SILA-İ RAHİM, DOSTLUK, EMEK ve DAYANIŞMA

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sıla-i rahim* akrabalık bağlarını yaşatmayı, akrabaların birbirini ziyaret etmesini ve iyi ilişkiler kurmasını ifade eden ahlâk terimi… Akraba ve yakın çevreden başlayarak bütün cemiyeti kuşatan dostluk halkalarının ilki… İnsanın kendisiyle barışık olmasının devamıdır sıla-i rahim. Yaşadığımız mekânda komşuluk münasebetlerinin de “dayanışma/tesânüd**, emek, dostluk, saygı ve sevgi kaidesi”ne konuşlandırılmasının itici gücüdür sıla-i rahim.

Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, idare ve himayeniz altında olanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.” (1 Nisa, 4/36.) ayetinin buyruğu ile hareket etmeliyiz. Toplum barışının tesisi ve muhafazası bu görevlerin yerine getirilmesine bağlı…  Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S) “Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikramda bulunsun. Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, akraba ilişkilerini sürdürsün…” (Buhari, Edeb,85) buyuruyor… “Şehrinizi temiz tutmak istiyorsanız, önce evinizin önünü süpürmeye başlayın.” (Çin atasözü) her ferdin sorumluluğunu dillendiren önemli bir yaklaşım… Mesuliyetten kendimizi ırak tuttuğumuzda, dûçâr olacağımız durum, teşbihte hata olmasın, bugünkü Suriye gibi târumâr edilmiş yerlerden farksız olacaktır. Suriye’de eksik olan ne idi? Binlerce insanın yerlerinden edilmesinin sebepleri nelerdi? Ülkesinden kaçan insanların yurtlarını savunma sorumluluklarını yerine getirememelerinin sebepleri nelerdi? Toplum mühendislerinin üzerinde kafa patlatması gereken mühim bir mesele… Sıla-i rahim, dostluk, emek ve tesânüd için icap eden vazifelerin ve kıymetlerin ihmali olabilir mi?

Emek, ekmek, kitap, kalem kutsal kavramlar… Emek ve hakkaniyet odaklı paylaşım, sevgi ve saygı ile yoğrulduğunda tesânüd/dayanışma sağlam olur. Bize rehber olması gereken ölçü: “Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın rehberi şeytan olmuştur.” (Yunus Emre).  Emek ve hakkaniyete riayet etmek, pazarlıksız Hak için sevmek, dost olmak ve birlik ve dayanışma içinde huzurlu yaşamak… Tenkit ederken insaf ve izan sahibi olmalıyız; arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yakınlarımıza ve akrabalarımıza karşı merhametli olmalıyız… Eleştiri, nefsimizden başladığında anlamlı. Hata ve yanlışların olması, hem çalışıldığının hem var olmaya çalıştığımızın bir göstergesidir. Okunmayan kitabın sayfaları buruşuk olmaz. Buruşuk tarafa takılmak, kendi adımıza bir şey yapamamanın da yansıması olsa gerek. İnsan olmanın bedelini, Milli ve öz değerlerimize göre hareket etmemizin bedelini ve bu yolda çalışmamamızın semeresini, ille sahip olduklarımızı kaybedince mi anlamak durumundayız? Hayat iki hece ve gerçekten kimine göre bir bilmece kimine göre bilinemeyen gülmece, eğlence… Hatır kırılınca siz de hatırda kalmayınca, geriye kalan sadece çözümü yapılamayan bulmaca… Yarın çok geç olabilir… Dün bitti. Bugün hâlâ fırsat varken sıla-i rahim yapalım… Dostluklarımızı kalıcı kılalım… Kayıtsız şartsız Hak için sevelim, sayalım… Emeğe değer verelim… Ebette sormalı ve sorgulamalıyız, ancak sorunun değil çözümün bir parçası olmalıyız. Problemlerin üstesinden gelebilmek için üçüncü gözümüzle görebilmeliyiz… Ailemizde, yaşadığımız yerde, memleketimizde muzır davranışlar terk edildiğinde huzura kavuşuruz…

Farklı düşünmek, farklı olmayı ve farkında olamadıklarımızı dışlamayı gerektiren bir yaklaşım olmamalı… Farklılıkların farkında olmalıyız; farklılıklarımızın zenginliğini ülkemizin hayrına ortak paydada buluşturalım… Birbirimizin karşısında ve aleyhinde değil; birbirimizin farkında ve birbirimizin tarafında olalım… Velhasıl kelam Milletçe tek yürek, tek yumruk, tek ses olalım…                                    Selam, sevgi ve saygılarımla.

 

*Sıla-i rahim: Kan bağı ve evlenme yoluyla oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, akrabalarla ilişkiyi sürdürme, haklarını gözetme, onlara ilgi gösterme, iyilik ve yardımda bulunma, ziyaret etme.

**Tesânüd: (Arapça) 1.sened kökünden gelir. Dayanmak, yaslanmak (istinâd) 2. Her topluluğun kendi sancağı altında toplanması.

Zafer NEFER, 24.05.2021 22.05, Kütahya

SILA-İ RAHİM, DOSTLUK, EMEK ve DAYANIŞMA

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin