AĞZI OLAN DİŞİNE GÖRE KONUŞUNCA…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ağzı olan dişine göre konuşunca hakkın değil haksızlığın taraftarı olur… Dilsiz de olsa hakkın taraftarı olabilen faziletli/erdemli insan vücut/beden dili ile etkin, iyi ve doğru konuşur…  Karakter fukarası olan birinin, birini gözüne kestirdiğinde ya da birini dişine göre bulduğunda gözünü yumup ağzını açarak, dilini dişlerine dokundurarak konuşması… Sözlerin süzülmeden,  filtreden geçirilmeden dilden dökülmesidir bu… Aynı karakter yoksununun, birinin gücünden, makamından, statüsünden, malından ürktüğünde sus pus olması… Sözlerin süzülmeden, filtreden geçirilme kaygısı olmadan “lisan-ı hal”in (tavır ve davranış dilinin) ve “lisan-ı kali”n (dil ile söylemenin) işlevini yitirerek körelmesi / dumura uğramasıdır bu… “Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.” (William Shakespeare)… “Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer.” (G. C. Lichtenberg)… Madem ağzı olan konuşuyor, beyni-yüreği-vicdanı-irfanı-kariyeri olan da konuşmalı… Ehil ve usta olan, dilimiz ile Türklerde Saygı ve Sevginin Dili ve Fiili[1]  ile az ve öz konuşmalı ki meydan ilimle irfanla hikmetle aydınlansın; söylenen söz her daim hatırlansın…

Ağız ve Diş Sağlığı Haftasında (22 – 28 Kasım) ağız ve diş sağlığımıza dikkat etmemiz önemli… Daha önemlisi ağız ve dişlerimizin iletişimdeki etkin ve doğru işlevinin harekete geçirebilmesi… 24 Kasım Öğretmenler Gününde (24 Kasım) elleri öpülesi öğretmenlerimizin/muallimlerimizin “Eline-diline-beline, işine-eşine-aşına sahip ol.” (Hacı Bektaş-ı Veli) düsturu ile öğrencilerimizi bilimsel, evrensel, millî değerlerimize göre ve kadim medeniyetimizin değerlerine göre donanımlı hale getirebilmeleri mühim… Hacı Bektaş-ı Veli’nin  “Oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et.”, “Okunacak en büyük kitap insandır.”, “İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir.” ve “Göze nur gönülden gelir.” sözleri her öğretmenimize etkili ve doğru iletişim[2]de rehber olmalı…  Öğretmenlerimizin sınıf yönetiminde ve eğitim ve öğretimde başarılı olabilmeleri, öğrencileriyle sağlıklı iletişim kurma ve olumlu sınıf ortamı oluşturabilme becerilerine sahip olmalarına bağlı… Bu hususta öğretmenlerimiz neler yapmalılar?  Öğrencilerini notla tehdit etmeden onlarla doğru ve etkin iletişim kurabilmeliler… Öğrencilerine ceza olarak ödev vermeden onları derse hazır hale getirmeliler ve onların öz güven kazanmalarına fırsatlar vermeliler… Öğrencilerinin ödevlerini düzenli olarak ve özenle kontrol etmeliler… Sürekli olarak onlara değer vererek etkin ve doğru iletişim kurmalılar; onların istenmeyen davranışlarını düzeltmeliler… Sadece başarılı olan öğrencilerine söz hakkı vermemeliler… Öğrencilerin yanlış davranışlarını veya cevaplarını aşırı bir şekilde eleştirmemeliler… Onları olumsuz sözlerle etiketlememeliler… Öğretmediği konularda sınav yapmamalılar; dersi iyi planlamalılar; öğrencilerini başıboş bırakmamalılar… Zor kullanarak sınıf disiplinini sağlamamalılar; sınıfta herkesin görebileceği yerde durmalılar… Öğrencilerin psikolojik, sosyal, akademik yeterlik ve gelişimlerini dikkate almalılar… Öğrencilerin ekonomik durumlarını düşünerek eğitim araç-gereçlerinin temin edilmesini dikkate almalılar… Öğrencilerden beklenen davranışlar hakkında onları bilgilendirmeliler… Sözün özü, öğretmenlerimiz öğrencileri ile onların yaş, seviye ve durumlarına göre doğru teknolojiyi, doğru yaklaşım ve doğru yöntemleri kullanarak doğru ve etkin iletişim kurmalılar… Öğretmenlerimiz “ağzı olan dişine göre konuşmamalı” ölçüsünü bütün hayatları boyunca uygulamalılar… “Sözü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz; sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz; söz ola kese savaşı söz ola bitire başı; söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz.” (Yunus Emre)…

Toplumuzda her birimiz konuşma adabına riayet emeliyiz… Konuşurken ses tonumuza dikkat etmeliyiz… Konuşurken muhatabımızın sözünü kesmeden dinlemeliyiz… Konuşma sırası bizde olduğunda anlaşılır bir üslupla konuşmalıyız… Konuşurken muhatabımızın gözlerine bakarak konuşmalıyız… Söyleyeceğimiz sözü nerede ve nasıl konuşacağımıza karar vermeliyiz… Muhatabımız konuşurken onu dinlemeli başka bir şeyle meşgul olmamalıyız… Ağzı olan dişine göre konuşunca, düşünmeden, sorumsuzca ve yüksek sesle konuşunca ortaya çıkan sisli tablo: Yalan, iftira, dedikodu, gıybet, alay, nifakçılık…  Bu illetler, tavır ve beden / davranış dilinin ve dil ile söylenenlerin kötü ve amaç dışı kullanımıyla alâkalı… Problemleri çözmenin iksirli formülü: “Söz gümüş ise sükût altındır.” (Atasözü)… Etkin, iyi ve doğru dinleyen ve etkin, iyi ve doğru konuşan olmak… “Tam da dişime göre, onu yenebilirim.” anlayışına kurban olmadan, kendimizden, kişiliğimizden, karakterimizden de taviz/ödün vermeden az, öz ve hakkı söylemek ve dinlemek şiarımız olmalı… “İki şey aklın eksikliğini gösterir. Konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak.”  (Sadi Şirazi)… “Konuşma, insanın aklını kullanma sanatıdır.” (Eflatun)… “Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir.” (Hz. Ebubekir)… “Eğer çok konuşmak faydalı olsaydı, Allah iki ağız, bir kulak verirdi. Onun için, çok dinleyip az konuşmak gerek.” (Şems-i Tebrizi)…

             Ağız ve diş sağlığımız için maddî ve manevî hijyen kurallarına uyalım ki sağlıklı ağzımız ve dişlerimiz işlevlerini güzel ve sürdürülebilir olarak yerine getirebilsin… “Güzel konuşmayı kalp yapmalı. Yalnızca dilin iyi söz söylemesi faydasızdır.” (Abdülkadir Geylani)… “Allah’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır konuşsun ya da sussun!” (Hadis-i Şerif)… Selam, sevgi ve saygılarımla.

[1] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/turklerde-saygi-ve-sevginin-dili-ve-fiili

[2] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/etkili-ve-dogru-iletisim

Zafer NEFER, 05.09.2021 18.02, Kütahya

AĞZI OLAN DİŞİNE GÖRE KONUŞUNCA…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin