Kültür-Sanat

DPÜ’de sanatçı Çevikbaş’tan kil workshop: öğrenciler uygulamalı sanatla buluştu

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde düzenlenen kil workshop etkinliği, sanatçı Cem Güney Çevikbaş’ın katılımıyla yoğun ilgi gördü. Uygulamalı anlatımların öne çıktığı programda öğrenciler, çağdaş teknikleri yerinde deneyimleme fırsatı yakaladı. Etkinlik, üniversitede sanat üretimine yeni bir perspektif kazandırdı.

Etkinlikte sanat ve deneyim bir araya geldi

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde gerçekleştirilen kil workshop etkinliği, sanatla pratiği buluşturan yapısıyla dikkat çekti. Ahmet Yakupoğlu Amfisi’nde düzenlenen programa akademik ve idari kadronun yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Resim Topluluğu tarafından organize edilen etkinlikte, katılımcılar yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalmayıp, üretim sürecini doğrudan gözlemleme şansı elde etti.

Sanatçı Cem Güney Çevikbaş, program boyunca kendi sanat yolculuğundan örnekler vererek, üretim sürecinin arka planını katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin özellikle uygulamaya dayalı ilerlemesi, öğrencilerin ilgisini üst seviyeye taşıdı.

Sanatın coğrafyayla ilişkisi nasıl şekilleniyor

İlham kaynakları üzerine dikkat çeken vurgular

Konuşmasında sanatın beslendiği kaynaklara değinen Çevikbaş, üretimin yalnızca teknik bir süreç olmadığını vurguladı. Sanatçının ifadelerine göre, coğrafya ve tarihsel birikim, eserlerin kimliğini doğrudan belirliyor. Özellikle Antalya ve Likya bölgesindeki arkeolojik izlerin çalışmalarında önemli bir yer tuttuğunu belirten Çevikbaş, bu alanların sanatsal üretime güçlü bir referans sunduğunu dile getirdi.

Bu noktada sanatın coğrafyadan beslenmesi gerektiğine dikkat çeken sanatçı, geçmişle kurulan bağın çağdaş üretimi zenginleştirdiğini ifade etti.

Likya’nın atları projesi nasıl geliştirildi

Kültürel mirasın sanata dönüşümü

Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri de Çevikbaş’ın üzerinde çalıştığı “Likya’nın Atları” projesi oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen projeye değinen sanatçı, son iki yıldır bu alanda yoğun bir üretim süreci içerisinde olduğunu aktardı.

Projede kullanılan teknik detaylara da değinen Çevikbaş, demir tozu ile epoksi malzemesini bir araya getirerek özgün bir yüzey elde ettiğini söyledi. Bu yöntemle, eserlerinde “topraktan yeni çıkarılmış tarihi kalıntı hissi” oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Böylece hem geçmişe referans veren hem de modern tekniklerle şekillenen bir anlatım dili ortaya koyduğunu ifade etti.

Uygulamalı anlatım öğrenciler için ne ifade etti

Atölye çalışmasıyla deneyim kazanıldı

Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, sanatçının tekniklerini uygulamalı olarak göstermesi oldu. Katılımcılar, kil workshop sürecinde kullanılan yöntemleri birebir gözlemleme fırsatı bulurken, üretimin aşamalarına dair detaylı bilgi edindi.

Öğrenciler açısından bu deneyim, teorik bilginin ötesine geçilmesini sağladı. Özellikle çağdaş sanat tekniklerinin sahada görülmesi, katılımcıların sanata bakış açısını genişletti. Atölye boyunca süren etkileşim, sanatçı ile öğrenciler arasında doğrudan bir iletişim kurulmasına da zemin hazırladı.

Üniversite içindeki sanatsal etkileşim nasıl güçlendi

Katılımın yüksek olması dikkat çekti

Etkinliğe gösterilen yoğun ilgi, DPÜ Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde sanatsal faaliyetlere olan talebi bir kez daha ortaya koydu. Program süresince katılımcıların aktif şekilde sürece dahil olması, üniversite içinde üretim odaklı bir atmosfer oluşturdu.

Düzenlenen kil workshop etkinliği, öğrencilerin farklı tekniklerle tanışmasına olanak sağlarken, aynı zamanda sanatçılarla birebir temas kurabilecekleri bir platform sundu. Bu tür organizasyonların, üniversite bünyesinde sanatsal üretimi destekleyen önemli bir araç olduğu gözlemlendi.