Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Anneler Günü etkinliği, yalnızca bir kutlama programı değil; köklü bir inancın, kadim bir kültürün ve gönül birliğinin yeniden can bulduğu anlamlı bir buluşma oldu. Ali Koç Babalılar Kültür Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği üyeleri tarafından düzenlenen etkinlikte; birlik, beraberlik, sevgi ve muhabbet duyguları bir kez daha aynı sofrada buluşarak gönülleri birledi.
Aslında bu tür buluşmalar, sadece bir araya gelmekten ibaret değildir. Her bir etkinlik; geçmişten bugüne taşınan kültürel hafızanın, dayanışma ruhunun ve manevî bağların yeniden hatırlanmasına vesile olmaktadır. Derneğin temel amacı da Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan bu kültürel mirası korumak, gelecek nesillere aktarmak ve toplumsal dayanışmayı canlı tutmaktır.
Ali Koç Baba Türbesi, Balkanlar’daki önemli manevî ve kültürel merkezlerden biri olarak kabul edilmektedir. Horasan erenlerinden olan Ali Koç Baba’nın, Seyyid Ali Sultan ve kırk ereniyle birlikte manevî bir işaret üzerine Anadolu’ya geldiği, ardından Rumeli ve Balkanların fütuhatında görev aldığı rivayet edilmektedir. Niğbolu Savaşı’nda büyük yararlılıklar gösterdiği ve bu savaşta şehit düştüğü anlatılmaktadır. Bu yönüyle hem seyyid hem de şehit olarak anılmaktadır. Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan süreçte yürüttüğü irşad faaliyetleri, yalnızca toprakların değil; gönüllerin de fethedildiğini göstermektedir.
Ancak tarih boyunca yaşanan savaşlar, baskılar, göçler ve asimilasyon politikaları birçok aileyi doğup büyüdükleri topraklardan koparmıştır. Özellikle Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen zorunlu göçler, hafızalarda derin izler bırakmıştır. Göç eden Ali Koç Babalılar; Trakya’da Tekirdağ ve Kırklareli başta olmak üzere Eskişehir, Kütahya ve Anadolu’nun farklı bölgelerine yerleşmişlerdir. Yeni bir hayat kurmanın zorluklarını yaşarken, bir yandan da kültürlerini ve inançlarını yaşatabilmek için büyük mücadele vermişlerdir.
Bugün hâlâ Balkanlar’daki ve Trakya’daki akrabalarıyla bağlarını koparmayan Ali Koç Babalılar, iki coğrafya arasında adeta manevî bir köprü kurmaktadır. Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan bu uzun yolculukta nice anne; yokluk içinde evladını büyütmüş, geleneklerini yaşatmış ve ocağın ateşini söndürmemiştir. Belki de Anneler Günü buluşmasını anlamlı kılan en önemli yönlerden biri de budur. Çünkü anneler, yalnızca bir ailenin değil; kültürün, hafızanın ve inancın taşıyıcısı olmuşlardır.
Bugün dernek çatısı altında sürdürülen faaliyetler yalnızca sosyal etkinliklerden ibaret değildir. Aynı zamanda bir hafızayı diri tutma, kimliği koruma ve kültürel sürekliliği yaşatma çabasıdır. Genç kuşakların köklerini tanıması, büyüklerin tecrübelerinin aktarılması ve dayanışma ruhunun sürdürülmesi açısından bu birliktelikler büyük önem taşımaktadır.
Birlik ve beraberliğin olduğu yerde umut vardır. Ali Koç Baba’nın irfanıyla yoğrulan bu kadim kültür, dün olduğu gibi bugün de gönüllerde yaşamaya devam etmektedir.