TOPRAK…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toprak[1]  Türkçe kelime, kum, kuru toprak (Uygurca 1000 yılından önce); ülke, arazi anlamında… Eski Türkçede “topur” (kuruyup toz haline gelmek) fiilinden +Ik sonekiyle türetilmiş… Eski Türkçede “topurgan” (ayak basıldığında tozuyan yumuşak toprak)… Moğolca tobrag/tobarag… Türkiye Türkçesinde toprak, Azerbaycan Türkçesinde torpag, Başkurt Türkçesinde tuprak, Kazak Türkçesinde toprak jer, Kırgız Türkçesinde cer topurak, Özbek Türkçesinde tupràk, Tatar Türkçesinde tufrak, Türkmen Türkçesinde toprak, Uygur Türkçesinde toprak

Tarih öncesinde yaşayan insanlar eşya ve alet yapımında taşı, toprağı ve madeni kullanmışlar… Eski, Orta ve Yeni Taş Çağında (günümüzden yaklaşık 2,5 milyon yıl önce başlamış ve M.Ö. 5500 yılında son bulmuş) sivri ve keskin taşlarla kendilerini vahşi hayvanlara karşı korumuşlar…  Ateşi bulmuşlar; yiyeceklerini pişirmişler; soğuktan ve vahşi hayvanlardan korunmuşlar; karanlıktan kurtulmuşlar… Toprağı kullanmışlar; tekerleği icat etmişler… Maden (bakır, tunç, demir) Çağında (M.Ö 5500-1200) erime hızının düşük, çıkarılışı kolay olduğu için ilk önce bakır madenini kullanmışlar… Sonra bakır ile kalayın karışımıyla oluşturdukları tunç madenini kullanmışlar… Son olarak demir madenini kullanmışlar… İnsan… Taş, toprak, tarım, maden… Bilim, sanat ve teknoloji… Medeniyet…

Taşların, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemi barındıran, bitkilere durak ve besin kaynağı vazifesi gören bir madde… Toprak… Toprak katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç ayrı fazdan oluşmuş… Katı faz inorganik ve organik bileşiklerden, sıvı faz sudan ve gaz fazı ise havadan ibaret… Katı fazı oluşturan inorganik ve organik maddelerin ağırlık olarak topraktaki miktarları pek çok faktöre göre değişiklik göstermekte… Toprağın özelliğine göre organik ve inorganik madde miktarı farklı… Bilinen bütün doğal elementler toprakta ve insanda mevcut… Bu elementlerden O, Si, Al, Fe, Ca, Mg, Na, K, Ti, P, Mn, S, Cl ve C olmak üzere 14 tanesi arz kabuğunun %99.8’ini oluşturmakta… Diğer elementlerin topraktaki miktarı çok az… 14 elementten sadece O, Si, Al ve Fe toprak inorganik bileşiminin %90’nını meydana getirmekte… İnsan ve toprak

Sâdık yârdır, kara toprak, Âşık Veysel Şatıroğlu’nun ifadesiyle… Toprak ve su birbirine kavuşunca, toprak bağrını açar aslı topraktan olan insana… “Andolsun biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir hülasadan yarattık. Sonra onu (Hz. Âdem’in nesli olan) insanı sarp ve metin bir karargâhta (rahimde) bir nutfe (zigot) yaptık. Sonra o nutfeyi alaka (yapışan şey) hâline getirdik, derken o alakayı mudga (bir çiğnem et) yaptık, o bir çiğnem eti kemik(lere) çevirdik (ve) o kemiklere de et (kaslar) giydirdik. Sonra onu başka yaratılışla inşa ettik (can verdik, konuşma verdik)…” (Mü’minun, 23/12-14)…

Dünya Madenciler Gününde (4 Aralık) ve Dünya Mühendisler Gününde (5 Aralık), ülke toprağımızın bağrındaki zenginliklerimizin, madenlerimizin millî ekonomimize katkısının sağlanmasının önemini ve mühendislerimizin özellikle Türkiyemize hizmet etmelerinin gerekliliğini hatırlayalım… Dünya Toprak Gününde (5 Aralık) şehit kanıyla sulanmış vatan toprağımızın değerini yâd edelim… Elbette en kıymetli toprak vatan toprağımız… “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” (Mithat Cemal Kuntay)… Kadın Hakları Gününde (5 Aralık) ve Türk Kahvesi Gününde (5 Aralık) toprak anayı, kâinatın ruhunu, topraktan doğumu, yeniden doğuşu düşünelim; misafirlerimize özel olarak ikram ettiğimiz bir fincan Türk Kahvesinin 40 yıllık hatırı[2] ve esprisini hatırlayalım…

Toprağın âfetleri (heyelan, erozyon, ona tohum ekilmemesi)… Bize düşen görev tohumun toprağa düşmesini sağlamak, suyun toprağa kavuşmasını sağlamak… Tohum toprağa düşünce ağaç olur, orman olur, ekin olur, harman olur… Taş çağına takılı kalan, taşı-madeni yontup ağacın yerine koyan, topraktan uzaklaşan ve ağacı katleden insan… Ağacın bile heykelini tercih eden takıntılı insan…  İnsan olarak “Vazgeçilmez sanma kendini, toprağın altı kendini vazgeçilmez sananlarla dolu...” (Ömer Hayyam)…

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı; düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.” (Mehmet Akif Ersoy)… Selam, saygı ve sevgilerimle.

[1] toprak: ad 1.Yerkabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü doğal kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. “Toprağı sürüp ekeriz” 2. Ekime elverişli arazi, tarla.

[2] İstanbul’un yemiş iskelesinde kahve yapan Üsküdarlı bilge bir zatın mekânına herkes gelir, onun sohbetini dinler, kahvesinden içerlermiş… Bir gün bu kahvehaneye bir yeniçeri gelir, “herkese benden kahve ikram et, ama (içeride yalnız oturan Rum gemi kaptanını göstererek) ona verme” der. Bilge zat, yeniçerinin bu sözünü duymazdan gelerek, herkese yeniçerinin kahvesini ikram eder ve iki kahve daha yapıp Rum kaptanın yanına oturur. Bu duruma hiddetlenen yeniçeri, “Ona vermeyeceksin demedim mi?” der. Bilge zat, “Bu senin değil benim ikramım” diyerek karşılık verir ve kaptanla muhabbet etmeye devam eder. Bu hadisenin üzerinden 40 yıl geçer. Sisam Adası`nda Rum isyanı çıkar. Rumlar eline geçirdikleri insanları esir pazarında satarlar. Üsküdarlı bilge zat da esirler arasındadır; yaşlı bir Rum tarafından satın alınır. Yaşlı Rum, kahveciyi serbest bırakır ve ona; “Bana 40 yıl önce bir kahve ikram ettin ve ben, o kahveyi de seni de unutmadım” der. “Bir fincan Türk kahvesinin 40 yıllık hatırı” buradan gelir. (Elias Petropulas, Yunanistan’da Türk kahvesi, İstanbul, İletişim Yayınları)

Zafer NEFER, 10.09.2021 22.11, Kütahya

TOPRAK…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin