DURMAYAN ZAMAN

Zaman algısı canlıların hayatta kalmasını sağlayan çok önemli bir işlevdir. Kolunuzda rengârenk taşıdığınız saatlerinizi düşünün. Bize zamanı önemli kılan ne olabilir? İnsanın ön beyin dediği çok gelişmiş beyin bölümünün özel devreleri ona anormal derecede gelişmiş bir zaman algısı oluşturuyor.

İnsan zihni ‘şimdi’ de, şu an da uzun süre duramıyor; sürekli olarak geleceğe yahut geçmişe sıçrayıp duruyor. Bu durum insanın kusuru değil. Beynimiz anılarımızı hafızaya kaydederken meydana gelen zamanlarını da dikkate alıyor. Bu durum beyinde zaman algısının oluşmasını sağlayan bir iç mekanizmanın var olduğunu gösteriyor. Ancak bu mekanizma zamanı günlük hayatta kullandığımız saatlerdeki gibi standart bir ölçüye göre kodlamıyor. Araştırmalar bu mekanizmada beynin hipokampus bölgesinde bulunan bazı sinir hücrelerinin -zaman hücreleri olarak isimlendirilir- belirli bir görevi yerine getirirken olayların sıralamasını hatırlamanın gerektiği durumlarda belirli zaman aralıklarında aktifleştiğini gösteriyor. O zaman canlıların gelecek tehlikeleri öngörebilmesi, ders alabilmesi, geleceğe yönelik plan yapması için bu durum önemli oluyor. Bir süreyi planlayarak hayatta kalması gerekiyor. Şimdi artık yalnız akreple yelkovanın değil, saniye ibresinin bile kaçı gösterdiğine odaklanıyorum. Zaman normal bir insan hayatı düşünüldüğün de, kişinin yaşı ilerledikçe daha çok anlam kazanır. Hayatınız zamanla daha bağımlı bir hale gelir. Bir çocuğun zaman kavramı olmadan yaşadığı, hayatı kavrama çabasıyla geçirdiği yıllar; hayatında yaşanacak olayları önceden planlamaya çalışan ve buna göre hayatını şekillendiren bir yetişkinin hayatıyla karşılaştırıldığında, zaman daha önemsiz bir yere sahiptir. Asıl önemli olan “yaş” ve “zaman” kavramları bize çok şey öğretebilir.

O zaman bu kadar bağımlı yaşadığımız halde, zaman kavramının farkında değiliz. Yalnızca yılbaşına dakikalar kala bizim için önem kazanan ve saniyeleri saydığımız süreyi hatırlarız. 1senenin kıymetini sınıfta kalan bilir,1 ayın kıymetini erken doğum yapan bir kadın bilir, 1 haftanın kıymetini dergi çıkartan bilir, 1 dakikanın kıymetini uçağı kaçıran,1 saniyenin kıymetini ölümden son anda kurtulan, 1 salisenin kıymetini gümüş madalya alan bilir. Tekrar bizim için sıradanlaşan zamanın önemini farkında olmayışımız büyük bir problem olarak kabul edilebilir. Aklımız sıra, geçen bir yılı kapayıp gelen bir yılı açıyoruz. Hâlbuki hangi günün hangi dakikası, bir eski yılı kapayıp yenisini açmıyor? Neden bu dikkati her günün her saatine, her dakikasına, her saniyesi bu kadar önemli değil? İnsanoğlunun, her an insan hayatını etkileyen “zamanın” önemini farkında olmasa da, zamana bağımlı bir hayat sürdürmeye devam ediyor. Hayatlarının her saniyesini planlayan bazı insanlar bu karakterler arasındadır. Bu nedenle planlarında ki ufak bir kaymanın büyük sorunlara yol açması, ritim kaçtığında tüm müziğin mahvolmasından pek de farklı değildir. Özellikle şunu belirtmeliyim ki: Kaliteli bir yaşam sürdürmek istiyorsanız, zamanı nasıl öldüreceğinizi düşünmeyin onu nasıl kazanacağınızın planlarını yapın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülizar Horoz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Dumlupınar Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Dumlupınar Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Dumlupınar Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Dumlupınar Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.