İNCİTMEBENİ HASTALIĞI…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İncitme beni… Kanser etme beni… Touch Me Not (Dokunma Bana)[1]… Yaşadıklarımızın bizde bıraktığı tortuların illet haline gelmesi en tehlikeli olanı… Hayatımızın kalitesini belirlemek bize bağlı, tercihlerimize ve çevremizdekilerin etkisine bağlı… İnce (verem) ve incitmebeni (kanser) hastalıklarına yakalansak da… Hastalıkları kafamızda ve yüreğimizde bitirmeliyiz… Doğumla ölüm arası… Hayat… Dünyadaki başlangıç noktası doğum, bitiş noktası ölüm… Hayatımızda doğumu en başta, ölümü de en son noktada tadacağız… Her gün ölmenin manası yok… Kredi kartımızı bir günde cırtlatmak, kredilerimizi hızlıca tüketmek akıl kârı değil… Bizi bizden koparan ve hayat girdabında savuran savurganlık bu… Neticesi, menfaat hastalığının benlikleri kuşatması, robot haline gelinmesi… Kadim medeniyetimizin bize kazandırdıklarını ve günümüzde neleri kaybettiklerimizi derinlemesine irdeleyip fikredelim; silkelenelim ve özümüze rücu edelim… Ruh sağlığımız[2], nasıl düşündüğümüzü, hissettiğimizi ve nasıl davranacağımızı etkilemekte… Ruh sağlığımız iyi olduğunda, stresle başa çıkabiliriz; başkalarıyla iyi, sağlıklı, doğru ve etkili ilişki ve iletişim kurabiliriz… Önemli olan da bu…

Kanser hastalığı[3]İncitmebeni hastalığı…  Kanser (incitmebeni), uzmanları, alternatif tıp ve ilaç firmaları açısından kazancı ve getirisi çok fırsat kapısı… Kanserle yaşamak, ölmeyi beklemeye alışmakla eşdeğer bir mücadele… Kanser illeti… Kötü karakterli hastalık… Dokunmabana hastalığı… Bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urların yol açtığı hastalık, amansız hastalık… Kanser (incitmebeni), ortak özellikleri sebebiyle çok sayıda hastalığa verilen isim. Kanser başlığı altında toplanan yüzlerce hastalığın müşterek özelliği: Vücudumuzdaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması… Kanserli hücre savunma sistemini çökerten, düzensiz çoğalan, zararlı, işgal ordusu gibi… Sağlıklı ama zayıf düşmüş hücreleri yiyerek, bölünmeyi ve yayılmayı sürdüren kanserli hücreler, vücudun belirli bölgelerinde (akciğer kanseri-bağırsak ya da meme kanseri vb.) tümör kolonileri kurmakta ve maalesef hastalıklı hücreler, kan ve dolaşım sistemi aracılığıyla vücudun diğer organlarına da sıçramakta… Henüz tam anlamıyla kanserin sebebi bilinememekte… Hastalıklı hücrelerin kaynağı sigara, alkol vb. alışkanlıklar… Sanayileri gelişmiş ülkelerde, gelişmemiş ülkelere nispetle kanser daha yaygın… Bilinçsiz beslenmenin, sanayi artıklarının, donmuş ve yoğunlaştırılmış gıdaların kanserle ilintili olduğu bir gerçek… Kanser belirtileri: Memede ağrısız, zamanla büyüyen bir yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesi… Uzun süreli ses kısıklığı veya öksürük… Yeni bir ben ya da mevcut bir bende değişiklikler olması… İyileşmeyen bir yara… Koltuk altı, boyun, kasık gibi cilt altında ele gelen yumru… Bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler (ishal, kabız olma)… Zor veya ağrılı idrara çıkma… Yemekten sonra hazımsızlık… Yutmada zorluk… Bilinen hiçbir neden olmadan kilo kaybı veya alımı… Karın ağrısı… Açıklanamayan gece terlemeleri… Kanlı idrar, dışkıda kan görülmesi, düzensiz adet kanamaları, burun ve diş eti kanamaları… Cilt altında kanama (toplu iğne başı kadar küçük kırmızı döküntüler, kolay ortaya çıkan morarmalar)… Birkaç hafta boyunca süren İştahsızlık, zayıf veya çok yorgun hissetme… Kanserin erken teşhis edilmesi tedavi için önemli… Bu konuda bilindik uyarı sözleri: “Kanser, küçük şikâyetlerle başlar.”,  “Bugün bir saat, yarın bir hayat.” ve “Erken teşhis hayat kurtarır.”… Kanserin bizi incitmemesi, bize dokunmaması bizim elimizde… “Kanser bir yolculuktur, ama yolu tek başına yürürsünüz. Yol boyunca durmak ve beslenmek için çok yer var, siz sadece almaya niyetli olun.” (Emily Hollenberg)…

Kanserden ölümlerin en az üçte biri, tütün ürünlerinin kullanılmasına, meyve ve sebzeden zengin sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmemesine, fiziksel etkinliklerin/aktivitelerin yeterince yapılmamasına, sağlıklı kiloda olunmamasına ve alkolden uzak durulmamasına bağlı… Mesleki ve çevresel şartlar gereği kanserojenlere, hava kirliliğine ve güneş ışınlarına özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında maruz kalma kanser illetine sebep…  Kanserle mücadele için obezite ile mücadele etmeliyiz; sağlıklı beslenme ve fiziksel etkinliklerin/aktivitelerin arttırılmasını sağlamalıyız; tuz kullanımının azaltılmasına çaba göstermeliyiz; en önemlisi uyuşturucularla, tütünle ve alkolle mücadele[4] etmeliyiz… Dünya Kanser Gününde (4 Şubat) ve Dünya Sigarayı Bırakma Gününde (9 Şubat) yakın gelecekte tıpta, özellikle genetik bilimindeki gelişmelerle “tedavisi olmayan bir hastalık” kalmamasını ve yeryüzünde hiçbir kimsenin sigara müptelası olmamasını bütün kalbimle diliyorum…

Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O zaman güzel bir şey söyle. Dilin dönmüyor mu? Güzel bir şey gör veya güzel bir şeyler yaz. Yapamayacağını mı düşünüyorsun? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta.” (Şems-i Tebrizi)… Hayat ne kadar uzun sürerse sürsün kısa… İnce uzun yolda kalın ve kaba davranışlarla hayatımızı kısaltmayalım… Özümüzü, muhatabımızı, yakınlarımızı ve kısaca birbirimizi sevgiyle kuşatalım; kısacık hayatımızı neşeli, sağlıklı, huzurlu, anlamlı ve onurlu kılalım… Selam, sevgi ve saygılarımla.

[1] Yönetmenliğini Adina Pintilie‘nin yaptığı, ilk gösterimi 68. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde gerçekleşen ve Altın Ayı ödülü kazanan 2018 çıkışlı Romanya yapımı drama filmi.

[2] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/ruh-sagligimiz

[3] https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser-nedir-belirtileri

[4] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/uyusturucu-illeti

Zafer NEFER, 06.11.2021 15.35, Denizli

İNCİTMEBENİ HASTALIĞI…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin