GEZME, GEZİNME…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Elimizi, yüreğimizi, hatta başımızı taşın altına koymadan; zahmetsiz, çilesiz, fikirsiz olarak yorulmadan yol kat etmek… Sahte kahramanlık… Hedefe ulaşmada yol kat etmek, emek ister, mârifet ister, ilim-irfân ister… Bilmeden ve hissetmeden sadece gezme gezinme, züğürt avunması savunması… Hayattan kaçmak mı?  Hayatımızı yaşamak, tadını çıkarmak için hayat bizden gitmesin diye seyahat ederiz, avunuruz… Hayattaki beklentilerimiz, sahip olduklarımıza ve sahip olmayı düşündüklerimize göre farklılık gösterir… Gezen kurt aç kalmaz, elbet. Gezme, gezinme… En kötüsü bile hareketlilik demek… Oturan, yatandan; yürüyen oturandan evla… Harekette bereket var… “Yatan aslandan gezen tilki yeğdir.” (Atasözü)… Güzel tarafına bakınca ve güzel bakınca her şey bir başka güzel…

Gezinmek, eğlenmek vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak demek… Gezinmek, belirli bir çevre içinde gezip durmak, seyran etmek demek… Gezinmek gün içerisinde dışarı çıkıp küçük bir gezinti yapmak ya da şöyle bir dolaşmak anlamında… Gezinmeg/k yüznumaraya (ayakyoluna, helaya, tuvalete) gitmek demek… Gezinmek manasında İngilizcede birden fazla sözcük var: wandering, strolling, walkabout, ramble, roam, saunter, tramp… Gezinmek, doğaçlama ile yapmaya çalıştığımız müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmaya çalışarak dolaşmak anlamında… Kendimizde gezinmeden, çevremizi incelemeden, gezmeden, dünya gezgini olsak ne yazar? Kutsal buyruğa tâbi olmak gerek:  “De ki; yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonlarının nice olduğunu görün! Onların çoğu Allah’tan başka güçlere ilahî sıfatlar yakıştırmışlardır.” (Rum-42)… Yolu görmekten ibaret kalınmamalı, yola çıkılmalı… İnce uzun yolda yolcu olmak, yoldaş olmak… Okumak da kitap içinde yolculuk yapmak gibi aslında… Çok okuyan[1] çok bilir, okurken bilgi deryasında gezen daha çok bilir… Okuyabildiğimiz kadar okumalı, okurken gönül-beyin fırtınasında gezebildiğimiz kadar gezebilmeliyiz… “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.” sözünü bilmeyen var mı? Görebilmek için gezmek gerekmez… Görebilmek için bakmak, üçüncü gözle de bakmak gerekir… Gezmek, görmek, eğlenmek, tebdil-i mekân amacıyla yolculuk yapmak, yer değiştirmekten ibaret bir eylem olamaz… Eğlenmekte, vakit geçirmek için gezmekte, dolaşmakta, seyran etmekte, gezinmekte de bir hareket var… Kişiyi diri tutan, hareketliliğin olması… Bu hareketlilik, öylesine gayesiz hayat sürmek olmamalı… Bir yere varmak için değil, önce kendimizi sonra çevremizi ve âlemi keşfetmek için seyahat etmek… Karnımız doyduktan sonra, gözümüzün de doymasını beklemeden gözümüz yolda olan gezgin de olmamalıyız… Para harcayarak seyahat etmek mümkün; gerçekten seyahat etmek ise önyargılarımızdan kurtulmak, gönül-beyin fırtınası yapmak olabilir… Çok yaşayan gezen gezinen bakarsa çok görebilir, çevresine sorumluluklarına görevlerine bakmazsa ne görebilir ne bir fikir öngörebilir… Beyinlerimizi çalıştırmadan, beyinlerimizi fikirle zikirle şükürle beslemeden, beyinlerimizi harekete geçirmeden, velhâsıl kelam beyinlerimizi fikir ve his dünyasında seyahat ettirmeden, beyinlerimizi kullanmadan; başka beyinlerin tasallutu altına gireriz…

Nereye gidersek gidelim, ister garp, ister şark… Başka ülkeleri ne kadar çok görebilme şansı elde edebilirsek, o nispette ülkemizin, Türkiyemizin güzelliklerinin farkına varabilirizUluslararası Piknik Gününde (Intеrnational Picnic Day -18 Haziran) ve Boş Boş Gеzmе Gününde (Sauntеring Day -19 Haziran) çok daha anlamlı bir etkinlik yapmaya ne dersiniz? Meselâ Babalar Gününü (19 Haziran) hatırlayıp babalarımızın gönlüne doğru kısa ya da uzun bir seyahat yapabiliriz… Babalarımız yanımızda bile olsa gönüllerine girmeyi ve onların yüreklerinde kalıcı bir seyahat yapabiliriz… Nasıl mı? Onu da siz bulun… Bu, ucu açık bir soru… Bu soruyu sorun haline getirmeden doğru cevabı bulabileceğinizden eminim; yeter ki baba yüreğinin kapısından girebilmeyi bir becerebilelim… Tercih sizin. Tercihleriniz Dünya Yoga Gününe (21 Haziran), Gün Işığına Minnet Sunma Gününe (Daylight Apprеciation Day -21 Haziran) veya Köpeğini İşе Götürme Gününe (Takе Your Dog to Work Day -22 Haziran) takılı da kalabilir… Bahanelere geçit yok; tercihlerimize göre hayatlarımızı kendimiz şekillendiriyoruz… Rahmet (yağmur) altında gönüllerdeki alışveriş merkezinde can dostlarımızla gezinti yaparak tefekkür ederek gezinti yapabiliriz… Aylak aylak gezinerek eninde sonunda, hastalıktan dolayı yürüyemez hale gelerek gezinmek ve gezmek… Kim bilir böylesi bir gezinme ve gezme bile bir nimet olabilir… Hayatta yürüyememek de var… Kitapçılarda gezinebilmek en güzel olanı… Tarihin tozlu sayfaları arasında gezinme ve gezme… Sandalyede pinekleyenler yanlış tarafta duranlardır… Kadim medeniyet değerlerimizle hemhâl olanlar yürüyenler hareket edenler tarihin doğru çizgisinde gezinenlerdir, gezebilenlerdir…

Cismen atom kadar küçülebilseydik; vücudumuzda keşfe çıkabilseydik… Vücudumuzun her bir noktasında gezinebilseydik, gezebilseydik… “Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük âlem sende gizlidir.” (Hz. Ali) sözüne mazhar olabilseydik… “Gezme, gezinme” zihinlerimizde daha farklı olurdu…  Öyle bir gezme, gezinme ki… Gören ya da görmeyen gözümüzü bir başka gözle, üçüncü gözümüzle görebilmek, keşfedebilmek… Bilmek için görmek de kâfi değil belki… Dokunmak da, hissetmek de, tatmak da, işitmek de yeterli olmayabilir… Bilemediğimiz 6. ve sayamayacağımız kadar farklı duyularımız da olsa irfânsız (gerçeği sezme, kavrama gücü olmadan) ilim ile de yol kat edilemez… İhtiyacımız olan ilim-irfân, terbiye[2] ve edep… Bilgiyle eğitimle ve etik[3] değerlerle donanımlı olunca gezme, gezinme daha anlamlı…

Meseleyi sağa sola öteye beriye şuraya buraya çekmeden, keşfetmek için, icat etmek için, anlamak ve bilmek için gezinelim, gezelim… Aç olanları doyuralım, lâkin niye aç kaldıklarını da sorgulayalım… Acıyan sol yanımızla duyarlı olalım… Beynimizin sağ tarafını da sol tarafını da kullanalım. Aklımızı kiraya vermeyelim… Sağduyulu davranalım… Selam, sevgi ve saygılarımla.

[1] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/okuryazar-mi-okuyan-yazan-mi

[2] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/talim-ve-terbiye

[3] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/etik-etiket-norm-ve-ahlak

Zafer NEFER, 22.02.2022 14.02, Aydın

GEZME, GEZİNME…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin