Gündem

İşletmelerin "Nakit" Oyununa Son: IBAN'a Para Gönderirken Bu Tuzağa Düşmeyin!

Alışveriş sonrası "sadece nakit" ya da "IBAN’a gönder ama açıklama yazma" diyen işletmeler mercek altında. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) yetkilileri, bu uygulamanın sadece bir müşteri mağduriyeti değil, aynı zamanda vergi kaçakçılığına teşebbüs suçu teşkil ettiği konusunda uyarıyor. İşte haksız komisyon talep eden ve kart kabul etmeyen işletmelere karşı tüketicinin yasal hakları.

Güzellik merkezlerinden kafelere, butiklerden estetik kliniklerine kadar pek çok noktada son dönemde artış gösteren "nakit ödeme zorunluluğu" tartışmaları beraberinde getirdi. Birçok tüketici, ödeme noktasına geldiğinde "POS cihazımız arızalı" veya "sadece nakit çalışıyoruz" gibi ifadelerle karşı karşıya kalıyor. Ancak hukukçular ve mali uzmanlar, bu durumun yasal bir dayanağı olmadığını, aksine Türk Ceza Kanunu ve Vergi Usul Kanunu kapsamında ciddi yaptırımları olduğunu vurguluyor.

İşletmenin sadece nakit ödeme talep etmesi yasal değil

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, perakende sektöründe hizmet veren işletmelerin kartla ödeme seçeneği sunmamasının bir idari ihlal olduğunu belirtiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğler gereği, birinci ve ikinci sınıf tüccarların yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanma zorunluluğu bulunuyor.

Güllü’nün açıklamalarına göre, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, üye işyerlerinin kart kullanımını reddetmesini açıkça yasaklıyor. İşletmelerin kampanya veya indirim dönemlerinde dahi kredi kartı kabul etmeme gibi bir lüksü bulunmuyor. Bu kuralı ihlal eden işletmeler, denetimlerde tespit edildiği takdirde her bir işlem için ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalıyor.

Iban ödemesinde açıklamayı boş bırakmak vergi kaçakçılığına teşebbüstür

Son dönemde nakit parası olmayan müşterilere sunulan bir diğer "alternatif" ise IBAN üzerinden transfer yöntemi. Ancak burada dikkat çeken tehlikeli bir detay var: İşletmelerin açıklama kısmının boş bırakılmasını şart koşması. Avukat İbrahim Güllü, bu durumun doğrudan vergi kaçırma kastı taşıyabileceğine dikkat çekiyor.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, açıklamasız gönderilen paralar genellikle mevcut bir borcun ödenmesi olarak kabul ediliyor. Eğer işletme bu tutarı hasılat kaydı olarak defterine işlemezse, vergi incelemesi kaçınılmaz hale geliyor. Güllü, "IBAN üzerinden yapılan tahsilatlarda fiş veya fatura düzenlenmemesi, VUK 359 kapsamında kaçakçılık suçu olarak değerlendirilebilir. Bu durum sadece işletmeyi değil, iş birliği yapan tüketiciyi de şüpheli işlem bildirimleri nedeniyle zor durumda bırakabilir," sözleriyle uyarıyor.

Binlerce lira cezası var

İşletmelerin POS cihazlarını kasten devre dışı bırakması veya arızalı olduğu bahanesine sığınması maliye ekiplerinin radarında. 2025-2026 yıllarını kapsayan güncel düzenlemelerle birlikte, bu tür ihlallere kesilen idari para cezaları binlerce liradan başlıyor ve suçun tekrarı halinde katlanarak artıyor.

Eğer bir işletme, kayıt dışı satış yapmak amacıyla kart kabul etmiyorsa, bu durum vergi ziyaı cezası ve 18 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanma riskini doğuruyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), özellikle hizmet sektöründe POS cihazını kullanıma kapatan noktaları dijital takip ve saha denetimleriyle sıkı bir şekilde kontrol ediyor.

Nakit ile kart ödemeleri arasında fiyat farkı olabilir mi?

Tüketicilerin en çok şikayet ettiği konulardan biri de kartla ödeme yapmak istediklerinde eklenen banka komisyonu maliyeti. İşletmelerin, bankaların kendilerinden kestiği komisyonu %10 ile %20 gibi oranlarla fiyata yansıtması yasalara tamamen aykırı. 5464 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 2. fıkrasına göre, işletmeler kart hamilinden "komisyon" adı altında ek bir bedel talep edemez.

Bu kuralı çiğneyen yerlerin bankalarla olan üye işyeri sözleşmesi feshedilebileceği gibi, bir yıl boyunca yeni sözleşme yapmaları da yasaklanıyor. Ayrıca bu uygulama, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca haksız ticari uygulama sınıfına giriyor.

Fazla ödenen tutarı geri alabilirsiniz

Eğer bir işletme size zorla komisyon ödettiyse veya kartla ödeme yaptığınız için daha yüksek bir fatura çıkardıysa, bu tutarı hukuki yollarla geri almanız mümkün. Tüketiciler, kendilerinden haksız yere alınan bu farkın iadesi için Tüketici Hakem Heyeti yoluna başvurabilir.

2026 yılı itibarıyla güncellenen sınırlar dahilinde, 186.000 TL’nin altındaki talepler için hakem heyetleri yetkili kılınmış durumda. Üstelik sadece ana parayı değil, haksız tahsilat tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz de talep edilebiliyor. Miktarın bu sınırın üzerinde olması durumunda ise önce arabuluculuk süreci, ardından Tüketici Mahkemesi süreci devreye giriyor.

Video ve ses kaydı delil sayılmaz, şahit lazım

Peki, bu haksızlığı nasıl kanıtlayacağız? Çoğu vatandaşın başvurduğu gizli kamera veya ses kaydı yöntemi, hukuki açıdan sanıldığı kadar güvenli değil. Avukat Güllü, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması kapsamında, gizlice alınan kayıtların mahkemelerde "hukuka aykırı delil" olarak reddedilebileceği konusunda uyarıyor.

Hukuki süreçte en güçlü kanıtın şahit beyanı olduğunu ifade eden Güllü, ödeme anında yanınızda bir tanık bulundurmanın önemine değiniyor. Vatandaşların bu tür durumları anında CİMER, Maliye Bakanlığı veya Ticaret Bakanlığı’nın ilgili şikayet hatlarına bildirmesi, işletmelerin kayıt dışı ekonomiyle olan mücadelesinde en etkili silah olarak görülüyor.