KültürKütahyaManşet

Yatır değilmiş!

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi Antik Kenti'nde yer alan Yaren Dede’nin arkeolojik kazılarda yatır olmadığı ortaya çıktı. Çocuğu olmayanların adak adadığı Yaren Dede hakkında Arkeolog Fikret Aksoy, “Köylüler kazıyı ziyarete geldi ve çok şaşırdılar. Yaren Dede olarak biliyorduk, meğer farklı bir şeymiş dediler” açıklamasında bulundu.

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi Antik Kenti’nde Dumlupınar Üniversitesi tarafından sürdürülen kazı çalışmalarında, antik kentin en önemli alanlarından olan agoranın giriş kapısı ve mermer zemini bulundu. Önceden asfalt yol kenarında kalan mermer sütunun etrafı kazılınca Yaren Dede olarak bilinen yerin yatır olmadığı ortaya çıktı. Aizanoi Kazısı’nın Arkeoloğu Fikret Aksoy, Yaren Dede yatırının kazılması hakkındaki bilgileri ilk defa basın ile paylaştı.

YAREN DEDE, NİRENGİ NOKTASI OLDU

Adak adayan köylülerin yatır çıkmamasına şaşırdığını anlatan Fikret Aksoy, “Bu seneki kazılarımıza Agora’da başladık. Burası daha önce üzerinden yol geçen bir alandı. Burada bir sütun mevcuttu. Renk farkından dolayı beyaz kısmın toprak altında kaldığı rahatça görünebiliyor. Bu sütun bize nirengi noktası oldu. Burası Agora’nın köşe sütunuydu. Kalpli sütün dediğimiz alanın iki tarafında sütun tamburu çıktı. Burası kazılmadan önce bu sütunu yerel halk Yaren Dede olarak adlandırıyordu. Bir nevi çocuğu olmayan insanların gelip adak adadığı, tapınım objesi olarak bakılıyordu buna. Ama kazıldıktan sonra böyle bir şey olmadığı Agora’nın köşe sütunu olduğu ortaya çıkmış oldu. Kazıda ceset, iskelet, kabire dair hiçbir ibare yok. Agora’nın zemini var. Köylülerin bazıları kazıyı ziyarete geldi ve çok şaşırdılar. Yaren Dede olarak biliyorduk meğer farklı bir şeymiş dediler. Köylülerden, yatırı kazdık diye tepki göstermedi. Onlarda bilgilenmiş ve bilinçlenmiş oldular” diye konuştu.

AGORA NEDİR?

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın internet sitesinde Agora şu şekilde ifade ediliyor; “Grekçe bir kelime olan Agora, “toplanılan yer, kent meydanı, çarşı, pazar yeri” gibi anlamlara gelmektedir. Antik Çağ’da agoraların ticari, siyasi ve dini fonksiyonlarının yanı sıra sanatın yoğunlaştığı ve birçok sosyal olayların geçtiği veya gerçekleştirildiği kentin odak noktası olduğunu bilinmektedir. Antik Çağ’da her kentte en az bir agora yer almaktadır. Kimi büyük kentlerde ise genelde iki agora yer alırdı. Bunlardan biri, devlet işlerinin görüldüğü, etrafında çeşitli kamu binalarının toplandığı devlet agorası, diğeri ise ticari faaliyetlerin yoğunlaştığı ticaret agorasıdır”.

AHMET DİNÇ – ÖZEL HABER

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu