ve arkadaşlarla kavga etmek; ilişkilerde sorunlara neden olan ciddi ruh hali değişimleri yaşamak; sesler duymak veya doğru olmayan şeylere/halüsinasyonlara inanmak; kendine veya başkalarına zarar vermeyi düşünmek; çocuklarla ilgilenmek, işe ya da okula gitmek gibi günlük işleri yapamamak vb. durumlarla yaşamak… Ruh sağlığı/psikiyatri hastalıkları: anksiyete/kaygı bozukluğu, depresyon, doğum sonrası depresyonları, sosyal fobi, panik atak, takıntı hastalığı/obsesif kompulsif bozukluk, taşkınlık/manik depresif (bipolar) bozukluklar, travmalardan sonraki stres bozuklukları, alkol ve madde bağımlılığı, şizofreni (kişinin gerçekle gerçek dışı arasındaki farkı ayırt etmesini zorlaştıran, normal düşünce akışının devamını engelleyen, duygularını kontrol etmesini ve normal olarak davranmasını önleyen bir hastalık), yeme bozuklukları, kişilik bozuklukları, hastalık hastalığı/hipokondriazis, histeri/konversiyon bozukluğu, tikler, bunama/demans, dürtü kontrol bozuklukları, uzun süre devam eden yaslar, uyku bozuklukları, evlilik sorunları, psikotik bozukluklar, iletişim sorunları, cinsel işlev sorunları…

Maalesef ruh sağlığı çalışanlarını (Klinik Psikologlar, Psikiyatri Hekimleri, Psikiyatri Hemşireleri,  Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar, Sosyal Çalışmacılar) yeterince tanımıyoruz ve ruh sağlığı meslek gruplarının hangi yetkinliklere sahip olduklarını yeterince bilmiyoruz…  Ruh sağlığı hizmetleri[2] konusunda bilgi eksikliklerimiz var… Merkezi ve mahalli yöneticilerimizin mahalle muhtarlarımızdan başlayarak halkımızın bilinçlendirilmesinde ruh sağlığımızın korunması, adab-ı muaşeret ve iletişim becerileri ile ilgili toplumsal projeleri, hizmetleri ve kamu ve özel sektörde hizmetiçi eğitimleri etkin şekilde harekete geçirmelerini diliyorum… Mevla’dan hepimize sağlık sular ve saadet diliyorum… Selam, sevgi ve saygılarımla.

 

[1] https://apps.who.int/iris/bitstream/handle/10665/42940/9241591595-tur.pdf?sequence=8&isAllowed=y

[2] https://pdr.org.tr/

Zafer NEFER, 31.07.2021 19.07, Kütahya

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu