EN GÜÇLÜ TERAPİ İNSAN SEVGİSİDİR

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaşamın en güzel duygusu nedir diye sorsalar ben tereddütsüz sevgi derim. Aileni sevmek, çocuğunu sevmek, doğayı sevmek, işini sevmek, hayvanları sevmek, eşi dostu sevmek, kendini sevmek ve en önemlisi sevmeyi sevmek… Bir insan sevmeyi severse her şeye kıymet verir ve yaşamını güzelleştirir. Klişe olacak belki ama huzurlu yaşamın sırrı sevmekten geçiyor. Her sabah uyandığında sevildiğini hissettiğin kişilerle güne başlamak, etrafında sevdiğin insanların olması, senin bir parçan olan yavrunun seni gördüğü zaman gözlerinin içinin gülmesi ve senin her şeyden çok o parçanı seviyor olman sahip olunacak ne güzel bir duygu. Günlük hayatın koşuşturması içerisinde bu duygumuzun üzerinde durup düşünemiyoruz, sevginin gücünü tam olarak farkına varamıyoruz. Oysaki sevgiyi içimizden geldiği gibi yaşasak, kendimizi biraz özgür bırakıp sahip olduklarımıza odaklansak, sevgi dolu ortamlar yaratsak her şey daha güzel olmaz mı? Sevgi doğuştan gelen bir duygudur. Ancak nasıl sevileceği, sevginin nasıl gösterileceği kültürel olarak aktarılır. “Sever ama sevdiğini gösteremez”, “Biz babamızın yanında kendi çocuklarımızı kucağımıza alamazdık, ayıp karşılanırdı.” Gibi davranış tanımlamaları sevginin gösterilesi ile kültür arasındaki ilişkiyle açıklanabilir. Sevgi duyulmalı ve paylaşılmalıdır. Aile sevgi temelinde buluşmalıdır, anne-baba-çocuk üçgeni, sevgi temeline dayanmalıdır. Özdeşim modeli olan anne baba bilmelidir ki, çocuğa nasıl bir davranış türü uygularsa, benzer davranışı da onda görecektir (Yavuzer, 1996). Çocuklarımız her davranışımızı örnek aldığı gibi sevgiyi yaşama, gösterme şeklimizi de örnek almaktadır. Yani çocuk aldığını vermektedir. Onlara çok sevildiklerini hissettirirsek yaşamlarını kolaylaştırırız, çünkü sevgi çocuklar için ekmek su gibi bir ihtiyaçtır. Şair Cahit Külebi’nin dediği gibi;
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin
Ev ister, ekmek ister
Öpülmek okşanmak ister
Her çocuğun içinde, sevgiyle doldurulması gereken bir ‘duygu deposu’ vardır. Çocuk gerçekten sevildiğinde, doğal ve olması gerektiği gibi gelişir. Sevgi deposu boş kaldığında, çocuk yanlış davranışlara yönelir. Çocukların yaramazlıkları genellikle bu sevgi deposundaki boşluktan kaynaklanır (Chapman, 2003). Sevgi deposunun doldurulabilmesi için de çocuğumuza sık sık sarılmak, sevgi diliyle konuşmak ve her koşulda onu çok sevdiğimizi hissettirmek gerekiyor diye düşünüyorum. Sarılmak sevgimizi göstermenin en güzel yollardan biridir. Yapılan araştırmalar birbirini seven iki insanın 20 saniye boyunca sarılmasının insan bedenine olumlu birçok etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Yani çocuğumuza sarıldığımızda bundan bizler de olumlu etkileniyoruz. Yine yapılan araştırmalara göre sık sık kucaklanan çocuklar, diğerlerine oranla duygusal açıdan daha iyi gelişir. O yüzden fırsat varken, onlar yanı başımızdayken bol bol sarılıp onların sağlıklı gelişimlerini destekleyelim. Çünkü sevgiyle büyüyen çocuklar fark yaratır, kendisiyle barışık olur, çevresine ışık tutar. Daha önce çalıştığım bir okulda öğrencimle yaptığım bir görüşme de annesinin kendisine ve kardeşlerine hiç sarılmadığını öğrendiğimde çok üzülüp annesini okula çağırmıştım. Anne ile olan görüşmem beni daha da üzdü. Anne çocuklarına sarılmadığını ama bunu istese de yapamadığını ifade etmişti. “Sarılamıyorum hocam neden bilmiyorum ama biz böyle gördük galiba ondan” diye kendini açıklamıştı. Sevgiden mahrum kalan çocuklar yetişkin olduklarında katı, hırçın bir kişilik yapısına sahip olurlar. Böyle bir insanın dünyasında sıcak annelik duygularının bulunması güçtür. Yapılan araştırmalar ilgi ve sevginin yetersiz olduğu ortamlarda yetişen ve istismar edilen bireylerin anne baba olduklarında çocuklarına benzer şekilde davrandıklarını yeterli bir ilgi ve sevgi göstermediklerini ortaya koymuştur (Mızrakçı, 1994).
Sevgisiz büyüyen çocuklar da ileride birçok psikolojik problemler ortaya çıkmaktadır. Başkalarına zarar verebildiği gibi kendisine de zarar verebilmektedir. Geçenlerde karşıma çıkan bir haber herkes gibi beni de fazlasıyla üzdü; intihar eden genç bir kızın üzerinden çıkan not çok şey anlatıyor. ‘Beni sevmeniz için her şeyi yaptım.’ Haberi okuyunca insanın tüyleri diken diken oluyor. Bu çocuğu bu noktaya sürükleyen neydi? Hiç mi sevilmedi ya da sevildiği hissettirilmedi mi? Oysa ki sevgi, beynimizi besleyen oksijen gibidir. Ona her an herkes ihtiyaç duyar. Nasıl ki bir kimsenin başkasının canına kastetmeye hakkı yoksa başka insanları da sevgiden mahrum bırakmaya hakkı yoktur. Oksijensiz kalan birinin biyolojik ölümü gerçekleşirken, sevgisizlik ise ruhen öldürür. Ruhen ölen bir kimsenin kendisine dahi faydası olmaz, dolayısıyla insan haklarına tecavüz etmek, insanı sevgiden mahrum etmekle başlar (Ergen, 2006).
Bir anne olarak insan yetiştirmenin zorluğunu ben de biliyorum. Bazen gerçekten çok zorlandığımı hissediyorum ancak sevgimi olabildiğince çok göstermeye çalışıyorum. Elbette hiç birimiz mükemmel anne-baba değiliz. İstemeden bazen yanlış tepkiler verebiliyoruz ama önemli olan telafi edebilmek. Yanlış bir tepki verdiğimi fark ettiğimde özür dileyip sıkıca sarılıyorum. Bunun bebeğimin üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu, sevginin telafi gücü olduğunu biliyorum. Doğan Cüceloğlu hocamızın dediği gibi çocukların küçük insan olduğunu bilip birer şahsiyet olduğunun bilincine varalım. Sevgi tüm çocukların hak ettiği bir duygu; onları bu duygudan mahrum bırakmayalım. Yaptığımız hataları, yol açtığımız travmaları sevgimizle telafi edebileceğimizin farkına varalım. Dünyaca ünlü çocuk psikiyatristi Dr. Bruce Perry ‘Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’ kitabında travmalara maruz kalan çocukların yaşadıklarından ve iyileşme sürecinden bahsetmiş. Bu kitabı okurken dikkatimi çeken ve okurken altını kocaman kocaman çizdiğim şu cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum: Unutmayalım ki en güçlü terapi insan sevgisidir.

Ayşe AKBULUT
Psikolojik Danışman/ Rehber Öğretmen

 

 

EN GÜÇLÜ TERAPİ İNSAN SEVGİSİDİR

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin