KütahyaSürmanşet

Cemile Gül’den ültimatom

Kütahya Kadın Kooperatifi Başkanı Cemile Gül, Kütahya’nın önünü tıkayanları ifşa edecek ve kadınları geride tutan anlayışları yıkacak. Köy enstitüsü modelini geri getirerek Kütahya’da Sanat Köyü kurulacağını anlatan Başkan Gül, tüm kadınlardan destek bekliyor. Çalışmasında başarısız olursa Cemile Gül, Kütahya’yı terk edecek.

Kütahya Kadın Kooperatifi Başkanı Cemile Gül ve yönetim kurulu üyeleri Çamlıca Restoran’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Çarpıcı açıklamalar yapan Cemile Gül şu ifadeleri kullandı; “ 32 yıldır Kütahya da ticaret ve sanat yapıyorum. Önüme çok ciddi avantajlar serilmesine rağmen şehrimi terk etmedim. Ben bu şehri çok seviyorum. Kütahya sevdalısıyım. Senelerdir el sanatları için çok büyük çaba gösteriyorum. Kütahya’yı el sanatlarında, nakış alanında 15 yıl Türkiye birincisi yaptım. Hiçbir ili öne geçirmeden 15 sene birinci oldum. 99 tane takdir ve teşekkür ile Milli Eğitim’den emekli olan tek öğretmenim. 101 altın yarışması yapıldığında yarışmanın 98 altının Kütahya’ya kazandırdım. El sanatlarında Kütahya olarak büyük yol kat ettik. Türkiye ve Dünya’da Kütahya’da el sanatlarının olduğu insanların beynine kazındı diye düşünüyorum. Benim öğrencilerim de Kütahya’da 17 adet iş yeri açtı. Öğrencilerimin de bu alanda hizmet vermesi, yanlarında onlarca kişi çalıştırdığını düşünürsek. Kütahya’da bin kişiye yakın kadın el sanatlarında hizmet veriyor.

“UNESCO’YA NE VAAT ETTİYSEK YAPMAMIZ GEREKİYOR”

Kütahya’nın UNESCO’ya girmesi benim için çok önemliydi. Zafer Kalkınma Ajansı, Kütahya Valiliği ile kurduğumuz ortaklaşa grup ile UNESCO ’nun bir kerede Kütahya’yı kabul etmesi çok önemli bir girişimdi. Kütahya çini olarak ta girebilirdi ama bunu el sanatları konusunda olmasına çok büyük çaba gösterdim. Gaziantep UNESCO grup çalışmalarında yer almıştım. Kütahya’nın çok çabuk buraya girebilmesi için imkânım şartlarında destek oldum. Kütahya UNESCO’ya çinicilik yerine el sanatları alanında girmişti. Günlerce uyumadım, çok sevindik. Sadece sevinmek yetmiyor. İcraat gerekiyor. Bu işin sorumluluğunda UNESCO’ya ne vaat ettiysek yapmamız gerekiyor. UNESCO’ya girebilmemiz içi şehrin belediyesinin müracaat etmesi gerekiyordu. Bu bölümleri aştık kabul edildik. Verdiğimiz sözleri tutamadığımızı düşünüp, ben Kütahya sevdalısı olarak bireysel neler yapabilirim diye düşünürken. Belediye’de Kent Konseyi kadınlarıyla kadın kooperatifi kurduk. Belediye başkanımızın 28. Projesi olan kooperatif kurmayı biz üstlendik. UNESCO’ya verilen sözleri yerine getirmek için elimizi taşın altına koyduk. UNESCO’nun projesi olarak kooperatifimizi kurduk.

“KÜTAHYA BU HALE DÜŞMEMELİYDİ”

Çinicilik ve el sanatları iyi bir yere gelmeliydi. Çünkü Osmanlı döneminde yapılan nakışlar, desenler, çizgiler işlemeler çini ile birlikte yapılmış. Çinideki desenler nakışta, nakıştaki desenler çinide kullanılmış. Bunlar Osmanlı döneminde sarayları süslemiş. Biz Kütahyalılar olarak bunu es geçmeyelim. Sarayları süsleyen, çiniler yapan Kütahya sonradan geri geri giderek bu hale düşmemeliydi.

“KÖSTEK OLAN İNSANLARI BASIN ARACILIĞIYLA KÜTAHYALI’YA ŞİKÂYET EDECEĞİZ”

Ben bu konu üzerine çok ciddi eğiliyorum. Bu konuya çok ciddi şekilde eğiliyorum. Bu konuya tek eğildiğimizde hiçbir şey olmayacağını bütün Kütahyalıların sesi olmayı üstlenmiş durumdayız. Belediyemizin kent konseyi kadınlarının ve başkanımızın projesi olan ve UNESCO projesi olan kooperatif kurulumudur. Bu kooperatifte 30 ortağımız var. 30 ortağımızda Kütahya’nın ileri gelen, sıkıntılarını bilen hizmet etmeyen bürokratları, Kütahya’nın kalkınması için köstek olan insanları basın aracılığıyla Kütahyalı’ya şikâyet edeceğiz.  UNESCO ’nun projesi olduğumuz için Kütahya Valiliği, Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, DPÜ ve STK herkesin olduğu bir projedir. Biz laf olsun diye kooperatif kurmadık. Ben bu oluşumun Kütahya’nın sesi olacağını, sorunlarına eğileceğine, en üst makamlara kadar götürecek arkadaş gurubumun olduğu, taşın altına elimizi koyduğumuzu, 1,5 yıldır altyapı hazırlığını yaptığımızı Kütahya’nın bilmesini istiyorum.

“UCLG TOPLANTISI KÜTAHYA’YI TANITMAK İÇİN BULUNMAZ FIRSATTI”

Geçen hafta Kütahya’ya 84 ülkeden belediye yetkililerinin gelmesi, Kütahya’nın UNESCO’ya girmesi kadar etkiliydi. 84 ülkenin belediye başkanı, Türkiye’den 35 şehrin belediye başkanı ve yardımcısının Kütahya’ya gelmesi ne demek! Kütahyalı olarak ta, belediye ve valilik olarak bunu en üst perdeden duyurmamız gerekiyordu. Kütahya’yı tanıtmak için bulunmaz fırsattı. Büyük bir çaba ve belediye başkanın desteğiyle biz kooperatifteki arkadaşlarımla defile yaptık. Defile bile değil amatörce bir gösteriydi. Kütahya’nın kıyafetleri, 30 yıllık emekleri, Kütahya’nın kültürünü tanıtmak amacıyla toplantı öncesi hazırladığımız eserlerdi onlar. O gece bizim için çok önemliydi.

“KADIN GÖLDE OYALANSIN, ERKEKLER DENİZDE YÜZSÜN ANLAYIŞINI YIKACAĞIM”

Biz artık kendimizi kenara çekmeyecek, ön saflarda yer alacağız. Kütahya’nın eksiği nerede. Nasıl tanıtırız? diye sözümüzü sakınmayacağız. Kütahya’da kadınların kesinlikle kendi ayaklarının üzerinde durması gerekiyor. Kadının üretmesi gerekiyor. Atatürk’ün köy enstitüleri sistemini yönetim kurulu arkadaşlarımla Kütahya’ya tekrar getirmek istiyorum. Atananlardan, seçilenlerden çok basın benim için çok önemli. En yukarıya basınla çıktım ben. Kooperatif aracılığıyla basını yanıma almak istiyorum. Kadın gölde oyalansın, erkekler denizde yüzsün anlayışını yıkacağım. Bundan sonra biz Kütahyalı kadınlar olarak sorgulayacağız, üreteceğiz, el sanatlarını dünyaya duyuracağız.

KÜTAHYALI KADINLARA SANAT KÖYÜ KURMA ÇAĞRISI

Halil İbrahim Yılmaz el sanatları merkezi’nin atıl durumda olduğunu gördük. Kütahya’nın Eskişehir, bursa ve ankara yolu üzerinde yol çevresinde belediye ve valiliğe ait olan bu yerin boş kalmaması için müdahil olduk. Orası bu hafta imzalanacak protokol sonrası, el sanatları ve endemik ürünlerin yetiştirildiği, işlendiği, tekstil ürünleri, çini ürünleri yapılan bir kompleks olacak. Bunları yoldan geçen yüz binlerce kişiye sunacağız. Mola için duran kişilerin uğrayacağı sanat köyü olması için çaba göstereceğiz. Tüm Kütahyalılar ile birlikte orayı büyük bir merkez yapalım. Yönetim kurulu olarak kendi adımıza bir şey yapma derdinde değiliz. Bizler ön ayak olup eğitim vereceğiz, önemli olan üyelerimiz. Öğrenmek, üretim yapmak, para kazanmak istiyorum diyen kadınları bünyemizde toplamak istiyoruz. Hiçbir siyasi parti, görüş olmaksızın yönetimdeki herkes hakiki Kütahyalı. Herkesi Kütahya’nın kalkınması için yanımızda görmek istiyoruz. Biz artık eksiklikleri basın aracılığıyla Kütahya’ya şikayet edeceğiz. Herkes evinde oturup, resmi dairelerde oturup Kütahya neden geriye gidiyor?diye soruyor. Ben alt tarafı Cemile Gül’üm, biz işimizi yapıp Kütahya’yı layıkıyla temsil etmişiz. Siz’de görevinizi layıkıyla yapın. Kütahya’nın geri gitmesine yüreğimiz el vermiyor. Bu hareket başarıya ulaşmazsa Kütahya’yı belli bir yere taşıyamazsak, ben bu şehri terk etmeyi dahi düşünüyorum. Kaybedecek hiçbir şeyim yok. İlçelerdeki kadın kooperatiflerimizi de bizle hareket etmeye davet ediyoruz. Gelin birlik olalım”.

AHMET DİNÇ

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu