kimin için “Sanat”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçen haftaki yazımda bahsettiğim üzere; sanatın neden ve kimin için yapıldığı-yapılması gerektiği, uzun süredir sanatseverlerin kafasını karıştırıyor. Dilerseniz önce kavramları inceleyelim:

İlk başlığımız olan “sanat için sanat“; sanatın herhangi bir sebep aranmadan, yalnızca sanat yapma ihtiyacını karşılamak üzere yapıldığı halidir. Şahsımca doğru bulduğum bu anlayış, sanatçıları bulundukları toplum üzerindeki sorumluluklarından uzaklaştıracak ve özgür kılacaktır.

İkinci başlık olan, “toplum için sanat” sloganı ile adımlar atan sanatçılar; sanatlarını topluma yansıtmak ve toplum üzerinde aydınlanmaya vesile olmak durumundadır. Sanatçılar toplumda önemli bir yere sahip oldukları için, öğretmenlik görevi üstlenecek ve ulaştıkları yüksek medeniyet seviyesi ile yol gösterici kimliğe sahip olacaktır. Toplumun yüceltilmesi muhakkak ki çok önemlidir. Sanatçılar, ürettikleri eserler ile toplumun sorunları ve ihtiyaçları üzerinde farkındalık sağlayabilir. Peki ya sanatçı, bahsedilen “öğretici sorumluluğu”nu üstlenmeli midir?

Sanatçıların tamamı “sanat için sanat” dese bile, toplum sanatın ne olduğunu öğrenecektir. Sanatçıları büyütüp-yetiştiren, toplumun kendisidir. Eninde sonunda toplum, sanatçıları anlayacaktır. Dolayısıyla sanatçının asıl görevi, öğretmenlik değil, kendi sanatını en iyi şekilde yapmak olmalıdır.

Sanat için sanat düşüncesi ile hareket eden sanatçı, toplum için sanat düşüncesinin aksine, en iyi sanata ulaşmak üzere potansiyelini zorlar. Pek çok zaman toplum, sanatçıyı anlayacak seviyede olmayacaktır. Aslında bu durum yalnızca sanat camiasında geçerli değildir; bilimsel araştırmalar üzerine çalışan bir matematik profesörünün, “toplum için matematik” dediğini ve ilkokul öğrencilerine öğretmenlik yapmak üzere mesleğine devam ettiğini düşünelim. Alanı üzerine bilimsel araştırmalar yapan profesör, aldığı kararın ardından ilkokul öğrencilerine temel matematik kavramlarını anlatacaktır. Kendi dünyasında, çalışmaları ile baş başa kalması gereken profesör, bu kararın ardından ilkokul öğrencisi gibi düşünmeli, onların seviyesine inmelidir. Çok daha zor işlerin üstesinden gelebilecek olan profesörün, ilkokul öğrencilerini eğitmesini beklemek, onun potansiyeli için hayal kırıklığı olmaz mıydı?

Bir başka örnek ise Van Gogh üzerinden verilebilir. Hayatı boyunca yalnızca tek bir tablosu satılan ressamın ölümünden kısa bir süre sonra ne kadar kıymetli bir sanatçı olduğu anlaşılmış. Van Gogh hayattayken dönemin sanat akımlarına uygun eserler vermediği için fark edilememiş olsa da, bugün onu tarihin en büyük ressamlarından biri olarak anmaktayız. Sanatı sanat için, içinden geldiği şekilde yapan Van Gogh bizlere göstermiştir ki; önemli olan bağımsız ve özgür şekilde sanat yapmaktır. Eğer Van Gogh, toplumun anlayabileceği şekilde eserler verseydi, onun eşsiz sanatını asla göremezdik. Sanat tarihine ismini yazdırmak yerine herhangi bir sanatçıya dönüşür, kaybolur giderdi. Van Gogh, toplum için sanat için yapsaydı, toplumun anlayabileceği şekilde eserler vermesi gerekirdi ve onun eşsiz eseri “Yıldızlı Gece” hiç var olmazdı…

Sanatçılar özgür olmalıdır ve sanat, sanat için yapılmalıdır.

kimin için “Sanat”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 4 ay önce

    Harika bir yazı emeğinize sağlık

    Cevapla
  2. 4 ay önce

    Çoğu görüşe katılıyorum ancak “sanat için sanat” günümüzde bazen öyle bir noktaya geliyor ki sadece sanatçının estetik algısından başka bir şey ortaya çıkmıyor. Yani anlamlandırılması yahut bir bakış açısı getirilmesi mümkün olmayan “modern sanat” adı altında lanse edilen şeylerin gerçekten bir sanat olup olmadığı da tartışmaya açıktır.

    Cevapla
    • YöneticiUzman 3 ay önce

      Doğru söylüyorsunuz, kimse modern sanatın sanat olduğunu kanıtlayamaz, ancak bu durum tam tersi için de geçerli değil midir?

      Cevapla
Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin