EĞİTİM SİSTEMİ ve ÖNERİLER…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eğitim sisteminin mevcut durumu iyi ve doğru analiz edilmeli; eğitimde modern eğitim araç-gereçleri, eğitim yaklaşımları ve yöntemleri kullanılmalı… Bundan daha önemlisi, ivedilikle millî olan eğitim[1]  sistemimize rücu etmemiz… İlk olarak özel öğretim kurumları açılma şartları gözden geçirilmeli. Millî olmayan ve millî müfredatı olmayan kurumlara izin verilmemeli. Kurs merkezleri tek isim altında toplanmalı. Kadrolu ya da ücretli öğretmeni olmayan hiçbir kurs merkezine izin verilmemeli. Yasal olmayan işletmenin ve çalışmanın cezası, haksız kazancın geri alınması (para), kapatma ve hapis olmalı. Kurs merkezleri, eğitim amaçlı yapılmayan hiçbir binada faaliyette bulunamamalı. Resmî okul binaları, özel kurslar için belli saatlerde işletmecilere kiraya verilebilmeli…

Kurs Merkezlerinde ve özel okullarda görevli öğretmen, usta öğretici vb. görevlilerin özlük hakları Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Genel Müdürlüğü tarafından titizlikle takip edilmeli… Devlet okullarında ve özel okullarda öğretim ve eğitimde ölçme ve değerlendirme, merkezî sınavlarla olmalı… Devlet okullarında ve özel okullarda davranış eğitimine ağırlık verilmeli. Kurs merkezleri gölge eğitim sistemi olmamalı; okulların eksikliğini kapatan alternatif olmamalı. Kurs merkezleri daha ziyâde sivil halk eğitim merkezleri işlevinde olmalı. Öğrencilerin derslerine bir takviye olarak öngörülen kurs merkezleri, sınavlara hazırlık merkezleri hâline dönüşmüş… Bu, eğitim öğretimin okullarımızda yapılamadığının bir ispatı olarak algılanabilir mi? Okullarımızın revize edilmesine, güncellenmesine ihtiyaç olduğu inkâr edilemez bir gerçek!

Okul ve eğitim sisteminin işlevsel olamaması, daha çok öğrenme isteği duyulması, sınavlara hazırlamanın okullarda yeterince yapılamaması, okul sistemi dışında ücretle ders alma (özel ders) ihtiyacının olması, maalesef eğitim öğretim sistemini verimsiz hâle getirmiş… Bu, devlet okullarının da performansa dayalı ve süreli sözleşmelere dayalı öğretmen istihdamı yapılması ile önlenebilir. Devlette ve özel sektörde görev yapan öğretmenlerin alan-kariyer-psikolojik testlere tâbi tutulup puanlarına göre görev yapabilmeleri ve buna göre ücretlendirilmeleri önemli… Eğitim ve öğretimin, özel öğretim, resmî öğretim diye ayrıştırılması eğitim ve öğretimin zıvanadan çıkmasına sebep… Eğitim öğretim ya millîdir, ya gayri millîdir. Müfredat[2] millî olmalıdır. Müfredatta davranış eğitimi ve meslekî eğitim, eğitim ve öğretimin bütün aşamalarında ortak olmalı… Eğitimin her aşamasında mutlaka meslekî becerilerin öğretimi ve eğitimi kısmen yapılmalı. Lise, 2 yıl olmalı. Lisenin 3. ve 4. yılına sadece yükseköğretime devam edecek olanlar, beceri ve bilgi birikimine sahip olanlar devam edebilmeli. Lise2yi bitirenler iş hayatına sevk edilmeli. Lise2’yi bitirenlere, merkezî beceri-genel yetenek sınavları marifetiyle, en fazla 3 defa 3. ve 4. sınıfa devam edebilme fırsatı verilmeli… Bu sınavlarda bilgi değil, algı-yetenek-davranış becerileri ölçülmeli. Bilgi eksikliği tamamlanabilir… Davranış-algı-yetenek eksikliği ile sürdürülecek olan akademik ve kariyer eğitiminde ne ölçüde verim sağlanabilir?

Türkiye’de nitelikli liselere giriş ve üniversiteye hazırlık amaçlı kurs merkezlerinin eğitim sistemimizde sayılarının sürekli artması gerçekten çok endişe verici bir durum… Kurs merkezleri açılış amaçlarının dışında ticarî kaygı merkezleri hâline dönüşmekte… Bu, özel okullar için de tehlike… Çoğu “kişisel gelişim kursu” adı altında faaliyet gösteren, lâkin amaçlarının dışında kursların verildiği kurs merkezlerinin yasal statüleri gözden geçirilmeli… Eğitim öğretimin özelde yapılmasının elbette bir mahsuru yok… Mesele eğitim (terbiye)[3] meselesi… Terbiye, sadece ticarî maksatla yapılır hâle gelince toplumu ifsat eder… Maalesef kurs merkezlerinin okulların işlevini üstlenmesi ve okullarda ders yapılamaz hâle gelinmesi büyük bir fâcia… Hem okullara-öğretmenlere-öğrencilere hem velilere yazık edilmekte… Bunun hesabını kim verebilir ve vebâlini kim üstlenebilir? Hülâsa, okul dışı sistem okulun işlevini üstlenememeli… Nitelikli liselere ve üniversiteye giriş sınavlarında çok sıklıkla değişiklikler yapılması, kurs merkezlerinin okulların işlevini üstlenmesinin yegâne sebebi… Kurs merkezlerinin, öğrencilerin sınavlardaki başarılarını artırmak amacına yönelik olmaları, “sınava hazırlık” öğretimini, eğitim ve öğretimin önüne geçirmiş bulunmakta…  Okullardaki ölçme-değerlendirme sistemiyle merkezi sınavlarda kullanılan ölçme-değerlendirme sisteminin arasındaki farklılık, öğrencileri-velileri kurs merkezleri sistemine mahkûm etmekte… Müfredatta, ölçme ve değerlendirmede köklü ve millî çözüm şart! Eğitim-öğretimin sadece ticarî kazanç haline gelmesi engellenmeli…  Öğrenciler ve ebeveynleri tarafından kurs merkezlerinin, hâlâ nitelikli liselere ve üniversiteye hazırlık sürecinde “mutlaka gidilmesi gereken bir yer” olarak algılanmasının önüne geçilmeli… Nitelikli liselere ve üniversiteye giriş sınavlarının resmî eğitim öğretim süreciyle uyum içinde olması sağlanmalı… Kurs merkezlerinin, nitelikli liselere ve üniversiteye hazırlık şeklindeki işlevi sonlandırılmalı; bu görev, geçiş sürecinde okullarda sınava hazırlık ve uygulama çalışmaları şeklinde telâfi edilmeli… Sonrasında eğitim sistemi davranış ve beceri-genel yetenek seviyesi ölçümü şekline dönüştürülmeli. Nitelikli liseler ve üniversiteler, öğrencilerde ihtiyaç duydukları alanlarda bilgi yüklemesini hazırlık ya da birinci sınıflarda yapmalı…

İngiltere, Almanya, Fransa vb. ülkelerde kurs merkezleri, ülkemizdeki ve uzak doğu ülkelerindeki gibi yaygın değil… Eğitim basamakları arasında etkin bir işleyiş ve meslekî yönlendirme, okulöncesinden başlayarak uzun bir süreçte millî ve evrensel standartlarla yapılabilirse mesele kökünden halledilebilir… Eğitimin hemen her kademesinde okulların kalite bakımından farklılık göstermesi engellenmeli; kalite/nitelik standartları oluşturulmalı… Nitelikli öğretmen yetiştirilmeli ve nitelikli öğretmen istihdam edilmeli…  Okullarda, öğrenme hızı vb. faktörlere göre öğrenciler farklı ortamlarda eğitim öğretim sürecine alınmalı. Öğrencilerin ve ebeveynlerinin nitelikli eğitim imkânlarından yararlanma istekleri, doğru ve geçerli kıstaslara bağlanmalı… Öğrencilere bilgi yüklemesi yerine bilgiye ulaşma imkânı verilmeli… Bilgi edinme-uygulama ve ölçme-değerlendirmenin meslek edinmede geçerli hâle getirilmesi önemli… Sınavlar yarış olmaktan çıkarılmalı… Özel kurs merkezlerinden veya özel ders almaktan ibaret bilgi yüklemesinden vazgeçilmeli… Başarıyı soru çözmek odaklı değil; sorun çözmek odaklı hâle getirmeliyiz… Okullarımızı eğitim öğretim ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyerek, öğrencilerimizin özel ders alma ve kurs merkezlerine gitme ihtiyacı duymamalarını sağlamalıyız… Okullarda günümüz şartlarına ve ihtiyaçlara göre gerekli eğitim öğretim yapılabilirse,  değerli olduklarına inandığım okullarda görevli bütün öğretmenlerimizin meslekî körelmeye ve tükenmişlik içine girmelerine de engel olunabilecektir… Devlet okullarında ve özel okullarda görev yapanların maaşları kariyer basamaklarına, sınav sonuçlarına ve performansa göre belirlenmeli… Özel kurs merkezlerinde, özel okullarda ve devlet okullarında görevli öğretmenlerin maaşları eşitlenmeli… Öğretmenlerimiz ek kazanç ihtiyacı hissetmemeli ve enerjilerini görev yaptıkları yerde öğrencileri için harcamalı… Sınav başarısı beklentisinden ibaret olmayan, başarılı-yetenekli-becerili-çalışkan ve davranış eğitiminde başarılı olanların istediği eğitimi alabilmelerini sağlayan, millî olan eğitim sistemimiz olmalı… Herkese diploma veren değil, başarılı olana diploma veren ve başarılı olamayana durumuna ve becerisine göre sertifika veren eğitim sistemi Doğru meslekî yönlendirme yapan eğitim sistemi, özel kurs ve ders ihtiyacını yok edecektir… Bunun için rol-model ve donanımlı öğretmenler yetiştirilmeli ve öğretmenler maddî ve moral açıdan desteklenmeli… Liselerdeki müfredat, yükseköğretim programları ile ilişkilendirilmeli, lise sürecinde öğrencinin başarısı yükseköğretim programlarına girişte göz önünde bulundurulmalı… Merkezî sınavlar beceri-yetenek-algı odaklı olmalı, merkezî sınavlar her eğitim öğretim kademesi sonunda yapılmalı ve sınavların tamamı meslekî yönlendirmede dikkate alınmalı.  Ortaöğretimde ve üniversitelerde yeni kurumların açılması ve kontenjanların artırılması, sorunu çözemez. Problem, nitelikli üniversitelerin ve bölümlerinin açılmasıyla çözülebilir. Nitelik mi nicelik mi? Nicelik merkezli günübirlik çareler, sınavları yarış haline getirecek ve mevcut durumu daha kötüleştirecektir… Sorunun kaynağı sınavların içeriği, kurs merkezleri ve davranış eğitiminin yapılamadığı okullardır… Mesele millî olan eğitim sistemin eksikliğidir. Kurs merkezleri, özel teşebbüsün eğitime yeni fırsatlar sunması ve alternatif uygulamalar sunması ve daha ziyade yetişkinlere yönelik eğitim vermesi şeklinde görev yapan eğitim yerleri olmalı… Her yaştaki kişilere meslek edindirme, toplumsal bilinçlendirme, davranış eğitimi vb. ihtiyaçlara dönük eğitim öğretim uygulamaları yapılan ve meslekte hizmetiçi eğitim yapılan sivil halk eğitim merkezleri olmalı… Okulların sınavlar konusunda mevcut şartlara uyum sağlayamaması, okullarda eğitim öğretimin işlevselliğini kaybetmesini körüklemekte… Özel kurs merkezlerinin fizikî şartları, imkânları, sahip oldukları birikim ve tecrübeleri eğitim sistemimize entegre edilmeli ve her yerde aynı eğitim standartları uygulanmalı… Kurs merkezleri, hayatboyu öğrenme etkinlikleri kapsamında kalmalı. Okulların fonksiyonları köreltilip yerine kurs merkezleri ikâme edilmemeli… Kurs merkezleri, merdiven altı ve gölge eğitim öğretim merkezleri hâline gelmemeli… Eğitim sistemi millî olmadan, yapılanlar ve yapılacaklar havanda su dövmek…

Tâlim (öğretim, alıştırma), terbiye (görgü ve eğitim), ilim-irfân-edep (davet, iyi tutum, incelik ve kibarlık, hayranlık ve takdir) olmadan hiçbir mesele çözülemez… Önemli olan talim, terbiye ve edebin millî olan çizgide ve kadim medeniyet kazanımlarımıza göre mektepte/okulda ve ailede yapılmasıdır. Selam, sevgi ve saygılarımla.

 

[1] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/okuloncesi-egitim-ilkogretim-milli-olan-egitim

[2] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/491255

[3] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/talim-ve-terbiye

Zafer NFEER, 20.02.2022 15.55, Denizli

EĞİTİM SİSTEMİ ve ÖNERİLER…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin