KAPININ ARDINDA KALAN

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zaman akıp giderken ona inat geçmeyen dakikalar ve yarım kalan anıların  içinde yaşıyoruz. Hayatımız boyunca en büyük bekleyişlerin yolu anılarının içinde yerini alır. Kapılar her zaman güzelliğe açılmaz önümüze çiçekten bahçeler dolandırmaz.  Geri gelmeyecek vedaların sonrasında kapanan kapılar vardır. Ardınızda kalan büyük bekleyiş ya da yarım bıraktığınız kocaman bir elveda hikâyeleri… Hayatımız, bir kapıdan geçmek ile başlar ve yine bir kapıdan geçmek ile sona erer. Silsile halinde, bir kapının açıldığı yerden, diğer bir kapıya ulaşarak ve mütemadi bir sır ile önümüze çıkan her kapının eşiğini adımlayarak yaşarız.

İnsanın içine açılan kapıya ne demeli… Ya da sevgiliye açık bırakılana… El kapısına… Yağlı kapıya… Zarın gelişine kalmış kapıya… Mevla’nın açtığı kapıya… Çaresizce aranan kapıya… Kapı ağzı konuşmalara… Kapı komşulara… Açılmayan duvar kapıya…

Ya çat kapı gelmeler… Kapı dinlemeler… Kapı arkaları…

Ya her zaman açık olan baba kapısı… Dış kapının mandalı… Kapı gibi… Kapı dışarı… Kapı ağası, Kapı baca açık… Kapı vizesi… Açık kapı politikası… Ya dört kapı kırk mekân… Barış Manço’nun dizeleri mırıldanırken aklıma gelen sözleri dile getirmek isterim: Dört Kapı olarak bahsedilen ”İnsanı kâmil” Bektaşilikte daha çok geçer. Bektâşî inancında Dört Kapı Kırk Makam tarikat mensubunun geçeceği maddî ve manevi aşamalardır. Hacı Bektaş Velî, Makâlât adlı eserinde tarikatının öğretisini bu şekilde düzenlemiştir. İnsanı insan katına çıkaran makamlardır ve bunlar şeriat, tarikat, marifet ve hakikattir. Bunların her biri de 10’ar bölümden oluşmaktadır. Toplamı Kırk Makamdır. Ahmet Yesevî de, tarikatının erkânını Kırk Makam esasına göre tanzim etmiş ilk Türk sûfîsidir. Dört Kapı aynı zamanda evrenin yaratılışındaki dört unsur olan ateş, hava, su, toprak ile de simgelenmiştir. Buna göre Hz. Muhammet’in sözü şeriat, fiili tarikat, hali marifet ve sırrı da hakikattir. Bektaşilere göre dört kapının yorumu budur.

Tasavvufta dört mertebe vardır. İnsan olma makamına erişmek şeriat ,tarikat, marifet ve hakikat  basamaklarını çıkararak elde eder. Sanatçının, “Dört Kapı” adlı eserinde, bu dört mertebeyi kastettiğini şu dörtlükten anlayabiliriz: Rızık (şükür), iktisat(kaanat), ilim( alim), vefa(sadakat) bunlar bilinmezse şarkılar kuru sözden ibaret olarak dinlenir. Bilinirseniz, özünü anlayarak ve sözler kalbinize işleyerek dinlenir ki, bu da Barış Manço’nun şarkılarını kıymetli olduğunu unutturmaz. Görünen her şeyin gerisinde daha engin bir şey vardır; Her şey, kendinden başka bir şeye açılan bir yol, bir kapı, bir pencereden başka bir şey değildir.

KAPININ ARDINDA KALAN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin