Köşe Yazısı

YILIN, YA DA YILMAYIN…

Bıkmak, usanmak mı? İşin zorluğundan yılmak mı? İşten gözü korkup vazgeçmek mi? Konu hasıraltı edilince yılmak mı? Asla!  Yılın, ya da yılmayın… Yıllar su gibi akıp geçiyor… Yıllar bizi bizden ahirimize götürüyor… Zamanı durdurabilsek, geriye alabilsek, ileriye sarabilsek, hayatımızda “keşki” dediklerimiz yine başka bir “keşki” diyeceğimize kapı açardı, kim bilir?  İnsan bu… Su misali… Necip Fazıl Kısakürek’in ifadesiyle; “İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya; bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya; su iner yokuşlardan hep basamak basamak; benimse alın yazım yokuşlarda susamak; her şey akar, su tarih yıldız insan ve fikir; oluklar çift birinden nur akar birinden kir; akışta demetlenmiş büyük küçük kâinat; şu çıkan buluta bak bu inen suya inat.”…

 

Hicri takvimde aylar:

1 Muharrem, 2 Safer, 3 Rebiyülevvel, 4 Rebiyülahir, 5 Cemaziyülevvel, 6 Cemaziyülahır, 7 Recep, 8 Şaban, 9 Ramazan, 10 Şevval, 11 Zilkade, 12 Zilhicce

Rumî takvimde aylar:

1 Mart, 2 Nisan, 3 Mayıs, 4 Haziran, 5 Temmuz, 6 Ağustos, 7 Eylül, 8 Ekim (Teşrin-i Evvel), 9 Kasım (Teşrin-i Sânî), 10 Aralık (Kânûn-ı Evvel), 11 Ocak (Kânûn-ı Sânî), 12.Şubat

Milâdî takvimde aylar:

1 Ocak, 2 Şubat, 3 Mart, 4 Nisan, 5 Mayıs, 6 Haziran, 7 Temmuz, 8 Ağustos, 9 Eylül, 10 Ekim, 11 Kasım, 12 Aralık

 

İslamî, Müslüman ya da Arap takvimi de denilen Hicrî takvim, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan, 1 yılı 354 ya da 355 gün olan 12 kamerî aydan ibaret… Kamerî ayların günleri birbirleriyle aynı olup tam olarak 29 gün, 12 saat, 44 dakika 3 saniye veya 29,53059028 gündür; bütün hicrî/kamerî yılların günlerinin sayısı eşit olup tam olarak 12 ay yani 354,3670834 gündür. Milâdî takvim dünyanın güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zamandan ibaret… Jülyen takvimi, Jül Sezar tarafından MÖ 46 yılında kabul edilen ve batı dünyasında 16. yüzyıla kadar kullanılan takvim. Gregoryen takviminde bir yıl 365.2422 gün olduğu halde, Jülyen takviminde bir yıl 365,25 gün olarak alınmakta… Jülyen esaslı Rumî takvimde her 400 yılda 3,12 gün yani yaklaşık 128 yılda 1 gün geri kalınmakta… Bu sebeple 4 Ekim 1582 tarihinden itibaren önce Avrupada daha sonra diğer ülkelerde, Papa 13. Gregorius tarafından yaptırılan Hz. İsa’nın doğduğu yılı milat olarak alan Gregoryen esaslı Milâdî takvim kullanılmakta…

Tanzimat Dönemine kadar Osmanlı Devletinde Hicrî takvim her sahada resmî takvim olarak kullanılmış… Tanzimat Döneminde Milâdî 13 Mart 1840 tarihinde Rumî takvime geçilmiş; 1 Mart 1256 Cuma günü yılbaşı olarak kabul edilmiş… 1870 Milâdî yılına kadar çift takvim uygulaması olmuş… 1870’den sonra sadece Jülyen esaslı Rumî takvim kullanılmış… Batının kullandığı Gregoryen esaslı Milâdî takvimden 13 gün geride olan Jülyen esaslı Rumî takvim 8 Şubat 1332 tarihine kadar kullanılmış… Bu tarihten itibaren Gregoryen esaslı Rumî takvime geçilmiş… 15 Şubat 1332 tarihini 1 Mart 1333 (Milâdî 1917) günü takip etmiş; böylece tarihten 13 gün silinerek gün sayısındaki hata düzeltilmiş… 1333 Rumî yılı teknik sebeple 1 Mart’tan başlamakla beraber 10 ay devam ederek, 31 Kanunievvel (Aralık) 1333 (Milâdî 1917) günü sona ermiş… 1334 Rumî yılının ilk günü ise 1918 miladî yılının ilk günüyle aynı anda Gregoryen takvimi esasına uygun olarak 1 Kanunisanî (Ocak) olmuş ve 13 günlük fark böylece giderilmiş… 1334 Rumî yılından (Milâdî 1918) itibaren Rumî ve Milâdî takvimlerdeki ay ve gün farkı ortadan kalkmış… Denkleştirmenin başlangıcı 1 Kanunisanî (Ocak)  1334 = 1 Kanunisanî (Ocak) 1918 şeklinde gerçekleşmiş… Nihayetinde 26 Kanunievvel (Aralık) 1341 (Milâdî 1925) tarihli ve 698 sayılı kanunla Rumî takvim başlangıcı olan 1300’lü seneler terkedilip batılı ülkelerin kullandığı Milâdî takvim başlangıcı olan 1900’lü seneler resmen uygulamaya konulmuş… Böylece Türkiye Cumhuriyeti’nde Rumî 1341 senesinden itibaren seneler 1925 ve devamı şeklinde adlandırılmaya başlanmış… Malî yılbaşı uygulaması 1983’e kadar 1 Mart yılbaşı kabul edilerek devam etmiş… Kısaca yapılan değişiklikler… Takvim sisteminde değişiklik: 26 Aralık 1925’te çıkarılan 698 sayılı kanun. Uluslararası rakamların kabulü: 20 Mayıs 1928’de kabul edilen 1288 numaralı kanun. Ağırlık ve uzunluk ölçülerinin değiştirilmesi: 26 Mart 1931 tarihinde çıkarılan 1782 sayılı kanun.  Ülkemizde malî yılbaşı, muhtelif dönemlerde 1 Mart, 1 Ocak veya 1 Haziran olarak uygulanmış; 16 Temmuz 1981 tarihli ve 2493 sayılı kanunla yapılan değişiklikle malî yıl, takvim yılı olarak değiştirilmiş ve böylece 1 Ocak tarihinde başlayıp 31 Aralık tarihinde sona eren 12 aylık dönem malî yıl dönemi olarak kabul edilmiş[1]

Hicrî, Rumî, Milâdî ve bildiğimiz veya bilmediğimiz takvimlerde[2]  yılın ilk günü ve son günü… Hayatın dünü, bugünü ve yarını… Tükenmeden yıpranmadan yılmadan yıllara meydan okumak, okuyan yazan[3] olmakla mümkün… Mutlu sağlıklı başarılı bir hayat ile yılları yılmadan azimle göğüslemek önemli… Bilmeliyiz: “Demiri kendi pası, kişiyi kendi yası, yüreği kendi kası, dimağı kendi kanı, seveni kendi canı, maşuku kendi âhı, âlimi kendi vâhı, cahili kendi haltı, insanı insan aklı bitirir[4]… “İki günü eşit olan aldanmıştır.” (Hadis-i Şerif)  şuurunda olmak mühim… “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” (Necip Fazıl Kısakürek) şuurundaki gençlere selam olsun… Selam, sevgi ve saygılarımla.

 

[1] https://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/17404.pdf

[2] https://www.takvim.com/takvim_donusum.php

[3] https://dumlupinargazetesi.com/kose-yazisi/okuryazar-mi-okuyan-yazan-mi

https://dumlupinargazetesi.com/kose-yazisi/okuma-cilesi-mi-okumama-cilesi-mi

[4] https://zafernefer.wixsite.com/zafernefer

Zafer NEFER, 05.10.2021 17.30, Kütahya

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu