ÇANAKKALE GEÇİLDİ Mİ?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cihan Harbinde 1915 Şubat ayında başlayıp 1916 Ocak ayında sona eren Çanakkale Muharebeleri netice itibariyle Osmanlı Devletinde Mehmetçiklerimizin kazandığı en büyük zaferlerden biri… Çanakkale Muharebeleri Cihan Harbi’nin kaderi bakımından çok büyük bir rol oynamış… Birleşik Krallık ve Fransa’nın taarruzuna karşı millî direnişimiz şaha kalkmış Çanakkale’de… Çanakkale geçilseydi, başkent İstanbul düşecekti… İstanbul düşseydi, Anadolu’daki Türk varlığımız yok olacaktı… Ocak 1916’da Birleşik Krallık ve Fransa’nın orduları Çanakkale önünden bütünüyle çekilmiş… İstanbul kurtulmuş; tarihe mühür vurulmuş: ‘Çanakkale geçilmez!’… Maalesef Mehmetçiklerimizin sahada kazandığı zafer, 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesinin imzalanmasıyla masada yok sayılmış ve 13 Kasım 1918’de İtilaf devletlerinin askeri güçleri İstanbul’a girmiş ve İstanbul işgal edilmiş… 28 Ocak 1920’de Meclis-i Mebusan’da yapılan gizli oturumda “Ahd-i Millî” olarak Mîsâk-ı Millî kararlarının alınması ve takip eden vetiredeki/süreçteki millî direnişlerin başlaması sebebiyle 16 Mart 1920’de ikinci kez İstanbul işgal edilmiş… İlk işgalde İstanbul’un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alınmış ancak idareye el konulmamış; ikinci işgalde ise idareye el konulmuş… Çanakkale geçildi mi? Millî vicdanlarımızda asla! Resmî tarihimize göre İstanbul’un işgali 6 Ekim 1923’e kadar sürmüş… 24 Temmuz 1923’de imzalanan Lozan Barış Antlaşması[1]‘ndan sonra, İtilaf kuvvetleri 4 Ekim 1923 günü Dolmabahçe Sarayı önünde düzenlenen bir törenle Türk bayrağını selamlayarak İstanbul’dan ayrılmaya başlamış… Ordumuz 6 Ekim 1923 günü İstanbul’a girmiş ve şehir 5 yıla yakın süren düşman işgalinden kurtulmuş…

Çanakkale Zaferimiz millî bekâmızın da teminatı olmuş…  Mehmetçiklerimiz canlarını vermiş; vatan toprağımızı düşmana çiğnetmemiş… “Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor; bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.” (Mehmet Akif Ersoy)… Tarihî belgeleri ve hâdiseleri millî şuurla inceleyip akıllıca bilimsel bir zaviyeden bakarak dersler almak; istikbalimizi, istiklalimizi ve millî varlığımızı korumak ve devam ettirmek millî vazifemiz…  Çocuklarımıza gençlerimize ‘Çanakkale geçilmez!’ ruhunu iyi anlatmak ve onları millî değerlerimizle yetiştirmek çok önemli… Bunun ihmâli geleceğimizin infilâkı ve idarî, siyasî, içtimaî ve iktisadî anlamda çöküş ve esaret demek… Fikrimiz her ne olursa olsun lâkin ortak paydamız ‘Çanakkale geçilmez!’ ruhunu ilelebet muhafaza etmek, vatan sevgisi ve tam bağımsızlık ülküsü olsun… Bu ülküyü muhkem kılmak millî projelerimizin siyasî malzeme konusu yapılmasına fırsat verilmemesine bağlı… 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü ve diğer oto yollar, barajlar ve tüneller… ‘1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu[2] ve Kanal İstanbul[3] Projeleri… Millî Savunma Sanayimiz… Ecdadımızın millî hafımıza kazıdığı Çanakkale Geçilmez ruhu… Her birimiz çoluğu çocuğu genci ve yaşlısıyla iktisadî istikbâlimizi ve istiklâlimizi kazanmaya ve bunu korumaya çalışmalıyız… Millî duruş ve millî hareket… Ülkemizin fiilen işgallerinde yaşanan acıları unutmamalı ve yeni nesillere unutturmamalıyız… Millî değerlerimizden uzaklaşmak ülkemizin zahmetsizce kolayca işgal edilmesi demek… İstiklâl ve istikbâlimizin teminatı için sosyal medya platformlarında ve dijital platformlarda da güçlü olmalıyız… Güçlü-büyük-bağımsız Türk Devletleri Birliği…

Çanakkale Zaferi ve Şehitler Gününde (18 Mart) ve Yaşlılara Saygı Haftasında (18-24 Mart) şanlı mazimize sahip çıkalım; sadece zaferlerden değil hezimetlerden de ders çıkaralım; aksakallılarımıza hürmet edelim, onların tecrübelerini bilimle irfanla yoğurarak medeniyet hedeflerimizi belirleyelim… Dünya Tüketiciler Gününde (15 Mart) ve Tüketiciyi Koruma Haftasında (15-21 Mart) üretmeyen kafalarla tüketiciyi korumayacağımızı idrak edelim; hep hazırdakini tüketmenin akıl kârı olmadığını bilelim artık… Haydi Gülümseyelim Gününde (19 Mart -Lеt’s Laugh Day), şehitlerimizi gözyaşlarımızla acı bir tebessüm ile rahmet ile yâd edelim… Tarihî zaferlerimizi hezimet haline dönüştürmeyelim… Geçmişe sünger çekerek çilesiz zahmetsiz vurdumduymaz davranmayalım… Fikir çilesi çekmeden gerçeklere ulaşmak ne mümkün?  “Akrep, nokta nokta rûhumu sokmuş; mevsimden mevsime girdim böylece. Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş; fikir çilesinden büyük işkence.” (Necip Fazıl Kısakürek)… Her nimetin bir külfeti var; hiçbir şey bedelsiz ve karşılıksız değil… Zahmet olacak ki rahmet olsun… “Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı; düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı; verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.” (Mehmet Akif Ersoy)…

Çanakkale nasıl mı geçilir? Bilimde kültürde sanatta teknolojide kısacası medeniyette geri kaldığımızda, çalışmadığımızda, yorulmadığımızda, terlemeden emek sarf etmeden kazandığımızı sandığımızda, helal ve haramı birbirine karıştırdığımızda ve en önemlisi düşmana benzemeyi büyük mârifet saydığımızda… Kendimize egemen olamadığımızda, sözümüzün üzerine söz konulduğunda ve üzerimize düşen görevleri yerine getirmediğimizde… Böyle bir durumda millî değerlerimizin ve tek tek hepimizin üzerinden geçilir, üstümüz çizilir… Zaman birlik dirlik zamanı… Tepetaklak düşünce mi, düşkün hale gelince mi, menfaatini düşünenlerin aklı başına gelecek? Selam, sevgi ve saygılarımla.

 [1] Taraf ülkelerin temsilcileri arasında imzalanan anlaşma, uluslararası anlaşmaların ülke meclislerince onaylanmasını gerektiren yasalar gereğince taraf ülkelerin meclislerinde görüşülmüş ve Türkiye tarafından 23 Ağustos 1923’te, Yunanistan tarafından 25 Ağustos 1923’te, İtalya tarafından 12 Mart 1924’te, Japonya tarafından 15 Mayıs 1924’te imzalanmıştır. Birleşik Krallık’ın anlaşmayı onaylaması ise 16 Temmuz 1924 tarihinde olmuştur. Anlaşma, tüm tarafların onayladığına dair belgeler resmi olarak Paris’e iletildikten sonra, 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, antlaşmayı onayladığına dair belgeyi 31 Mart 1924’te teslim etmiştir.

[2] https://www.1915canakkale.com/            

[3] https://www.kanalistanbul.gov.tr/tr

Zafer NEFER, 08.12.2021 17.35, Aydın

ÇANAKKALE GEÇİLDİ Mİ?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 5 ay önce

    Savaş yenilince değil, düşmana benzeyince kaybedilir. (İzzet Begovic)

    Cevapla
Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin