“VATANDAŞ DA ECZACI DA YALNIZ BIRAKILIYOR”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kütahya Eczacı Odası Başkanı Cahit Ceylan, uygulanan yanlış fiyat ve ilaç politikalarının sonucunda vatandaşın ve eczacıların zor durumda olduğunu belirtti.  Bu yanlış politikaların vatandaşı ilaçtan, eczacıları mesleklerinden ayrı düşürdüğünü ifade eden Ceylan büyük eczacı mitinginin bu yüzden düzenlendiğini, hiçbir siyasi amaç gütmediğini dile getirdi.

Daha önce 16 Ekim’de düzenlenmesi planlanan büyük eczacı mitingi Amasra’da yaşanan maden faciasından dolayı 27 Kasım tarihine ertelendi. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Kütahya Eczacılar odası başkanı Cahit Ceylan büyük mitingi, “16 Ekim’de yapacağımız büyük eczacı mitingini 2 gün önce Amasra’da yaşanan maden faciasından dolayı ertelemek durumunda kalıdk çünkü ülke o dönemde büyük bir yas içerisindeyken bizim miting düzenlememiz doğru bir hareket olmayacaktı. Mitingimizi 27 Kasım’a erteledik. 27 Kasım’da inşallah 50 bin civarı eczacı ve teknisyenlerimizle beraber Ankara’da mitingimizi düzenleyeceğiz. Tabi mitingi düzenlerken ne için miting düzenliyor eczacılar, mitinge gitme sebepleri neler bunlar çok önemli.” Cümleleriyle anlatırken eczacıları mitinge götüren sebepleri, vatandaşın yanlış politikalardan dolayı ilaçlarını alamamasının detaylarını gazetemize yorumladı.

“İLAÇLARIMIZ SINIRLI GELİYOR”

“Bizim en büyük miting düzenleme sebebimiz yaklaşık iki yıldır eczacılar olarak ilaçları depolardan arayarak, yani ilacın peşine düşerek buluyoruz. Depolarda ilaçlarımıza bir kutu iki kutu yani sınırlı sayıda ulaşabiliyoruz. Dolayısıyla ilaçları vatandaşlarımıza istediği gibi ulaştıramıyoruz, ilaçları tamamlayamıyoruz. Bunun yanında yaklaşık 6 aydır yeni yapılan düzenlemeden dolayı reçete başına ilaç fiyat farkları çok aşırı artmış durumda. Vatandaşlar reçetelerdeki ilaçları önce istiyorlar, sonra fiyatından ilaçların birçoğundan vazgeçiyorlar. Alabilecekleri kadar ilaçları alıyorlar. Dolayısıyla tedavilerini tamamlayamıyorlar.”

“HASTALAR ŞEHİR ŞEHİR GEZİP İLAÇ ARIYOR”

“Bu konuda ki diğer bir sıkıntımız bunun bize yansıması oluyor. Vatandaş ile eczacı devletin ilaç politikalarından ve SGK’ nın fiyat politikalarından dolayı karşı karşıya kalıyor. Biz bunların hepsini vatandaşa açıklamak zorunda kalıyoruz. Bizle alakası olmayan tutarlardan dolayı. En acısı da bazı ilaçlar var ki alternatifi yok. Kanser ilaçları tüp bebek ilaçları ve diğer hormonel ilaçların birçoğu şu an da eczanelerimizde mevcut değil. Gelen hastalar bu ilacı kullanmak zorunda olan hastalar tek tek, eczane eczane, hatta şehir şehir gezmeye başlıyor. Bu bizi maalesef çok üzüyor.”

“SONUÇLARIN ANA KAYNAĞI İLAÇ FİYAT KARARNAMESİ”

“Bütün bu saydığım üç tane problemin ana kaynağına indiğimiz zaman karşımıza sağlık Sağlık Bakanlığının 2009 yılında çıkarttığı ilaç fiyat kararnamesi çıkıyor. İlaç fiyat kararnamesinin euro kuru belli politikalardan dolayı şu an da 8 buçuk civarına sabitlenmiş durumda. Dolayısıyla ithal edilen ilaçlar euro kurundaki farklılıktan dolayı ülkeye getirilmiyor. Akıllı ilaçların büyük bir bölümü Türkiye’ye giriş yapamıyor. Yeni teknolojiler üzerine çıkartılmış ilaçların hastalıkları tedavi edici ilaçların birçoğu ülkemize giriş yapamıyor. Burada Sağlık Bakanlığımız nasıl bir politika uyguluyor? Biz Avrupa’nın en ucuz ilaç fiyatlarının yer aldığı ülkesiyiz. Dolayısıyla firmalar buraya gelirken Sağlık Bakanlığının sıkı fiyat politikalarından dolayı ilaçlarını Türkiye pazarına sokmuyor. Maalesef şununla da karşılaşıyoruz. Bazı tüccar diyebileceğimiz insanlar eczanelerden ilaç toplayarak gayri resmi yollarla ilaçları dışarı çıkartarak satmaya çalışıyor. Biz eczacılar bunlarla mücadele ediyoruz. 2009 çıkartılan ilaç fiyat kararnamesinde eczacının karlılık baremleri belirleniyor ve bu baremleri yaklaşık 14 yıldır herhangi bir iyileştirme yapılmıyor.”

“HER YIL ENFLASYON ORANINDA YENİLENME MADDESİ İSTİYORUZ”

“Bizim en büyük isteğimiz bu baremlerin -her yıl enflasyon oranında mı olur, memurlara yapılan zam oranlarında mı olur-  her yıl yenilenmesi. Kaç kat artırıldığı bizi şu an ilgilendirmiyor. Çünkü artık anladık ki bu ortamda devletimiz istediği kadar kademeleri artırsın biz seneye aynı konuları tekrardan konuşur halde bulacağız. Bunu önümüzden kaldırmamız için bu baremlerin her yıl enflasyon oranında yenilenir maddesinin oraya koyulması lazım ki bu da haklı bir talep. Enflasyon üstünde bir şeyler istemiyoruz. Kendimizi ve eczane ekonomimizi koruyabilmek adına bunun oraya konmasını istiyoruz. Eczane ekonomilerinde zorluklar yaşıyoruz çünkü her iki eczanemizden biri ekonomisini sürdüremez halde. Bankalarda krediyle sürdürülebilir halde ama şu an da bankalar kredi vermez durumdalar. Çünkü ne kadar faiz düşse de bankalara yansıyan bir durum yok. Zaten bankalar durumu kötü olan insanlara kredi vermiyorlar, durumu iyi olan insanlar da zaten bankadan kredi istemezler. Dolayısıyla eczanelerimiz şu an da ekonomik olarak giderleriyle personel masraflarını ödeyemez durumdalar. Depoların çekleri ve senetlerinin geldiği zaman dışarıdan sosyal güvenlik kurumunun aldığı paranın üstüne para koyarak ödemek zorundalar ve o parayı da bir yerden bulması lazım.”

“İŞSİZ BİR ECZACI ORDUSU ARKAMIZDAN GELİYOR”

Bizim şu an da 60’a yakın Eczacı Fakültemiz var. Bu 60 tane fakültenin sadece 15 tanesi akreditasyon almış durumda. Diğerlerinin yeterli öğretim kadrosu maalesef yok. Bilinçsizce ve hesapsızca açılan bu fakültelerden dolayı her sene 3500 civarında eczacımız mezun oluyor ama kamuya her sene 300-400 civarında eczacı alınıyor. Özel sektöre çok sınırlı sayıda eczacı alınıyor ve eczane açma ekonomisi çok yüklü olduğu için şu an da bunlar eczane açamıyorlar. İşsiz bir eczacı ordusu arkamızdan geliyor. Biz istiyoruz ki bu fakülteler yanlış politika sonucunda açıldı. En azından artık açmayın. İnsanlar işsiz kalmasın. Ama bu çağrımızı da duyuramıyoruz.

“KAMUDA ÇALIŞAN ECZACILAR İÇİN İYİLEŞTİRME İSTİYORUZ”

“Kamuda çalışan meslektaşlarımız var, hastanede çalışan meslektaşlarımız var. Devlet bünyesinde çalışan meslektaşlarımız var. Bu meslektaşlarımız hakları itibariyle sağlık personeli olarak görülmüyor ve bir hak kaybına uğramış durumdalar. Ciddi bir hak kaybına ve görmezden gelinmeye maruz durumdalar. Özellikle kamuda çalışan meslektaşlarımızın durumunun iyileştirilmesini istiyoruz çünkü kamuda çalışlan arkadaşlarımız orada en kritik görevlerde çalışıyorlar ve ilaç zimmetleriyle çalışıyorlar.”

“MESLEK HAKKI İSTİYORUZ”

Diğer bir talebimizde ana başlıklardan biri olarak ; Eczacılar ne ticaretçi ne de sağlıkçı gibi görülüyor devlet tarafından. Dolayısıyla birinci basamak sağlık kuruluşu olmamız itibariyle biz şunu söylüyoruz; Biz sağlıkçıyıyız. Bizim işimiz vatandaşımıza ilaç danışmanlığı yapmak, mesleki bilgilerimizi paylaşmak. Ama Kurumun aşırı vatandaşa ilacın ulaşımını engelleyen politikalardan  dolayı prosedüre ve sosyal kurumunun yanlış ilaç politikalarından dolayı boğulmuş durumdayız. Bizim bundan çıkmamız ve mesleğimizin gereğini yapmamız lazım. Bizim vatandaşımıza birebir ilacımızı anlatmamız lazım sağlık danışmanlığı yapmamız lazım. Bizim işimizi yapmamız lazım. Biz meslek hakkı istiyoruz. Bunlardan dolayı şu ana kadar uzun yapılan görüşmelerden dolayı hala bir netice elde edilmemesinden dolayı miting yaparak sesimizi duyurmak istiyoruz. Çünkü sesimizin gerekli yerlere gitmediğini ya da yanlış gittiğini düşünüyoruz. Sesimizin oralarda yanlış algılandığını düşünüyoruz. Bizim bir an önce bunları çözüme kavuşturabilmesi için miting düzenlememiz lazım. Bu mitingin hiçbir siyasi amacı yok. Eczacılar için problemleri haykırma yeri olarak algılanmasını istiyoruz.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
“VATANDAŞ DA ECZACI DA YALNIZ BIRAKILIYOR”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin