BİYOLOJİK RİTİM

Yaşamın içinde bütün işleri zamanında yapmak için sürekli planlar yaparız. Günlük, haftalık, aylık, yıllık programlar halinde zamanlara böleriz. Doğaya bakarsanız hiçbir yerde zaman kavramı yoktur. Yaz ve kış saati uygulaması, saatlerin ilkbahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınmasıdır. Bu uygulama, gün ışığından daha fazla yararlanmak ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla pek çok ülke tarafından kullanılmaktadır.

Öncelikle uyku saatinin canlılar üzerindeki etkisini ele alalım; hiçbir kuş sabah ötmek için alarm kurmak zorunda değildir ya da hiçbir köpek saate bakıp eyvah geç olmuş yatsam iyi olur demez. Bitkilerin ve birtakım canlıların sahip olduğu bir “biyolojik saat “vardır. Bu saatin dış faktörden bağımsız kendine özgü iç ritmi var. Öncelikle Sirkadiyen ritmin belirlemesindeki en dış faktörlerden birisi gün ışığıdır. Gözümüzdeki retina tabakasında dış ortamın parlaklığını algılamadan sorumlu reseptörler bulunur. Göz kapakları kapalı bile olsa bu reseptörler dışarıdaki ışık miktarını algılayabilir. Örneğin; Sabahları uyanmak istemeyen insanların göz bantları ile uyumasının altında bu neden yatar. Günümüz modern insanı her ne kadar kurduğu telefon alarmı ile uyanıyor olsa da bizi biyolojik olarak uyandıran faktör ışıktır.

Günün belirli saatlerinde uyur, belli saatlerinde uyanık kalırız ve bunu sürekli tekrar ederiz. Bir diğer örnek, vücut sıcaklığı ritmidir ve gün içerisinde belirli şekillerde ve sürekli olarak vücut sıcaklığı değişimi yaşanır. Ayrıca bu sadece organizma düzeyinde değil, çevresel boyutta da değerlendirilebilir. Gel-gitlerin sürekliliği, gece ve gündüzün birbirini takip etmesi, ayın fazları bunun örnekleridir. Bunların "biyolojik ritm" dahilinde değerlendirilme sebepleri, bu olguların canlıların aktivitelerinde çok önemli yerleri olmasıdır.  Bununla beraber ışık, gürültü, sıcaklık gibi dış faktörler”biyolojik saatin” kendisi ayarlaması ve düzgün çalışması için önemlidir.

Sirkadiyen ritmler; uyku-uyanıklık döngüsünü (Optik sinirlerden gelen ışık azaldığında kendimizi uykulu hissetmemizi sağlayan melatonin hormonunun salınımını arttırırlar), hormon salınımını, yeme alışkanlıklarını ve besinlerin sindirimini, vücut ısısını ve diğer önemli vücut fonksiyonlarını etkileyebilir. Hızlı veya yavaş çalışan biyolojik saatler, bozuk veya anormal sirkadiyen ritmlere yol açabilir. Düzensiz ritmler; uyku bozuklukları, obezite, diyabet, depresyon, bipolar bozukluk ve mevsimsel duygulanım bozukluğu gibi çeşitli kronik sağlık koşullarıyla ilişkilendirilmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülizar Horoz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Dumlupınar Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Dumlupınar Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Dumlupınar Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Dumlupınar Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.