KARINCA FELSEFESİ VE KÜTAHYA İÇİN DÜŞÜNÜLEN PROJELER

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

*Karınca Felsefesi (Jim Rohn): 1. Karıncalar eğer bir yere gidiyorlarsa ve onları durdurmaya çalışıyorsanız, başka bir yol ararlar; yukarı tırmanırlar; aşağı tırmanırlar; etrafından dolaşırlar ve pes etmeden başka bir yol aramaya devam ederler. Gitmeleri gereken yere ulaşmalarının bir yolunu aramayı asla bırakmazlar.     2. Karıncalar bütün yaz, kışı düşünürler; yaz ortasında kış aylarının yiyecek erzakını toplarlar. 3. Karıncalar tüm kış boyunca yaz mevsimini düşünürler. 4. Kışa hazırlanmak için yaz aylarında her bir karınca elinden gelen her şeyi yapar. Karıncalar, ASLA PES ETMEZLER, DEVAM EDERLER, POZİTİF OLURLAR ve ELLERİNDEN GELENİ YAPARLAR.

Kendimizi, sorumlu olduklarımızı, halka halka çevremizi ve her bir hemşerimizi/vatandaşımızı karınca felsefesiyle motive etmek ve yoruldukça ancak dinlenebilmemizin mümkün olduğunu idrak etmek durumundayız… Her birimize düşen kutsal görevdir, karınca kaderince (az da olsa, elinden geldiği kadar) ve elimizi taşın altına koyarak sonuna kadar çalışmak ve üretmek…

Asalak bir hayat üzerine kurulu başkalarından geçinmek ve tüketmek aslında insanın kendini de insan olmanın dışına çıkaran bir illet… Bir başka maraz ise, ağacın bile heykelini dikmek, taşlaşma illetinin beyinlerimize ne kadar sirayet ettiğinin göstergesi… Nasıl bir yaklaşım ve nasıl bir çapsızlık… Çevreci olmak, çevreyi ve tabiatı korumak ve sonrasında onu sanat adına taşlaşmaya maruz bırakmak… Üretim odaklı olmanın tek çözüm olabileceği bilinirken ve aslı varken maketini tercih etmenin sorun yumağı oluşturacağı nasıl göz ardı edilebilir? Üstelik bunu kalıcı kılma adına taşlaştırmak bir medeniyet yansıması mıdır? Entelektüel ya da entel (çakma entelektüel) olmak arasında zikzak çizen kafalar… Sözüm ona hayvanseverlik ve tabiat severlik adına yapılanlar… “İnsan” odak olmadıkça her türlü severlik, sevgisizliğin aslında çıkar adına sözde sevgi bağımlılığı saplantısına sebep. Tabiatı sevmek, onunla bütünleşmekle olur. Köprü altı çocuklarına gösterilmeyen sevgi ve merhamet, hayvanlara gelince mi kutsal bir norma dönüşüyor? İnsanı sevmeyenin sevgisi, sevgi olmanın ötesinde karmaşık bir kavram. Yunus Emre’nin deyişiyle: “Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.” Bütün mesele önce insan olabilmekte ve üretmekte ve hakça paylaşmakta… Sonrasında asla pes etmemekte, ne olursa olsun devam etmekte, olumlu düşünmekte ve elimizden geleni sonuna kadar yapmakta

Kütahyamızda sorumlu olan yerel/merkezi yöneticilerimizin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin, halkımızın içine girerek onlardan biri olarak Kütahya için düşünülen projeleri hayata geçirmelerini ve karınca felsefesini yaşayarak “Zafer Kalkınma Ajansı”nın (https://zafer.gov.tr/tr-tr/) da katkılarıyla proje tatbikatlarına önderlik yapmalarını diliyorum… Kütahyamızda sahip olduğumuz termal, orman, maden, tarih vb. servetlerimizin ve kültür mirasımızın projeler ile harekete geçen kazanımlara dönüşeceğini biliyorum…

Fiili duadır, hareket ve gayret… Rabbimiz (Rabb:1.bir şeyi yetkinlik noktasına varıncaya kadar kademe kademe inşa edip geliştirmek. 2.mübalağa ifade etmek üzere daha çok sıfat gibi kullanılır ve kelimeye hepsi de Allah Teâlâ hakkında olmak üzere “mâlik, seyyid, idare eden, terbiye eden, gözetip koruyan, nimet veren, ıslah edip geliştiren, mâbud”) “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” (İsra Suresi, 13) diyor… Nasıl bir gaflettir, “armut piş, ağzıma düş.” mantığı? Selam, sevgi ve saygılarımla.

 

*The Ant Philosophy by Jim Rohn “Over the years I’ve been teaching kids about a simple but pow motiveerful concept – the ant philosophy. I think everybody should study ants. They have an amazing four-part philosophy, and here is the first part: ants never quit. That’s a good philosophy. If they’re headed somewhere and you try to stop them; they’ll look for another way. They’ll climb over, they’ll climb under, and they’ll climb around. They keep looking for another way. What a neat philosophy, to never quit looking for a way to get where you’re supposed to go. Second, ants think winter all summer. That’s an important perspective. You can’t be so naive as to think summer will last forever. So ants are gathering in their winter food in the middle of summer. An ancient story says, “Don’t build your house on the sand in the summer.” Why do we need that advice? Because it is important to think ahead. In the summer, you’ve got to think storm. You’ve got to think rocks as you enjoy the sand and sun. The third part of the ant philosophy is that ants think summer all winter. That is so important. During the winter, ants remind themselves, “This won’t last long; we’ll soon be out of here.” And the first warm day, the ants are out. If it turns cold again, they’ll dive back down, but then they come out the first warm day. They can’t wait to get out. And here’s the last part of the ant philosophy. How much will an ant gather during the summer to prepare for the winter? All that he possibly can. What an incredible philosophy, the “all-that-you-possibly-can” philosophy. Wow, what a great philosophy to have – the ant philosophy. Never give up, look ahead, stay positive and do all you can. To Your Success, Jim Rohn”

Zafer NEFER, 10.02.2021 17.50, Kütahya

KARINCA FELSEFESİ VE KÜTAHYA İÇİN DÜŞÜNÜLEN PROJELER

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin