Nedir bu “Sanat”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merhaba Dumlupınar Gazetesi okurları!

 

Dilerseniz önce kendimden bahsedeyim; ben İbrahim Onur Eski, 3 Haziran 1998 tarihinde Kütahya’da dünyaya geldim. Sanata olan merakım çok küçük yaşlarda kendini göstermeye başlamıştı, çizgi film ve belgesel izlemekten çok hoşlanırdım. İzlediğim karakterlerin resimlerini çizmeye çalışır ve hayal dünyamda senaryolar kurardım. Benim için talihsiz sayılabilecek bir karar ile, ortaokulun ardından Sağlık Meslek Lisesine gittim. Zorlu geçen dört yılın ardından, lise eğitimimin devamı olacak şekilde Adnan Menderes Üniversitesi’nde önlisans okudum. Sağlık üzerine tahsilat yaparken, aradığım mutluluğu bulamadığımı farkettim ve hayallerimin peşinden koşmaya karar verdim. Aslında, gitmem gereken yer çok belliydi; şu anda, Güzel Sanatlar Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı bölümü, son sınıf öğrencisi olarak eğitim görmekteyim. Olmam gereken yerdeyim…

 

Köşe yazılarıma gelecek olursak; birbirlerinin devamı olacak şekilde yazmayı planladığım “Sanatın Serüveni” ile, kimi zaman felsefik sorular, kimi zaman bilimsel veriler, kimi zaman ise başımdan geçen olaylar ile karşınıza çıkacak ve genel sanat anlatımı üzerinde yazılar yazacağım. Yazılarım her hafta başka bir konuyu anlatacak olsa da, birbiriyle bağlantılı olacak ve bir bütün gibi değerlendirilebilecek. Ayrıca yazılarım; sanatsal kavramlardan, sanatın gelişiminden, sanat felsefesinden, ve toplum üzerindeki etkilerinden bahsedecek.

 

Sorumuza gelecek olursak; nedir bu Sanat? Her şeyden önce sanat net bir anlama sahip olmalı mıdır? Peki ya sanat değil de, herhangi bir kavram net bir anlama sahip olmalı mıdır?

 

Yüzyıllar boyunca insanlar sanatı kendilerini ifade etmek için bir aracı olarak kullanmış. İlk mağara resimleri, Göbeklitepe’de bulunan heykelcikler, Selçuklu mimarisi, Abidin’in mutluluk arayışı… Bu bağlamda sanat, bir ihtiyaç karşısında mı doğar? Tohumları bir neden olmaksızın atılmaz mı?

 

Peki ya sanatçı, bir ihtiyaç olmaksızın eser ortaya koyamaz mı? Zaten sanatçı kimdir ki? Sanatçı, bir topluluk tarafından sanatçı ilan edilmeden bu ünvanı kazanabilir mi? Birilerini sanatçı ilan edebilen toplum, bilgi birikimi sayesinde mi bu mertebeye ulaşır veya bu durum bir hissiyattan mi ibarettir? Bilgi ve hissiyat ölçülemez kavramlar olduğuna göre, buradaki anahtar kelime “toplum” mudur?

 

Cevaplar dönemsel ve toplumsal olarak değişebilir. Belki de bu soruların cevabını asla bulamayacağız. Emin olduğum şey ise sanat felsefesinin her gün yeni sorular ile karşımıza çıkacağı. Sanat, gizemiyle büyümeye ve yenilenmeye devam edecek.

Nedir bu “Sanat”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 5 ay önce

    Harikasin yeğenim basarilarinin devamini dilerim, allah yar ve yardimcin olsun

    Cevapla
Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin