Ekonomi

Dünya Bu Açıklamayı Bekliyordu: Trump'ın Ateşkes Mesajı Altını Şahlandırdı

ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik olası askeri müdahaleyi ertelediğini duyurması, küresel piyasalarda taşları yerinden oynattı. Güvenli liman arayışındaki yatırımcıların talebiyle ons altın son 3 haftanın zirvesine tırmanırken, iç piyasada gram ve çeyrek altın fiyatları rekor seviyeleri zorluyor. Gözler şimdi İslamabad’daki kritik müzakerelerde ve Fed’in faiz rotasında.

Küresel siyasetin merkezindeki ABD-İran gerilimi, finans piyasalarında "güvenli liman" talebini zirveye taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik planlanan operasyonu iki hafta süreyle askıya aldığını açıklaması, piyasalarda ateşkes havası estirse de belirsizliğin sürmesi altın fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturdu. Orta Doğu’da suların tam olarak durulmaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi, emtia piyasalarında son yılların en hareketli sabahlarından birinin yaşanmasına neden oldu.

Altın ateşkes ile 3 haftanın zirvesinde!

Haftaya gergin bir atmosferde başlayan piyasalar, Trump’ın "müzakere edilebilir" mesajıyla bir miktar nefes alsa da, ons altın fiyatındaki yükseliş durdurulamadı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yüzde 2,3 oranında değer kazanan ons altın, 4811 dolar seviyesine kadar çıkarak son 3 haftanın en yüksek performansını sergiledi. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını görerek varlıklarını koruma amacıyla altına yönelmeye devam ediyor.

Yurt içinde ise dolar kurundaki hareketlilik ve ons tarafındaki bu sıçrama, altın türlerinin tamamında sert yükselişleri beraberinde getirdi. Gram altın, güne yüzde 2,2’lik bir primle başlayarak 6901 TL bandına yerleşti. Yatırımcının en çok tercih ettiği araçlardan biri olan çeyrek altın ise 11444 TL seviyesinden işlem görerek tarihi zirvelerine bir adım daha yaklaştı. Takı ve yatırım amaçlı talebin yoğunlaştığı Cumhuriyet altını fiyatı ise 45775 TL seviyesinde dengelenmiş durumda.

Yeni konut kredisi kampanyaları piyasayı nasıl etkiliyor

Küresel piyasalarda altın ve enerji maliyetleri konuşulurken, Türkiye özelinde gayrimenkul ve finansman dengeleri de bu süreçten payını alıyor. Ekonomik istikrarın korunması adına bankaların sunduğu finansman çözümleri, altın fiyatlarındaki bu volatiliteden etkilenen yatırımcılar için bir alternatif oluşturuyor. Özellikle altın bazlı birikimlerini gayrimenkule dönüştürmek isteyen vatandaşlar, güncel kredi maliyetlerini yakından takip ediyor.

Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonist baskısı

Trump’ın erteleme kararına rağmen Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukanın sürmesi, petrol ve enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasına yol açıyor. Enerji maliyetlerindeki bu katılık, küresel çapta bir enflasyon endişesini tetiklemiş durumda. Ekonomistlerin büyük bir kısmı, enerji fiyatlarındaki bu seyrin ABD ekonomisinde enflasyonu yüzde 4 seviyesine kadar taşıyabileceği konusunda hemfikir.

Bu tablo, özellikle Fed (ABD Merkez Bankası) politikasında keskin bir dönüş sinyali olarak algılanıyor. Piyasalarda daha önce beklenen faiz indirimlerinin, artan enflasyonist baskı nedeniyle bu yıl gerçekleşmeyebileceği konuşulmaya başlandı. Bugün açıklanacak olan Fed toplantı tutanakları, piyasaların önümüzdeki dönemdeki rotasını belirleyecek en kritik veri seti olarak bekleniyor.

Gümüş ve diğer emtialarda son durum

Altın piyasasındaki bu sert yükselişe gümüş de oldukça güçlü bir performansla eşlik etti. Gümüş fiyatları, sabah saatlerinde yüzde 5,5 gibi dikkat çekici bir artışla 76,88 dolar seviyesine kadar tırmandı. Endüstriyel talebin yanı sıra yatırım amaçlı alımların da etkisiyle gümüş, günün en çok kazandıran varlıkları arasında yerini aldı. Piyasalar, 10 Nisan'da Pakistan'ın başkenti İslamabad kentinde başlayacak olan diplomatik temasların sonucuna odaklanmış durumda.

Müzakere masasında ne var?

İran tarafı, 10 maddelik anlaşma taslağının müzakerelere açık olduğunu kabul etse de bölgedeki askeri teyakkuz halinin devam ettiğini hatırlatıyor. Savaş riskinin tamamen ortadan kalkmaması, enerji fiyatları ve dolayısıyla altın talebi üzerindeki etkisini sürdürecek gibi görünüyor. Yatırımcılar için kısa vadede en önemli takvim, hem diplomatik görüşmeler hem de merkez bankalarının atacağı adımlar olacak.