HARAÇ MEZAT HASAT…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Arkadaşlık, zaman ve mekânla tahdit edilemeyecek sevgi, vefa ve fedakârlık gerektiren pazarlıksız adı konmamış bir ahit ve gönüllerde yazılı senet…  Gerçek arkadaş[1], arka taşı gibidir, arkamızın güvende olmasına sebeptir… “Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim.” atasözü iyi ve doğru arkadaş edinmenin önemini vurgulamakta… Arkadaş/dost kız ya da erkek olabilir… Arkadaşlık, cinsellik öne çıktığında ve çıkarıldığında mesele evlenmeden önceki birliktelik, illegal evlilik haline dönüşür… Modern ve çağdaş takılmanın ve bu tür birlikteliklere geçit verilmesinin mantıkî ve bilimsel izahı olamaz… Kimilerine göre buna karşıtlık yobazlık… Bir bireyin cinsel duygularının evlilik öncesi flört[2] edinmeyle tatbikata geçirilmesidir, aslında, bağnazlık… İnsanın sadece bedeninin ihtiyaçlarını gözetmek ve bunu serbestiyet ile yerine getirmesine imkân tanımak çağa takılı kalmaktır ya da hâlâ ilkel dönemlerde yaşamaktır bu… Fizikî mesafeyi yok ederek sosyal mesafeyi katlederek iki farklı bireyin birbirine dokunuşlarına sosyal bir statü getirmektir girlfriend boyfriend kavramı… “Girl friend” ve “boy friend” kavramlarında fizikî ve sosyal mesafe var… Fizikî ve sosyal mesafenin sıfırlandığı durum “girlfriend” ve “boyfriend”…  Kadim medeniyetimizde bu kavramın kabul edilebilir versiyonu/sürümü yavuklu sözlü nişanlı ifadeleri idi… Kişinin bedeninin, ruhunun ve sosyal konumunun haraç mezat (açık artırma yoluyla) adeta fütursuzca pazara sürülmesi (sosyal hayatımızda sergilenmesi)  ne kadar doğru olabilir? İnsan değerlidir, değerli olmalıdır… İnsan eşya gibi, köle gibi muamele görmemeli… İnsanın insana tahakkümü kabullenilemez! Ayrımcılığın, kayırmacılığın ve sömürünün hiçbir şekli masum olamaz… İnsan bedeniyle, ruhuyla her bir özelliğiyle ve özeli ile dokunulmazdır… İnsanın kendi iradesi ve isteği ile bile bu değerin, değersiz kılınmasına izin verilemez… Kişinin özelinin, kişinin günübirlik heves ve arzularına kurban edilmesidir bu. Cinselliğin, evlilik öncesinde kişiye özel sınırların ve mahremiyetin yıkılarak genelleştirilmesi, haraç mezat ortaya konulması ve aile yapımızın sarsıldığı bu hayat tarzının hasatı, sadece yıkım ve keder olabilir… Eğitimde millî olunmayınca, davranış ve değerler eğitimi olmayınca, sadece bilgi yüklemesi yapılan ve özellikle dış mihrakların emperyalistlerin algı yönetimine kurban edilen eğitim ile sözüm ona modernlik adına yapılan bu tür birlikteliklere gösterilen müsamaha ergenliğe adım atanlarda yalancı baharların hızlı yaşanmasına sebep teşkil etmekte…

Dünya Arkadaşlık Gününden (30 Temmuz), Kız Arkadaşlar Gününden (Girlfriеnd’s Day -1 Ağustos) ve Erkek arkadaşlar Gününden (Boyfriend’s Day -3 Ekim) anlamamız ve ders almamız gereken çok önemli çıkarımlar var… Kadim medeniyet değerlerimize ait günlerin bayramların suyu mu çıktı? Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, millî ve yerel bayramlarımız, örf ve adetlerimiz (kültürel değerlerimiz), arkadaş, hala, teyze, amca, dayı, anneanne babaanne (nene), büyükbaba (dede), anne, baba, konu-komşu, eş dost günleri aslında… Meselâ, Ahilik Kutlamaları Merkez Yürütme Kurulu tarafından tarihi belirlenen Ahilik (Kardeşlik) Haftası, dünyanın benzer gün-hafta kutlama etkinliklerine bin basar… Türk Milletinin ahlakî, iktisadî ve sosyal nizamını sağlayan tarihî unsurlardan biridir Ahilik kültürü… Kadim medeniyetimizde olan bu günler, sosyal statülerin insanlık statülerine evrildiği günler… İnsan olduğumuzu hatırlatan ve insan olabilmeyi, insan kalabilmemizi sağlayan günler… Sosyal ilişkilerin, cinsellik kaidesi üzerine değil, insanlık kaidesine konuşlandırıldığı günler… Eleştiri, nefsimizden başladığında anlamlı… Hata ve yanlışların olması, hem çalışıldığının hem var olmaya çalıştığımızın bir göstergesidir. Okunmayan kitabın sayfaları buruşuk olmaz. Buruşuk tarafa takılmak, kendi adımıza bir şey yapamamanın da yansıması olsa gerek. İnsan olmanın bedelini, Millî ve öz değerlerimize göre hareket etmemizin bedelini ve bu yolda çalışmamamızın semeresini, ille sahip olduklarımızı kaybedince mi anlamak durumundayız? Hayat iki hece ve gerçekten kimine göre bir bilmece kimine göre bilinemeyen gülmece, eğlence… Hatır kırılınca siz de hatırda kalmayınca, geriye kalan sadece çözümü yapılamayan bulmaca… Yarın çok geç olabilir… Dün bitti. Bugün hâlâ fırsat varken sıla-i rahim yapalım… (Dumlupınar Gazetesinde yayınlanan 25.05.2021 tarihli SILA-İ RAHİM, DOSTLUK, EMEK ve DAYANIŞMA[3] başlıklı yazımızdan alıntı).  

Kadim medeniyet değerlerimizin farkına varabilsek ve bu değerlerle hayatımızı şekillendirebilsek, Dondurmalı Wafflе Gününe (Icе Crеam Sandwich Day -2 Ağustos), Karpuz Gününe (Watеrmеlon Day -3 Ağustos), Çalışan Bekâr Kadınlar Gününe (Singlе Working Womеn’s Day –4 Ağustos) vb. günlere hiç ihtiyaç duymayacağız… Yeter ki millî eğitim sistemimizi davranış-değerler-ilim-irfan-sanat-kültür-teknoloji-talim-terbiye-edep üzerine inşa edebilelim… Ana rahminden başlayan, okulöncesi, okul, okul sonrası, iş hayatı ve hayatboyu, ölünceye kadar devam eden vetirede/süreçte insanımızı eğitmek en önemli meselemiz…

Kişiler arasındaki münasebetin (ilişkinin) ve iletişimin dumura uğradığı bir ahvâl… Cinselliğin evlilik öncesi sınırlar yıkılarak haraç mezat hasatının hüzün ve kaos/kargaşa olarak yalancı bahar olarak ortaya çıkması… Özelimize olan dokunulmazlığın özgürlük adına törpülenmesi, genelleştirilmesi,  özümüzün yalama yapması… Kişiliğimizin, karakterimizin[4] ve kariyerimizin virâne haline dönüştürüldüğü bir hayat tarzına teslimiyet mi özgür olmak, çağdaş olmak, taşlara takılı kalmak, tabiatın yeşilini soldurulup taşlaştırmak?  Kalemin kırıldığı, sözün bittiği yer… Kim ne der, kim ne demez? Bu, geri kafalı olmak mı? İleri gitmeden, haddi aşmadan hep “ileri” diyebilmektir, kendini geliştirebilmektir ve yenileyebilmektir, geri kafalı olmamak… Hem geriye bakabilmek hem ileriye bakabilmek, ileriyi öngörebilmek ve sürdürülebilir ilerlemeyi becerebilmektir, geri kafalı olmamak… Gerimizi bile görebilmekten aciz iken bilimde geri vitese takarak ne kadar yol kat edebiliriz? Kişileri tabulaştırarak ne kadar önümüzü-arkamızı-sağımızı-solumuzu görebiliriz? Yoksa bir ileri iki geri giderek, sloganları gerçek fikir zannedip kısır döngüde (fasit dairede) döner dururuz sadece…

Ârife tarif gerekmiyor… “Dost dost diye nicesine sarıldım. Benim sadık yârim kara topraktır. Beyhude dolandım ey yâr boşa yoruldum. Benim sadık yârim kara topraktır.” (Âşık Veysel Şatıroğlu)… Selam, sevgi ve saygılarımla.

[1] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/a-r-k-a-d-a-s

[2] Flört: (İngilizce flirt, Fransızca fleur) işve, oynaş, küçük çiçek (Fr. Çiçek sözcüğünün küçültme hali, buket), kompliman, hoş söz).

Girl Friend / Boy Friend = Male/female friendship, platonic Relationship. (No Sex ) – Erkek/kadın arkadaşlığı, platonik İlişki. (Seks Yok)

Girlfrend / Boyfriend = Physical Relationship. (Sex and you are fond of her) – Fiziksel İlişki. (Sekse ve karşı cinse düşkün olma)

Soulmate/Companion = Spiritual Relationship. (No sex) – Ruhsal İlişki. (Seks yok)                                         

[3] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/sila-i-rahim-dostluk-emek-ve-dayanisma-2

[4] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/karakterimiz-ve-kisiligimiz

Zafer NEFER, 07.03.2022 17.43, Denizli

HARAÇ MEZAT HASAT…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin