NE ONLU, NE ONSUZ!

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği İl Temsilcisi Psikolojik Danışman Gökhan Uygun'un 2 Nisan tarihli köşe yazısı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çocuğum okuldan geldiği gibi bilgisayarın başına geçiyor, saatlerce hiç kalkmıyor. Bilgisayardan zorla ayırıyoruz, hoop bir bakmışız telefon elinde. Onu bırakıyor tableti alıyor. Elinden aldığımızda sinirleniyor, bağırıyor, kapıları çarpıyor… Öfkeli, huysuz bir çocuk oluyor. Hatta bizi ders çalışmamakla bile tehdit eder oldu. Zaten ders başarısı da iyice düştü.  Ne yapacağımızı şaşırdık…

Bu tür diyaloglar tanıdık geldi mi? O halde bu yazı sizler için. Evinizde teknoloji bağımlısı birey olabilir. Hocam; “Teknolojinin bağımlısı mı olur?” dediğinizi duyar gibiyim. Oluyor maalesef, hatta bu yüzden hastanelerde yatarak tedavi görenler bile var.

Davranışsal bağımlılıkların fiziksel ve psikolojik belirtileri, madde bağımlılığındakine benzer özellik gösterir. Kişiler; bağımlılık yapıcı madde etkisinde zihinsel bulanıklık, ani duygu durum değişikliği(öfkeli ve neşeli duygu arasında hızlı geçişler), tolerans geliştirme(sürekli olarak daha fazla kullanma ihtiyacı hissetme), yoksunluk hissi(teknoloji kullanmadığı zaman öfkeli olma), kişilerarası çatışma ve tekrarlama sıklığında artış gibi belirtileri gösterir(Arısoy, 2009). Sizin çocuklarınızda bunların hangileri var?

Yapılan araştırmalar pandemi sürecinde çevrimiçi oyun etkinliklerinde %75’lik artış olduğunu göstermiştir (Öztürk, 2021).  Covid 19 salgın sürecinde eğitim, spor, sanat, sosyal ilişkiler, alışveriş, eğlence vb. her türlü etkinlik dijital kanallardan yapılmıştır. Zorunluluktan dolayı başvurulan dijital yöntemler artık hayatımızda eskisinden daha fazla yer edinmiş, bırakması zor alışkanlıklar olarak kalmıştır. Ebeveynler, bu süreçte eğitim için çocukların ellerine verdikleri multimedya cihazlarına sınır koymakta zorlanmıştır. Bağımlılıkları artan çocukların bağımlılıkla baş etmeleri zorlaşarak aileleriyle problem yaşamalarına neden olmuştur.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak. Dijital aletler hayatımızın vazgeçilmez birer parçası. Çoğu işimiz bu “kutular” ın içinde…

Sanayi toplumunda gücü elde etmek için makineleşme ve sermaye ne kadar önemliyse bilişim toplumunda da gücü elde etmek için bilgi ve bilgi paylaşımını kontrol altında tutma o kadar önemlidir.  Bilgiyi kontrol altında tutmak için teknolojik araçlara ve uygulamalara sahip olmak gerekmektedir(Yeşilorman ve Koç, 2014).  Bu konuda Çin ve ABD’nin Apple ve Huawei markaları üzerinden rekabetine hepimiz şahit olduk. Bu rekabetteki asıl amaç şüphesiz, bilgiyi kim kontrol altında tutacak yarışıydı.

Avrupa ve ABD’de teknolojiye olan yatırım neredeyse savunma harcamalarına yapılan yatırıma eşittir. Küresel şirketler ve gelişmiş ülkeler teknoloji kullanımını arttırmak için bu kadar çok çalışma yaparken çocuklarımızın da biz yetişkinlerin de teknolojiyi kullanmaktan uzak kalması mümkün değildir. Teknolojiyi üretmemek ve kullanmamak aynı zamanda çağın gerisinde kalmaktır. O yüzden teknolojiyi üretmeli ve kullanmalıyız ancak bu kullanımı kontrol altında tutmak gerek ruh ve beden sağlığı gerekse de akademik başarı için olmazsa olmaz bir kuraldır.

Peki, ne yapacağız ? Öncelikle alışkanlıkları değiştirmenin zor olduğunu biliyoruz. Dijital oyunlar ve sosyal medya uygulamalarını tasarlayan üreticilerin temel amacı bireyi daha fazla ekran başında tutmaktır. Bunu nasıl yaparlar? Oyunların ve uygulamaların içine koydukları motivasyon mesajları ve ödüllerle… Bununla baş etmek için öncelikle çocukları bilinçlendirmek sonrasında disiplinli, tutarlı ve kararlı davranmak gerektiğini söylemem lazım. Ebeveynler kendi içinde tutarlı davranmalıdır, biri kuralı uygularken diğeri esnek davranırsa hiçbir gelişme olmaz.

Teknoloji kullanımı konusunda çocuğunuz ile birlikte sınır koyup o sınıra uymada kararlı davranmalısınız. “Ekran kullanımını 2 saat ile sınırladık.” dediniz. Bu kadar kolay mıydı hocam? Keşke kolay olsa, bu kuralı koyup uygulamak yetmez.  Evren boşluk kabul etmiyor. Yerine daha eğlenceli bir aktivite yerleştiremezsek yeniden teknolojiye başvuracaklar. Evde “Ekransız Saat” uygulamaları yapmak, ailece kutu oyunları oynamak, “Sinema Günleri” düzenlemek gibi alternatifler gerçekleştirilebilir. Yaptığım araştırmaya göre çocuklar; herhangi bir nedenden ötürü evden dışarı çıktıkları, sosyalleştikleri, sportif ve sanatsal aktiviteler yaptıkları günlerde bağımlı olsalar bile teknolojiyi daha az kullanıyorlar. Sizler de çocuklarınızı sosyalleşebilecekleri, sportif ve sanatsal faaliyetlerde bulunabilecekleri aktivitelere yönlendirebilirsiniz. Bu faaliyetlere; Gençlik Merkezleri, Yeşilay, Halk Eğitim Kursları veya okullarda açılan kurslar gibi çeşitli alternatiflerle ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

Bu yazdıklarım sadece çocuklar için geçerli değil elbette, yetişkinler de kendini kontrol etmeli, teknolojiyi fazla kullanıyorlarsa öncelikle yukarıda saydığım yöntemleri uygulamalıdır. Böylelikle çocuklarına rol model de olacaklardır.

Unutmayın “ Alışkanlıklara, zıt alışkanlıklar edinerek hâkim olunur.” (Epiktetos)

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği İl Temsilcisi Psikolojik Danışman Gökhan UYGUN
NE ONLU, NE ONSUZ!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin