KURBAN OLAYIM…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yurdumun taşına toprağına kurban olayım! Mehmet Akif Ersoy ne güzel söylemiş:  “Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!”… Kurban olayım Bayrağımıza… Kurban olayım, var mı benim vatanım gibisi… Kurban “Tanrıya sunulan adak” anlamında… “Kurban” Arapça, İbranice ve Aramice/Süryanice aynı manada… (1. yakın olma, yaklaşma, 2. hediye verme, adak sunma) … Kurban… Dini vecibe olarak kesilen hayvan… İçtenliği belirten bir seslenme sözü… Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse… Bir kazada veya felakette ölen kimse… Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse… Kurban kesmenin manevi ve içtimai/insani hikmetleri var… Kurbanda esas olan sadece onun kanı ve eti değil elbette… Allah’a ulaşan kurbanların etleri ve kanları değil, O’na olan saygınız/takvanızdır (Hacc 22/37)… Hakka hakikate kurban olan canlara canımız kurban… Hacı Bektaşi Veli’nin ifadesiyle Eline, beline, diline hâkim olan; aşına, işine, eşine sahip olan; eli açık, gönlü açık, sofrası açık olan; ayıpları örten, sırları tutan, öfkesini yutan canlara can kurban… Kimi ya da neyi kurban edelim, kim için veya ne için kurban olalım? Kurban edecek o kadar çok şeyimiz var ki… Mesela nefislerimiz, kötü huylarımız, kinimiz, öfkemiz, hasetlerimiz, hırslarımız, düşmanlıklarımız… Nefislerimizi kurban edelim ki, ruhlarımız dirilsin…

Günübirlik geçici heveslere ve çıkarlara kurban edilen değerlerimizi yitirmemek adına kendimiz olmaya gayret göstermemiz lazım… Bu yolda laf üstüne laf koyarak değil, canlarımızı-dostlarımızı kurban etmeden taş üstüne taş koymalıyız… Bütün mesele başarabilmek için özümüze sahip çıkmakta ve özümüzdeki gücü harekete geçirebilmekte… Kadim medeniyetimize baktığımızda, fabrika ayarlarımıza döndüğümüzde silkelenip kendimize geldiğimizde gerçekten büyük Devlet ve Millet olduğumuzu idrak edebileceğiz… Türkiye’mizin ilk yerli uçağını yapan ve bu uçakla ilk ve tek uçuşunu 28 Ocak 1925’te gerçekleştiren Vecihi Hürkuş’un hazin hikâyesini, “Gümüş Motor Fabrikası” hikâyesini ve diğerlerini daha iyi anlayabileceğiz. Bugün geldiğimiz noktada “motor da yapılır, otomobil de yapılır, helikopter de yapılır, uçak da yapılır, (s/t)iha vb. de yapılır, hepsi yapılır.” hikâyelerimizi daha iyi anlayabileceğiz…

Kadim medeniyetimizde Türk bilim adamlarımız, Astronomi, Tıp, Matematik ve Mantık alanında sayısız eserler kazandırdılar… Farabi’den Ali Kuşçu’ya, Türkiye’mizin ilk atom mühendisi Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre’den Nobel Ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar’a kadar pek çok Türk bilim insanımız yaptıkları çalışmalarıyla bilim ve teknolojiye yön verdiler… Farabi: Arapça, Farsça, Süryanice ve Yunanca gibi pek çok dili bilen filozof, aynı zamanda hekim ve müzisyen. Biruni: Newton’dan 700 sene önce yer çekimi kuramı üzerine ilk fikirleri ileri süren; Galileo’dan 600 sene önce ise geliştirdiği teleskoplar ile gözlemleri sonucunda gezegenlerin güneş etrafında döndüğü görüşünü savunan bilim adamımız. Uluğ Bey: Hem bir hükümdar hem de bir bilim insanımız, Astronomi ve Matematik bilgini. Ali Kuşçu: Ayasofya müderrisi, Fatih Külliyesi’nin eğitim programlarını hazırlamış, Astronomi ve Matematik dersleri vermiş, Medreselerde Matematik derslerinin okutulmasında önemli bir rolü olmuş, aynı zamanda İstanbul’un enlem ve boylamlarını ölçmüş ve çeşitli güneş saatleri yapmış. El-Cezeri: Sibernetik alanın kurucusu kabul edilen, Fizikçi, robot ve matrix ustası bilim adamı. Takiyüddin: Matematik, Astronomi ve optik alanında eserleri olan Osmanlı dâhisi. Mirim Çelebi: Gökkuşağı ve halenin oluşumunu ele aldığı kitabında (Risâle fi’l-Hâle ve Kavs-i Kuzah), Osmanlı Devleti’nde optik konusunda o güne kadar yazılmış ilk hacimli çalışmayı yapmış. Piri Reis: Akdeniz’in bütün limanlarını ve adalarını dolaşmış, daha sonra bir süre Gelibolu’da kalmış ve orada dünya haritasını hazırlamış (1513). Mimar Sinan: 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 darülkura (Kuran okumayı ihtisas derecesinde öğreten okul), 22 türbe, 17 imaret, 3 sağlık yurdu, 7 suyolu, 8 köprü, 16 kervansaray, 33 saray, 6 mahzen, 32 hamam yapan ünlü mimarımız. Evliya Çelebi: El sanatları ve zanaatkârlara ilgisi, tarihi eserlerin tasvirindeki betimlemeleri ve kullandığı terminoloji de sanat ve mimarideki engin bilgisinin bir göstergesi olarak kabul edilen Osmanlı seyyahı. Salih Zeki: Cebirsel mantığın Türkiye’ye girişi ile ilgili çalışmaları var, ayrıca Türkiye’de bilim tarihi yazıcılığının babası. Mehmet Fatin Gökmen: Kandilli Rasathanesinin kurucusu ve ilk müdürü. Vecihi Hürkuş: İlk Türk yapımı uçak olan “Vecihi K VI”yı imal etmiş, uçağın ilk uçuşunu 28 Ocak 1925’de gerçekleştirmiş, Türkiye’nin ilk sivil hava yolu şirketi olan Hürkuş Hava Yollarını 29 Kasım 1954’de kurmuş.  Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre: İlk Türk atom mühendisi ve yazarımız. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu: 1955 yılında Kaliforniya’daki Berkeley Üniversitesi’nden mezun olmuş, sonraki yıl burs kazandığı MIT’de yüksek lisans yapmış, Yale Üniversitesi’nde kimya alanında profesörlük unvanına kavuşan en genç bilim insanımız. Prof. Dr. Aziz Sancar: Nobel Kimya Ödülü’nü almış, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra, moleküler Biyolojiye yönelmiş, Teksas ve Yale üniversitelerinde tezleriyle gündem oluşturmuş, DNA onarımı, Biyolojik saat, kanser tedavisi gibi konular üzerine 288 bilimsel makale ve 33 kitap yayınlamış bilim insanımız. Prof. Dr. İsmail Demir: Türkiye Savunma Sanayii Başkanımız. Selçuk Bayraktar, Prof. Dr. Mahmut Akşit ve daha niceleri…

Kurban olayım emeklerini kadim medeniyetimizin tesisine ve istikbalimize kurban eden bilim adamlarımıza…   Selam, sevgi ve saygılarımla…

Zafer NEFER, 29.05.2021 18.16, Kütahya

KURBAN OLAYIM…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin