SAVAŞ TARİHİ KÜTAHYA’DA YATIYOR

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kütahya Muharip Gaziler Derneği’ndeki özel müzede tarihi savaşların Kütahya cephesinde kullanılan materyaller bulunuyor. Başta Atatürk’ün cephede abdest aldığı tas olmak üzere savaş döneminden kalan eşyalar hakkında konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Yaşar Saygılı, “ Tarihle iç içe olmak, gerçeğin ta kendisini görmek isteyenler derneğimizi ziyaret edebilirler.” Dedi.

1920-1922 arasında Kütahya’da gerçekleşen Kütahya-Eskişehir, Gediz Muharebeleri gibi savaşlardan kalan önemli materyaller Kütahya Muharip Gaziler Derneğinin özel koleksiyonunda sergileniyor.  Savaşların Kütahya cephelerinden toplanan bu materyaller adete savaş tarihine ışık tutuyor. Başta Atatürk’ün cephede abdest aldığı tas olmak üzere dernekte bulunan materyaller hakkında konuşan Kütahya Muharip Gaziler Derneği Başkan Yardımcısı Yaşar Saygılı, “Bu mühimmatların çoğu cephe hattından çıktı. Kendimiz bizzat izinlerle birlikte gidip aldık. Bazen de bulan çobanlarımız bizlere teslim ettiler.  Bizde saklayacağımızı ve derneğimizin özel koleksiyonunda sergileyeceğimizi onlara ilettik.  Kütahya- Eskişehir savaşları, Gediz muharebeleri ve Başkomutanlık meydan muharebeleri gibi Kütahya’da 1920 ve 1922 arasında gerçekleşen savaş macerası içinde kullanılan materyaller bunlar.” Dedi.

“ATATÜRK’ÜN ABDEST ALDIĞI TASIN HİKÂYESİ”

Konu hakkında açıklamalarda bulunan Yaşar Saygılı, “Kütahya Muharip Gaziler Derneğindeki müzemizde önemli materyaller var. Bunların en önemlilerinden biri Gazi Mustafa Kemal Paşamızın kendisinin de bizzat kullandığı Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Polatlı’nın bir köyünden bizzat derneğimize getirdiğimiz abdest aldığı tas. Bu tasın en önemli özelliklerinden bir tanesi Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Mustafa Kemal Paşa bu köye gidiyor Nisan 1921 de. Orada Ahmet Çavuş’la karşılaşıyor. Daha önceden Çanakkale’de birlikte görev yaptıklarından dolayı sarılıp kucaklaşıyorlar. Mustafa Kemal Paşa Ahmet Çavuş’a özellikle bölgeyle ilgili durumun daha iyi bir şekilde idare edilmesi, halkın ihtiyaçlarının karşılanması, Yunanlılar tarafından fazla zarar görmemesi için önemli görevler veriyor. Tabi o ara cepheden geldiği için Mustafa Kemal Atatürk elini yüzünü yıkayıp abdest almak istiyor. Ahmet Çavuş’a diyor ki, cepheden geldik, tozluyuz, elimizi yüzümüzü yıkayalım. Ahmet Çavuş’ta kızım Fatma hemen içeriye git. Paşamızın elini yıkaması için su ve tas getir diyor. O da getiriyor. O tasla birlikte paşamıza suyu Fatma Nene kendi elleriyle döküyor. Tabi Fatma Nene o tarihte 11-12 yaşlarında bir kız çocuğu. Sonrasında Atatürk cepheye dönüyor ve köylerdeki insanların tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi için Ahmet Çavuş’a görev veriyor.  Askerler için cepheye yemek taşıyan Fatma Nine, ‘Askerler için yoğurt çaldık, ayran götürdük, ekmek götürdük.  Bizim askerlerimiz gâvur çıksın gitsin diye hep dua ettik. Başka çaremizde yoktu’ diyor. Biz o tası gururla ve onurla derneğimizin başköşesinde sergiliyoruz.” İfadelerini kullandı.

MÜZEDE YER ALAN DİĞER MATERYALLER

Koleksiyonda bulunan diğer araç-gereçlerden söz eden Saygılı, “Derneğimizin materyalleri içerisinde bizzat savaşta kullanılan 100 yılı aşkın süredir saklanan ve Türklerle Yunanlıların savaş cephesinden alınan materyaller var. Özellikle yunanlıların 30 Ağustos Meydan Muharebesinde cephede yediği son konserve kutuda elimizde. Dumlupınar hattında tespit ettik. Yine top mermisinin parçaları. Nallar, şarapnel parçaları, yunan makineli tüfek mermisi ve Osmanlı mermileri. Osmanlı mermilerinin ayırıcı özelliği ise şu; Mühimmat yetersizliği nedeniyle çoğu zaman camilerdeki kurşunlar eritilerek barut olarak doldurup tekrar cepheye gönderiliyor. Yunanlıların kullandığı, Türk askerlerinin cephelerine geçmemesi için kullandığı teller de burada. Cephede haberleşmek için bizim askerlerimizin kullandığı haberleşme cihazları ve top mermileri derneğimizin özel müzesinde saklanıyor..   Bizim elimizdeki mühimmat bildiğiniz üzere Sevr anlaşması öncesinde elimizden alındı. Alınmasından dolayı kendi mücadelemizle, kendi gayretimizle bu mühimmatları üretmek zorunda kaldık. Bunun sonucunda yoktan var olduk diyebiliriz. İşte bu önemiyle birlikte bu eşyaları burada saklıyoruz. Tarihin kendisi budur. Tarihle iç içe olmak isteyen vatandaşlarımız derneğimize gelip bunları görebilirler.” Şeklinde konuştu.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
SAVAŞ TARİHİ KÜTAHYA’DA YATIYOR

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin