Güvenlik

Hesabınız olmasa bile veri toplanıyor: Dijital takipte yeni dönem

İnternette gezdiğiniz siteler, doldurduğunuz formlar ve yaptığınız aramalar… Hepsi farkında olmadan dev veri havuzlarına akıyor olabilir. Uzmanlara göre sorun yalnızca TikTok değil; tüm büyük teknoloji şirketlerini kapsayan dev bir izleme ekosistemi söz konusu.

Görünmez izleme ağı nasıl çalışıyor?

Piksel nedir ve neden tartışılıyor?

Dijital reklamcılığın merkezinde yer alan piksel teknolojisi, web sitelerine eklenen küçük bir kod parçası olarak çalışıyor. Bu kodlar, ziyaretçinin hangi sayfaya girdiğini, neye tıkladığını ve hangi işlemleri yaptığını kayıt altına alabiliyor. Son incelemeler, özellikle TikTok pikseli üzerinden toplanan verilerin kapsamının genişlediğini ortaya koydu.

Araştırmalara göre bazı sitelerde; kanser destek platformları, doğurganlık testleri ve ruh sağlığı hizmetleri gibi son derece hassas veriler bu sistem aracılığıyla üçüncü taraflara aktarılabildi. Üstelik bu aktarımın, kullanıcı farkında olmadan gerçekleştiği belirtiliyor.

Hesabı olmayan kişiler nasıl izleniyor?

Uzmanlara göre en kritik nokta, platform hesabı bulunmayan kişilerin de bu ağın içine girebilmesi. Çünkü piksel, uygulamadan bağımsız olarak tarayıcı ve cihaz üzerinden çalışıyor. Ziyaret edilen siteler aracılığıyla toplanan veriler; cihaz türü, IP adresi, tarayıcı bilgisi gibi tanımlayıcılarla eşleştiriliyor.

Bu yöntemle oluşturulan davranışsal veri profilleri, kullanıcı henüz ilgili platformda hesap açmamış olsa bile potansiyel bir dijital kimlik oluşturulmasına imkân tanıyor.

Hangi veriler toplanıyor?

Basit ziyaret bilgisi mi, derin profil mi?

Bilişim uzmanlarına göre artık yalnızca “hangi siteye girildiği” değil;

  • Sayfada geçirilen süre

  • Tıklama davranışları

  • Form etkileşimleri

  • Arama eğilimleri

gibi detaylar analiz edilerek kapsamlı kullanıcı profilleri çıkarılabiliyor.

Bu veriler doğrudan banka şifresi gibi bilgilere erişemese de, kişinin sağlık durumu, psikolojik destek arayışı ya da özel yaşamına dair eğilimleri hakkında güçlü çıkarımlar yapılmasına imkân tanıyor.

Büyük veri ekosistemi nasıl büyüyor?

DuckDuckGo verileri, Google izleyicilerinin dünya çapındaki popüler sitelerin yaklaşık yüzde 72’sinde bulunduğunu gösteriyor. Meta izleme araçları yüzde 21, TikTok izleyicileri ise yüzde 5 seviyesinde.

Uzmanlar, küçük veri parçalarının zamanla birleşerek günlük hayatın tamamını kapsayan bir dijital görünürlük oluşturduğunu vurguluyor.

TikTok suçlamalara ne yanıt veriyor?

“Sektör standardı” savunması

TikTok cephesi, kullanılan reklam piksellerinin sektörde yaygın olduğunu ve kullanıcıların gizlilik politikalarıyla bilgilendirildiğini savunuyor. Ayrıca sağlık verileri gibi hassas bilgilerin paylaşımının yasak olduğu ve uygunsuz kullanım tespit edilen sitelerin uyarıldığı ifade ediliyor.

Ancak siber güvenlik uzmanları, sorunun tek bir platformla sınırlı olmadığını, asıl meselenin büyüyen reklam teknolojisi ekosistemi olduğunu belirtiyor.

Google, X ve Instagram’da durum farklı mı?

İzleme teknolojileri ortak mı?

Uzmanlara göre Google, sahip olduğu geniş hizmet ağı sayesinde verileri çok daha fazla noktadan birleştirebiliyor. X ve Instagram da benzer şekilde çerezler ve piksel tabanlı sistemlerle kullanıcı davranışlarını analiz ediyor.

Fark, toplanan verinin büyüklüğü ve bu verinin ticari olarak nasıl işlendiğinde ortaya çıkıyor.

Banka bilgileri ve şifreler risk altında mı?

Doğrudan erişim mümkün mü?

Standart reklam pikselleri, şifrelenmiş alanlara doğrudan erişemiyor. Ancak yanlış yapılandırılmış web formları veya güvenlik açıkları, dolaylı veri sızıntılarına yol açabiliyor.

Asıl risk, farklı kaynaklardan toplanan verilerin birleştirilmesiyle ortaya çıkan ayrıntılı davranışsal analiz ve bunun kötüye kullanılma ihtimali olarak gösteriliyor.

Kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Tarayıcı seçimi neden önemli?

Araştırmalar, Google Chrome’un rakiplerine kıyasla daha fazla veri paylaşabildiğini ortaya koyuyor. Gizlilik odaklı Brave, DuckDuckGo, Firefox ve Safari gibi tarayıcılar daha güçlü koruma seçenekleri sunuyor.

Kullanıcılar hangi önlemleri almalı?

  • İzleyici engelleyici eklentiler kullanmak

  • Çerez tercihlerini düzenlemek

  • Uygulama izinlerini sınırlamak

  • Farklı platformlarda aynı kişisel bilgileri kullanmamak

Bu yöntemler izlemeyi azaltabiliyor ancak uzmanlara göre yüzde 100 koruma sağlamak hâlâ mümkün değil.

Dijital karakutu tartışması büyüyor

Kalıcı çözüm nerede?

Uzmanlar, bireysel önlemlerin sınırlı kaldığını, gerçek değişimin ancak güçlü gizlilik yasaları ve veri minimizasyonu politikalarıyla sağlanabileceğini belirtiyor.

Dijital dünyada atılan her adımın bir veri izine dönüştüğü bu yeni dönemde, görünmeyen kodların yarattığı izleme ekonomisi tartışması giderek büyüyor.