Sürmanşet

“İşveren Ekmeğe Kan Doğruyor”

Çimse İş Sendikası Altın Çini önünde protesto gerçekleştirdi. Protesto hakkında İsmail Gök, “Biz Altın Çini iş yerimizin daha çok üretmesi daha çok kazanması için var gücümüzle çalışmak için buradayız. Fakat ne yazık ki, işverenimiz ekmeğimize kan doğramakta, tüten ocaklarımızı söndürmekte ısrarını sürdürüyor” dedi.

Türk- İş İl Temsilcisi ve Türkiye Çimse- İş Kütahya Şube Başkanı İsmail Gök’ün Altın Çini önünde yaptığı protesto konuşması şu şekilde; “Bizler, iş kolumuzda örgütlü en büyük sendika olan Türkiye Çimse-İş Sendikasıyız. Ülkemizin dört bir tarafında olduğu gibi Kütahya’mızda da uzun yıllardır örgütlü olarak faaliyetlerimizi sürdürmekte, emek ve alın terinin yanında yer almaktayız. Ülkemiz ve milletimiz için mücadele etmekte, üretmekten, kazanmaktan ve kazandırmaktan yanayız. Bugün, Altın Çini Fabrikamızın önünde toplanma sebebimiz yaşanan çok büyük hak ve emek ihlalleridir. Belirttiğimiz gibi, Kütahya’nın ve Türkiye’nin en büyük, en köklü markalarında örgütlü bulunan sendikamız 2018 yılında uzun mücadeleler sonunda Altın Çini iş yerinde örgütlenmesini tamamlayarak yetki almıştır. İşveren tarafı bunu engellemek için türlü yollara başvurmuştur. Kötü niyetli tutumunu sürdüren işveren tarafı imzalanan toplu sözleşmeyi uygulamada sorunlar çıkartmış, kurduğu kölelik düzenini sürdürmekte ısrarcı olmuştur. Bu süreçlerde iş yerinde çalışan emekçilere sürekli baskı ve mobbing uygulamış, anayasal hak olan sendika üyeliğinden istifaya zorlamıştır.

“İŞVERENİMİZ ACIMASIZCA OCAK SÖNDÜRME YOLUNU SEÇMİŞTİR”

En sonunda, Geçtiğimiz günlerde 17 yılını bu fabrikaya adamış iş yeri sendika temsilcisini tamamen sendikal sebeplerden ötürü işinden çıkarmıştır. Bu da yetmediği gibi 25 yılını bu iş yerine vermiş bir emekçi olan sendika temsilcimizin eşini de işten çıkartarak insana, emeğe, aileye olan tavrını ortaya koymuştur. Bizler, iş yerimizin bacası tütsün, kalitemiz yükselsin, üretimimiz çoğalsın, satışımız, ihracatımız artsın diye canla başla çalışırken, bu bacayı tüttürürken, İşverenimiz acımasızca ocak söndürme yolunu seçmiştir. İşverenin bu yaptıklarını emek, alın teri ve insanlık adına kınıyoruz.  Temsil ettiğimiz işçi kardeşlerimizin alın terinin gasp edilmesine Sendika olarak seyirci kalmayacağız. Haklarını aramaları konusunda bağımsız Türk mahkemeleri önünde ve her türlü demokratik yolla sonuna kadar destek vereceğimizi, bu anlamda hukuken yapılanların kimsenin yanına kar kalmayacağını açıkça belirtiyoruz. Türkiye Çimse-İş Sendikası Üyesinin, Temsilcisinin ve Ailelerinin yanındadır. 30 bine yakın üyesiyle büyük bir ailedir. Anayasadan aldığı güçle hareket eder. Arkasında 1 milyonluk Türk-İş vardır. Haktan adaletten milletten yana tavır alır. Örgütlü bulunduğu yerlerde öncelikle huzur ve iş barışını tesis eder, sonra kalite ve üretimin sürekliliğini hedefler bunun sonucunda da hak ettiği karşılığı ister. Aynı zamanda, iş yerleri arasında haksız rekabeti önlemek için örgütlenme yolunu seçer. Sektörlerde oluşturduğu standartlarla oluşacak haksızlıkları engeller.

“İŞVERENİMİZ EKMEĞİMİZE KAN DOĞRAMAKTA”

Hem Kütahya’mızda hem de ülkenin dört bir tarafındaki örgütlü iş yerlerimiz bunun en güzel örnekleridir. Biz Altın Çini iş yerimizin daha çok üretmesi daha çok kazanması için var gücümüzle çalışmak için buradayız. Fakat ne yazık ki, işverenimiz ekmeğimize kan doğramakta, tüten ocaklarımızı söndürmekte ısrarını sürdürüyor. Bunun yanında, sendikasızlaştırarak, işçi maliyetlerini daha da aşağı düşürerek sektöründe haksız bir rekabet elde etmek istiyor. Ekonomik dalgalanmaların tüm kesimleri etkilediği, Enflasyon oranlarının zirve yaptığı, Mevcut ücretlerin günümüz şartlarında eriyip gittiği bir dönemde bunlar yaşanmakta, emek ve alın terimiz hiçe sayılmaktadır. Önümüzdeki yıl itibariyle imzalanacak olan toplu sözleşme için de Altın Çini işverenimiz şimdiden köprüleri atmış, kurduğu köle sistemini sürdürme düşüncesine girmiştir. Hem kamu hem de özel sektörde yapılan ücret zamları, imzalanan sözleşme rakamları ortadayken Sayın Cumhurbaşkanımızın işçi çıkartmayın uyarılarına rağmen Altın Çini işçisi neye mahkûm edilmek istenmekte bu da açık şekilde görünmektedir. Biz, emekçiler olarak kimsenin kölesi değiliz. Gece gündüz, yaz kış demeden iş yerimiz için çalıştık. Pandemi döneminde sokağa çıkma yasaklarında herkes evinde otururken biz çalıştık. Ürettik ve kazandırdık. Şimdi tüm bunların karşılığında; Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Adaletli bir paylaşım, hakça bir düzen istiyoruz. İş yerimizde barış, evlerimizde huzur istiyoruz. Yaşanan bu gelişmeleri başta Kütahya olmak üzere tüm ülke kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz. İşverenlerimizi masada diyaloğa davet ediyoruz. Anayasadan aldığımız tüm gücümüzü ve potansiyelimiz olan kuvvetimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyoruz”. YASİN PEHLİVANGİL

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu