KİTAP SEVER…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kitapsever olmak ve kitabı sevmek güzel, kitap güzel olursa… Kitabın yazarını sevmek güzel, fikir-üslup güzel olursa… Fikir kulvarında olmak güzel, fikir doğru, yararlı, bilimsel ve etkin olursa… Güzeli sevmek güzel, güzele güzel bakınca… Kitap ve okumak… İsteyerek, severek kitap okumak, kitapsever olmak… Hayırsever, hayvan sever, tabiat sever, insan sever olabilmek belki kitapsever olabilmek ile alâkalı… Kitapsever olabilmek ise doğru-etkin okumayı-yazmayı-dinlemeyi-konuşmayı sevmek ile ilintili… Aburcubur sever olmaya benzer sever olmanın çivisini çıkarmadan sever olmak gerek… Yoksa adı bile okunmamak durumunda olmak var şu ölümlü dünyada… Bildiğini okumadan, belâ okumadan, hayır dua okuyarak, kitap okuyarak kitapsever olmak mühim… Muhatabının içini ciğerini künyesini okuduğunu zannederek,  ömrü kitapsız geçen kitapseverin, hayatı ezberden okuyabilmesi mümkün mü? Böylesi bir kitapsever başta kendi canına ezan okur…  Kitabı sevmeyendir, kitap okumayandır, kendi çarkına okuyan… Kitapsever kitabı su gibi okuyan, gül gibi koklayandır… Kitapseveri, hâriçten gazel okumasına göre değil, kitap okumayı sevmesine göre değerlendirebiliriz… Gözleri velfecir okuyan katakulli okuyan maval okuyan martaval okuyan masal okuyan nâme okuyan kişinin, insanı-kitabı sevdiğini söylemesi yetmez; insanı-kitabı sevdiğini eylemleriyle göstermesi gerekir… Bir kitapsever gerçekten kitabı severse (doğru ve yararlı olanı okursa ve okuduğunu özümserse ve uygularsa) esamesi okunmaz olmaktan kurtulur… Başarabilmek için bilindik ezberleri bozarak ezberden okuyan kitapsever, meydan okur hale gelebilir… Arkasından rahmet okutan birinin kitap okuması ise meseleyi tersinden okumakla eşdeğer bir durum…

Kitap bilinmeden kitapseveri anlayabilmek, sever olmanın içini boşaltarak ve okuduklarımızdan yaşadıklarımızdan ibret almadan söylenen laf kırıntılarından ibaret… Kitap, Arapça ketebe -yazmak’tan kitab -yazılı olan/yazılan anlamında… Türkçesi bitig/bitik/betik (Divânu Lügati’t Türk – Kaşgarlı Mahmud, 1072-1074)… Kitap, bir kenarından birleştirilerek dışına kapak takılmış yâni ciltlenmiş, (kâğıt, parşömen vb. malzemeden üretilmiş) üzeri baskılı sayfaların bir araya gelmesiyle oluşmakta… Bir kitapta ISBN[1], kapak (sert ya da karton cilt, tasarım), biyografiler (özgeçmişler), iç kapak sayfası (kitabın adı, yazarı, yayıncısı, yayın yeri ve tarihi), künye sayfası, ithaf sayfası, içindekiler, bölümler, kısaltmalar, haritalar, resimler, takdim, önsöz, giriş, ana içerik, sonuç, ekler, tablolar, notlar (dipnotları), kaynakça, dizin, kronoloji vb. kısımlar bulunur… Kitap ve kütüphane (Arapça. Kitaplık, kitap satılan dükkân, kitabevi)… Kitap ve kitapçık… Kitap, belli sayıda sayfası olan birbirine yapıştırılmış ve kapaklarda ciltlenmiş yazılı, basılı, resimli çalışma veya boş sayfaları da olabilen ciltli bir yayın… Kitap, roman, sözlük, ansiklopedi, ders kitabı, atlas, rehber vb. yayınlar… UNESCO (https://www.unesco.org.tr/)  tanımına göre, bir kitap “49 veya daha fazla sayfası olan, ciltli, süreli olmayan bir yayın”, ABD posta (USPS – https://www.usps.com/) hizmetine göre ise “24 veya daha fazla sayfadan oluşan ciltli bir yayın”… Kitapçık, broşür birkaç sayfası ve kâğıt kapakları olan ciltsiz, ancak bağlanmış küçük bir kitap, fiziksel boyutları küçük olan mini referans kitabı veya cep boyutunda bir kılavuz gibi spiral ciltli bir kitap… Kitabın yapraklarını oluşturan malzemeler: Kil tablet, palmiye yaprağı, deri, kâğıt… Son geldiğimiz nokta, teknoloji sayesinde tanıştığımız e-kitaplar, sosyal medya, dijital platformlar… Dijital teknoloji marifetiyle kitaplar vb. yayınlar elektronik ortama aktarılmaya başlandı…  Kim bilir yakın gelecekte “kitapsever” kavramı, “e-kitapsever” kavramına evrilecek…

Kitap ve kalem, hak ve adalet eksenli olmalı, insanlığın felâhına hizmet etmeli… Gâzi ve kâtilin elindeki, aynı silah… Kelâm, kalem ve kitap… Tarihte, yazılan kitapların yakılıp imha edildiğini, bazı kitapların yasaklandığını biliyoruz… Tarihin sayfalarını çevirelim… İznik İnanç Bildirisine bakalım… İznik Konsili[2], Hıristiyanlık’ta kiliseye bağlı bütün piskoposların katılımıyla düzenlenen, önemli dinî konuların tartışılıp karara bağlandığı genel (ekümenik) Konsili, İmparator 1.Konstantinos’un daveti üzerine 325 yılında İznik’te toplanmış… Konsilde, Papa 1.Sylvestre iki rahip (Vito, Vincentius) tarafından temsil edilmiş… İznik Konsili’nin esas mevzuu İsa’nın gerçek Tanrı olup olmaması… Mısır’ın İskenderiye kilisesinde başlayan anlaşmazlıkta o kilisenin bir presbüterosu (ihtiyarı) olan Arius’un öğretisine göre İsa, Dünya’nın kuruluşundan önce Tanrı tarafından yaratılmış… Konsilde Arius’un fikirlerini açıkladığı ve İsa’nın tanrı olamayacağını vurguladığı kitabı, muhalifler tarafından protesto edilerek parçalanmış… Tartışmalar uzayınca daha önce Ariusçu olan Kayserili Eusebious’un devreye girmesiyle Ortodoks inanca daha uygun ve oradaki piskoposların da kabul edebileceği bir inanç bildirisi sunulmuş… Bu bildiri konsilde bulunan piskoposların çoğu tarafından kabul edilebilir nitelikte olmasına rağmen bu kredonun (Credo -Amentü-İman ikrarının)  kabul edilmesiyle, Ariusçu inancın dışlanamayacağını sezen Athanasius tarafından siyasi bir manevrayla yeni bir kredo (Credo -Amentü-İman ikrarı) hazırlanmış ve yoğun baskılar neticesinde bu kredo kabul edilmiş… Bu bildiride İsa’nın yaratılmamış, ezelden beri var olan Tanrı Baba ile aynı özü olan gerçek Tanrı olduğu vurgulanmış… Konsilde onaylanan İznik İnanç Bildirisi, bugüne kadar Katolik, Ortodoks ve Protestan Kiliselerin ortak görüşü olarak kabul edilmiş… Endülüs yıkılınca Gırnata’da (Granada) binlerce kitap İspanya Kraliçesi Isabella’in ve İspanya Kralı Ferdinand’ın emriyle şehrin büyük meydanlarında yakılmış1258 tarihinde Moğol Hükümdarı Hülagu tarafından Bağdat istila edildiğinde dünyanın en büyük kütüphanelerinden olan Bağdat Kütüphanesindeki kitaplar Dicle nehrine atılarak yok edilmiş2003 yılında Bağdat’ın ABD tarafından ele geçirilmesinden sonra Bağdat’ta pek çok kütüphane (Ulusal Kütüphane[3], Diyanet İşleri Bakanlığı’na ait Kur’anlar Kütüphanesi,  Evkaf Kütüphanesi, Muntasiriye Üniversitesi Kütüphanesi ve Ulusal Arşiv) bilinçli bir şekilde peş peşe eş zamanlı olarak kimyasal maddeler kullanılarak ateşe verilmiş

Endülüs’ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık.” (Nobel Ödüllü Fizikçi Pierre Curie)… Kitapsеvеrlеr Gününde (Book Lovеrs Day -9 Ağustos) kitapların yakılmasıyla ve yasaklanmasıyla, aslında, insanlık değerlerinin de yakıldığını, lakin hiçbir şekilde fikirlerin yok edilemeyeceğini idrak edelim… Selam, sevgi ve saygılarımla.

[1] ISBN: Kitap numaralarını standardize etmek, materyalin kimliğini tanımlamak amacıyla 1972 yılından itibaren Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO) tarafından hazırlanan kitap numaralama sistemi (Uluslararası Standart Kitap Numarası -ISBN -International Standard Book Number) kullanılmaya başlanmıştır.

[2] https://www.eskieserler.net/files/mpdf%20(206).pdf

[3] http://www.akademikmiras.org/tr/bilim-merkezi/12/bagdat-ulusal-kutuphanesi    

Zafer NEFER, 09.03.2022 17.01, Denizli

KİTAP SEVER…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin