KütahyaManşet

Kim haklı?

Mustafa Yöngül’ün Niğdeli Mevlüt Güzel’den 10 yıllığına kiraladığı şerhli işyerini; Kütahya Müftülüğü, borçlarını ödemek için satışa çıkaracak. Uzun süre kalacağını düşünerek işyerine masraflar yapan Mustafa Yöngül, ekmek teknesinin satışa çıkacağını duyduğunda dünyası başına yıkıldı. Mustafa Yöngül, “Müftü işi güçü bıraktı beni işyerinden çıkarmak için Niğde’ye gitti” dedi.

Lastikçi Mustafa Yöngül, Niğdeli Mevlüt Güzel’den Fatih Sanayi Sitesi Sarkıp Sabancı Caddesi’ndeki işyerini 12 Temmuz 2019 tarihinde 10 yıllığına kiraladı. Tadilat ve masraf yaptığı işyerine lastik ve akü firmalarından bayilik alan Mustafa Yöngül, şerhli işyerinin Diyanet Vakfı tarafından ihale ile satılacağını duyduğunda dünyası başına yıkıldı. Mustafa Yöngül’ün iddialarına göre mülk sahibi Mevlüt Güzel, öldükten sonra işyerinin Diyanet Vakfı’na kalması için şerhli bağışta bulundu. Mevlüt Güzel’in hayatta olmasına rağmen şerhin kaldırılması ve işyerinin ihaleye konması için ekspertizin işyerinde incelemelerde bulunması Mustafa Yöngül’e şok yaşattı.

“BİR MÜSLÜMAN BİR MÜSLÜMANA BUNU YAPMAZ”

Başından geçenleri anlatan Yöngül, şu iddialarda bulundu; “2 yıl önce burayı hava parası karşılığında tuttum. Burası daha öncesi etli pideciydi. Önünde 120 metre kare dükkân arkası imalathaneydi. Biz burayı elden geçirdik. Burayla ilgili 10 yıllık sözleşme yaptık. Burası ile ilgili mal sahibi ‘Burası şerhli ben ölesi kadar benim, ben öldükten sonra Diyanet Vakfı’nındır’ dedi. Sözleşme yaptıktan sonra biz Kütahya Müftülüğü’ne gittik. Giden Müftü Hüseyin Hazırlar, burayı tutmamızı olumlu karşıladı, çay-kahve ikram etti. Sonrada biz tadilata başladık. Biz oradan bir el arabası lağım faresi temizledik. Oradan 6 kamyon sadece harfiyat çıkardık. Lastik bayisi olarak kontrat yaptığım Goodyear firması 30 metrelik tabela çaktı. 30 bin TL faturası duruyor. Onun karşılığında bizde yılda şu kadar lastik satacağız diye kota imzaladık. Bundan 1 ay önce Mutlu Akü ile anlaşma yaptık oda tabela çaktı. Biz bunların başımıza geleceğini bilmeden yeni yapılacak sanayi sitesinden dükkân yazıldık.

“İŞYERİ 2 MİLYON TL EDİYORMUŞ”

Pandemi döneminde zor günler geçirirken ben Pazar alışverişi yaparken Diyanet’ten telefon geldi: ‘Biz diyanetten arıyoruz’ dediler. Ben lastik alacaklar sandım. ‘Biz buranın şerhini kaldırdık. Biz ekspertizden geldik, şimdi fotoğraflarını çekiyoruz. Burayı ihaleye çıkartacağız’ dediler. Hemen müftülüğü gittim. Müftü izine çıktı dediler. Müftü Yardımcısı, muhasebeci ile konuştum. Bana ‘Bir Müslüman bir Müslümana bunu yapmaz. Bunu müftü hiç yapmaz. Müftü gelince görüşün’ dediler. Müftü Hüseyin Demirtaş, geldiği zaman ziyarete gittim. Randevulu gittiğim için beni bekliyordu. Hüseyin Demirtaş, bana sürekli yeni müftülük binası inşaatından, demir ve çimento fiyatlarından bahsetti. 5 trilyon paraya ihtiyaçlarının olduğunu söyledi. ‘Hocam aç değilsin, açıkta değilsin. Sanki seni kapının önüne koydum sen bana dert yanıyorsun. Sen beni kapının önüne koymaya çalışıyorsun. Benim yanımda çalışan 15 ve 20 senelik 2 elemanım var. Ben 1986’dan beri esnafım. Sen bugün varsın yarın yoksun. Belki 2 ay sonra gideceksin’ diye cevap verdim. Pandemiden etkilendiklerini anlattı. Müftüye, ’Sen yattığın yerden para aldın. Ben dükkânı açtım. Siftahsız dükkân kapattım. Ona rağmen yeri geldi çek bozdurdum yeri geldi kredi çektim elemanlarımın sigortasını ben cebimden yatırdım’ diye tekrar cevap verdim. Müftü bana ‘Bizim bu dükkândan beklentimiz 1,5-2 trilyon’ dedi. Müftüye, ‘Ben durduğum binanın değerini bilmiyorum, belki buranın müşterisini de hazırladın’ dedim.

 

“MÜFTÜ ŞERHİ KALDIRMAK İÇİN NİĞDE’YE GİTTİ”

Mal sahibinden öğrendiğim bilgiye göre bunlar Niğde’ye mal sahibinin yanına gitmişler. Mal sahibi, 80’li yaşlarda altı bağlanan, felçli durumda bir kişi. Çocukları dahi konuştuğundan anlayamıyor. Müftünün de içinde olduğu 4 kişi oraya gitmiş şerhi kaldırttırmışlar. Bizde Ankara Diyanet’e gittik.  O gün hafız çocukların ziyafeti olduğu için yöneticiler Diyarbakır’daymış. Niğde’ye mal sahibinin yanına gittik. Konuştuğu anlaşılmıyordu. Durumu anlattık, mal sahibinin kızı ‘Biz sizin işinizi bozacağımız aklımıza gelmedi. Sen telefon açtıktan sonra biz senin derdinle dertlendik. Babam hastalandı’ dedi ve ağladı.  Müftü, mal sahibine; ‘Sen dükkân satılası kadar kiracından kira paranı almaya devam et. Satıldıktan sonra ben müftülükten bu parayı sen ölesi kadar sağlarım’ demiş. Karşımda muhattap olsa ben o dükkânı alırım. Şimdi karşı taraf 40 kişi olacak. Çantacısı, komisyoncusu gibi insanlar müdahil olup fiyatı yükseltecekler, orayı alma şansım olmayacak”.

 

 

DİYANET VAKFI’NIN YÖNGÜL’E CEVABI

Haberde geçen ifadelere benzer bir içerikle Mustafa Yöngül, Kütahya Müftülüğü Diyanet Vakfı’na dilekçe gönderdi. Türkiye Diyanet Vakfı Kütahya Şubesi’nin Vakıf Şube Başkanı Hüseyin Demirtaş imzasıyla Mustafa Yöngül’ün dilekçesine cevabı şu şekilde;”Fuatpaşa Mahallesi Ahi Evran Caddesi Numara 8’de bulunan mülkiyeti vakfımıza ait ihtifa hakkı ise vefatına kadar bağışçı Mevlüt Güzel’de kalmak şartı ile 21.09.2017’de vakfımıza bağışlanmıştır. İntifa hakkı şerhi, bağışçı Müvlüt Güzel’in kendi rızası ile vazgeçmesi sonucunda gayrimenkul üzerinde şerh kaldırılmış olup, vakfımıza tam mülkiyetle tescili yapılmıştır. İlgili gayrimenkul üzerinde bunun dışında herhangi bir işlem tesis edilmemiştir. Bilginize sunar hayırlı günler dilerim”. Konu hakkında bilgilendirme yapan Kütahya Müftüsü Hüseyin Demirtaş, şerhin bozulması işlemlerini kamu yararı için yaptıklarını bildirdi. İnşaatı devam eden Kütahya Müftülüğü Külliyesi’nden doğan borcu ödemek için kendi taşınmazlarını sattıklarını söyledi. Hukuken hiçbir pürüzün olmadığını lakin kiracının da haklarının olduğunu yeni alacak olan mal sahibiyle eski kiracının anlaşabileceğini dile getirdi. Hüseyin Demirtaş, “Bizim için kamu yararı her şeyden önemlidir” diye sözlerini bitirdi.

YASİN PEHLİVANGİL-ÖZEL HABER

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu