ERGEN ROMANTİZMİ

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Romantik bir ilişkiyi başlatmak, devam ettirmek ve sonlandırmak… Yetişkinlerin bile kolay kolay başaramadığını, insan yaşamının en şaşaalı evresinden geçen ergenlik dönemindeki bir birey nasıl başaracak?

Henüz yetişkin bir birey olma yolunda emeklemeye bile başlamamışken, kimlik karmaşası başına bela olmuşken, gelecek kaygısı etrafında dört dönerken ve tüm bunlar olduğu sırada ailesi tarafından anlaşılamayan bu zor durumdaki genç; destek kaynakları olan yakın arkadaş ilişkileri ve romantik ilişkilerinde nasıl bir yol izleyecek? Olası krizlerin üstesinden nasıl gelecek?

Araştırmalar ergenlik dönemindeki bireylerin ilgilerinin, anne ve babalarından arkadaşlarına yöneldiğini göstermektedir. Arkadaşları onlar için birer “kadim” dost, güvenilir liman, beraber ağlayıp beraber gülecekleri ve her şeylerini paylaşacakları kişiler haline gelirler. Arkadaş grubunun yapısına göre değişmekle birlikte bu arkadaşların cinsiyetleri hiç fark etmez. Kız veya erkek cinsiyeti ne olursa olsun kadim ve güvenilir bir dost her şeye bedeldir. Hatta anne ve babaya bile…

Bu kadar önemli hale gelen ve anne-baba feda ettiren arkadaşlıkların içerisinde genç birey romantik olarak bazı hisler beslemeye başlar. Bu hisleri yaşadığı kişi her şeyini paylaştığı arkadaşı da olabilir; okulda, parkta, sosyal medyada gördüğü güzellik veya yakışıklılığa sahip dünyanın “en kusursuz” insanı da olabilir. Bu harikalık ve kusursuzluk ona göre tabi.

Onun için yepyeni bir histir bu aşk denen şey. Kalpler çarpar, hayaller kurulur, şarkılar dinlenir ve tabi ki o “kusursuz” varlıkla bir şekilde iletişim kurulur. Kurdukları iletişimde söylenen her söz önemlidir. Kutsal bir sırrı saklar gibi saklar hem bu sözleri hem de hala sıcaklığını koruyan aşkını…

Daha önce tadılmamış, kalbi pır pır ettiren sırrı saklamak zordur onun için. Hemen bu kutsal sırrı paylaşmak için arkadaşlarına başvurur. Çok azdır onların sayıları ya bir ya iki… Onlar, hem bu aşkı anlayacak hem ona cesaret verecek hem de akıl hocalığını yapacaklar. Âşık olunmuş, o garip duygu tadılmış, kalp çarpıntıları yaşanmış, hayaller kurulmuş, ilk temas sağlanmış ve hedef için kadim dostlardan oluşan küçük ama etkili bir ekip kurulmuştur.

Şansı yaver gider de karşı taraf aşkına cevap verirse dünyalar onun olacaktır. Dünyanın en mesut iki insanı okul çıkışlarında, kitaplardan dolayı aşağı sarkmış sırt çantalarıyla evlerinin yolunu tutacaklar. Kendi dünyalarında, hayallerinde sonsuza kadar yaşayacaklar, ta ki işler bir şekilde ters gidene kadar. Bazen de en başından şansı yaver gitmez kusursuz aşk çabuk biter. İki durumda da kara bulutlar henüz kendini bile tanıyamadan aşkı tanıyan genç ama duygusal arkadaşımızın peşini bırakmayacak.

Şimdiye kadar ki yazdıklarım büyük ihtimalle fazla romantik veya duygusal gelmiştir size. Bu şekilde yazmamın sebebi bir ergenin gözünden aşkı ve romantik ilişkiyi görmenizi sağlamak. Çünkü gelen ergen danışanlarımız tam da böyle tanımlıyorlar. Dolayısıyla biz de onları ve romantik ilişkilerini değerlendirirken bu duygu ve düşüncelere sahip olduklarını göz önünde bulundurmalıyız.

Ergenlik döneminde gençler duygularını yoğun olarak yaşarlar. Karşı cinsi tanımaya ve anlamaya çalışırlar. Yapılan araştırmalarda karşı cinsle olan duygusal yakınlığa bakış açısı, anne-babaların kültürel alt yapıları ve dünya görüşlerine göre farklılık göstermektedir. Pek çok ebeveyn geleneksel ve kültürel açıdan yaklaşarak sert tedbirler alabilmektedir. Fakat bu tepki duyguları yok saymak anlamına geldiği için genç ikna olmamakta, anne babayla zaten kırılgan olan ilişkiler zedelenmekte, bazen de evden kaçma gibi riskli davranışlarla sonuçlanabilmektedir. Önemli olan onu anlamaya çalışmaktır, neden böyle bir ilişki yaşama ihtiyacı hissettiği, hangi duyguların boşluğunu doldurmaya çalıştığı gibi soruların cevaplanması daha yararlı olacaktır.

Son söz olarak henüz çocukluktan yeni çıkmış, kim olduğunu ne yaptığını, neden yaptığını bilemeyen, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak büyük değişimler yaşayan genç yetişkin adayı bir bireyin romantik ilişkiler yaşaması, bu ilişkilerinde gelgitlerin olması, gözlerinde ilişkilerin bu kadar büyük ve duygusal olması son derece doğal ve normal karşılanmalı. Tabi ki tüm bunları tek bir yazıya sığdırmak tahmin edeceğiniz gibi mümkün değil. Bu yüzden bu yazımda genel bir çerçeve çizmeye çalıştım. Yazımı noktalarken bahsettiğim noktaların ergenleri anlamada okuyucuya az da olsa yol göstermesini ve eksik kalan noktaları başka bir yazıda tamamlamayı ümit ediyorum.

 

Harun DOĞAN

Psikolojik Danışman

ERGEN ROMANTİZMİ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin