Gülizar Horoz
  • 24 Yazı
  • 3 Yorum

SEVGİ KÖPRÜSÜ KURUYORUZ

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün sizlerle tarihi bir yolculuk yapalım. Kadınların geçmişten günümüze izler bırakan başarılarından bahsetmek isterim, farklı coğrafyalarda var olmuş kadın figürlerini ele alalım; Ahmet Levent Zeybek röportajıyla huzurlarınızdayım.  Kadınlar, toplumda belirli kimlik kazanmamızda büyük destekçi olurlar. Bir uygarlığın seviyesi kadın belirler.  Kadının oluşturduğu zanaat eserlerini görebilmek adına sizler için tarihi bilgileri ele alalım.

Ahmet Levent Zeybek kimdir,  kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ahmet Levent Zeybek Arkeolog, Nümerolog, iyi bir okur,  biraz yazar, annesi ana tanrıça Kybele’ye tapan bir evlat, dostları zengin, doğa aşığı ve çok yönlü bir ruh varlığıdır.

Araştırmacı Arkeolog Ahmet Zeybek olarak geçmişten günümüze kadın olgusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaşam döngüsünde en büyük mihenk taşıdır.  En kalıcı izi bırakır, geçmişten günümüze Neolitik Dönemlerde idol ve figürin olarak görmekteyiz. Anadolu ilk büyük imparatorluk kuran Hititlerde Arinna ( Güneş tanrıçası) ve Hepat( annelerin kraliçesi) olarak bilinir. Bu dönemle beraber kadın olarak Hitit yasalarında kadın miras hakkına, ticaret hakkına,  esnaflık yapma hakkına sahiptir.  Kadın eski dönemlerden günümüze geri planda değil, erkeklerle yanyana yürümeyi başarmıştır.  Frigler’de toplumu yöneten ve yönlendiren yukarıdan izleyen, denetleyen ve ana tanrıça Kibele olarak kadın karşımıza çıkmaktadır.

Kadın’ın toplumdaki yerini ve yaşamın içinde hangi alanlarda görmek istersiniz?

Kadın toplumdaki yeri aileyi kurmak ile başlar.  Kadın aile bireylerini dokuma tezgâhında bir kilim ya da halı dokur gibi işleyerek; hazırlar ve kadın kendi gölgesinde gücünü var eder. Toplumda iz bırakmak ister. Kadın toplumu dizayn eder.

Anadolu’da kadın olma olgusu sizce nedir?

Kendini var etmekle kalmayıp senden sonra gelecek olan yaratımından dolayı Anadolu kadını bilgedir, bilge olduğu kadar savaşçıdır ve bütün dünyaya edebiyatından, mimarisine,  sanatına kadar Anadolu kadını mührünü vurmuştur. Günümüzde kullandığımız çatılar üçgendir.  Üçgen olmasının nedeni Anadolu’daki kadın figüründen gelmektedir.  Toplumda bütün güce sahip olup onu geniş çerçeveden görebilmeyi gerektirir. Çünkü kadın bereket ve adalet timsalidir.

Kadınların güçlü olmasındaki faktör nedir?

Büyük tabloyu görüp detaycı bir ruh varlığı olmalarıdır, ayrıca vicdan, muhakeme, adalet terazilerinin çok güçlü olmalarıdır. Çünkü kadın dediğimiz varlık detayları ile giz de kalmış, sırda kalmıştır her şeyi görüp koskoca dünyalar yaratabilir. Kadını güçlü kılan duygu ve mantığını birleştirip o süzgeçten geçirerek hareket etmesidir.

Tarihte bilinen kadınların yapmış olduğu tarihi bir yapı var mıdır?

Bir değil birçok tarihi yapı vardır. Öncelikle arkelojik verilerle konuşuyorum; Diyarbakır Çayeli Sepet Evleri olarak nitelelendirelen yapılar kadınlar tarafından yapılmıştır. Aynı zamanda Anadolu’da değil. Dünya’nın her yerinde kadın ince bir ruhu temsil eder. Ciddi bir öneme sahiptir. Amerikalıların yerli halklarından birçoğunun evleri de kadınlar tarafından yapılmıştır. Türk Otağ çadırlarında ilk zamanlarda yurt olarak bilinir. Daire planlı ve kubbeli taşınabilir evler kadınlar tarafından yapılmıştır. Bunlar bize gösteriyor ki: Kadınlar sadece toplumda varlıkları ile değil, fikirleriyle bir şey yaratıp mimari olarak yaşam döngüsünü sağlamak.  Toplumda var olan aile hayatlarını kurtarmak için kendi sanatsal güçlerini de mimariye yansıtıp binalar yapmışlar. Günümüz binalarının temellerini oluşturmuşlar. Hatta yakın dönem de atalarımız Anadolu Selçuklu Dönemi çok kıymetlidir. Kayseri ‘de Mahbiri Hatun Onat külliyesi, Gevher Nesibe Hatun Şifacılıkla çok önemlidir. Su sesi ile ciddi bir şifa kaynağı olmuşlardır.  Eskişehir’de Seyitgazi Külliyesi, Raziye Devlet Hatun Konya’nın Kadınhanı ilçesini yaptırmıştır. İbni Batuta seyahatnamesinde Selçuklu ülkesi ile ilgili erkeklerin kadınlarına ne kadar ilgili ve nezaketli olduğunu onların hanımlarına suya kadar erkeklerin verdiğini ifade etmiştir.

Cinsiyetler arasında eşitliğin doğru olması adına ilk adım sizce ne olmalı?

Kadın erkekten üstündür, neden üstündür? Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk şöyle dile getirmiştir; “Dünya yüzünde gördüğünüz her şey kadının eseridir”. Erkeği var eden bir kadın olduğu için “kadın ile erkek eşittir” cümlesini doğru bulmuyorum. Kadın erkekten hem cismaniyet hemde ruh olarak üstündür, çünkü erkeği aileyi akrabayı da toplumu yönlendiren kadındır. Kadın erkekten üstün olmasına rağmen ataerkil olarak kendini iddia edenler geçmişini tarihini atalarını biraz kurcalasınlar, ataları kadınlara ne gözle bakıyordu. Ataları ve toprakları için kadın neydi? Bunu biraz deşifre etsinler.  Tozlu raflardaki kitapları indirip belleklerine kazısınlar. Kadın ulu ve yüce bir varlıktır.

SEVGİ KÖPRÜSÜ KURUYORUZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin