KIRŞEHİR’Lİ ÖRNEK İŞ ADAMININ KURDUĞU BAŞARILI VAKIF: “ MUSTAFA DÜGER VAKFI”

Kırşehir’li örnek iş adamı Mustafa Düger’in kurduğu,kendi adını taşıyan “ Mustafa Düger Vakfı”ndan söz etmek istiyorum:

Mustafa Düger Kırşehir’li bir iş adamı. Doğup büyüdüğü Şehre hizmet etmek, tanıtmak ve geleneklerinin gelecek kuşaklara taşınmasını sağlamak amacıyla kurduğu Vakıf’la Halkın takdirlerini kazanmış, Valilik, Belediye ve Üniversite ile iş birliği ve dayanışma içinde ortak projelere finans desteği sunan bu değerli iş adamı Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesinde 2000 yılında kurduğu tesislerde
3000 M2 alan içinde üretmeye başladığı sağlık/Medikal ürünlerini İhraç ederek kazandığı gelirleriyle kurduğu “Mustafa Düger Vakfı” ile yüksek Öğrenim gençliğine” ve ihtiyacı olanlara” destekler ve yardımlar sağladığı gibi, Kültür ve sanat memleketi kadim medeniyetler kenti; Kırşehir’in yetiştirdiği Dünyanın tanıdığı, gönüllerde taht kuran iki efsane “ Ahi Evran Veli ve Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ın tanıtılması ve anılarının yaşatılması yolunda organizasyonlar yaparak veya çalışmalara destek vererek gönüllerde yer edinen Sayın Musrafa Düger’i yüzlerce kişi ve kurumlar gibi ben de candan kutluyorum

MUSTAFA DÜGER VAKFININ İLGİNÇ BİR UYGULAMASI DAHA

YENİ DOĞAN BEBEKLERİNE “ AHİ VE NEŞET” İSİMLERİNİ VEREN AİLELERE ALTIN HEDİYE EDİYOR

Mustafa Düger Vakfı, Kırşehir'in önemli değerleri Ahi Evran ve Neşet Ertaş isimleri yaşatmak için başlattığı "Adımı Sen Koy' projesi ile yeni doğan çocuklarına Ahi ve Neşet adını veren ailere altın hediye edecek.

Mustafa Düger Vakfı'nın hazırladığı yeni projenin lansmanı,( benim ve Eşimin de Kırşehirde davetli olarak bulunduğumuz günlerde) yapıldı. Vakıf Başkanı Kırşehirli iş insanı Mustafa Düger Ahi Evran ve Neşet Ertaş'ı gelecek nesillere taşımak için hazırladıkları 'Adımı Sen Koy' projesinin detaylarını anlattı. Başkan Düger Kırşehir'de yeni doğan çocuklarına Ahi ve Neşet adını vererek, bu önemli değerleri yaşatacak ailere ahiliğin temelini oluşturan 4 açık kapıyı temsilen 4 çeyrek altın vereceklerini açıkladı. Kırşehir Big Termal Otel'de gerçekleşen lansmanda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mustafa Dügere eğitim, kültür, sanat, spor ve çevre alanlarında da çeşitli projeler yürüterek Kırşehir'in değerlerini yaşatacaklarını belirtti

" DEVASA ÇINARLARIN İSİMLERİNİ YAŞATACAĞIZ "


Mustafa Düger "Adımı Sen Koy, sadece bir vakıf kampanyası değil; bu toprakların mayasını, ruhunu ve geleceğini korumaya çalışmaktır.
Bizler öyle bir şehirde yaşıyoruz ki, bastığımız her toprak parçasından irfan fışkırıyor, rüzgarı bile bir bozlak ezgisi gibi esiyor. Kırşehir; ticaretin dürüstlükle, ahlakla harmanlandığı Ahiliğin merkezidir. Kırşehir; gönül tellerimizi titreten, dünyaya sevmeyi ve insan olmayı hatırlatan Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş’ın memleketidir. Ancak üzülerek görüyoruz ki, modern çağın getirdiği rüzgarlar, bizi biz yapan bu devasa çınarların isimlerini unutturmaya, yeni nesillerin hafızasından silmeye çalışıyor. Biz Mustafa Düger Vakfı olarak buna seyirci kalamazdık. Kırşehirlilik sadece bir nüfus cüzdanı ibaresi değildir; bir duruştur, bir felsefedir"dedi.

" BİZ İSİM DEĞİL GELECEĞE KİMLİK AŞILIYORUZ "
Mustafa Düger Vakfı olarak Kırşehir'in geleceğine, yani yeni doğan evlatlarımıza bir miras bırakmak isteklerini belirten Başkan Düger " Dedik ki: Bu şehirde doğan her çocuk, bu şehrin ruhuyla büyüsün.
Bugünden itibaren Kırşehir’de dünyaya gelen ve ailesi tarafından isminin yanına 'Ahi' veya 'Neşet' adı eklenen her bir evladımıza, vakfımız adına 4 adet çeyrek altın hediye edeceğiz. Neden mi 4 çeyrek altın? Çünkü Ahiliğin temelini oluşturan 4 açık kapı vardır: Alnın açık olsun, kalbin açık olsun, kapın açık olsun, sofran açık olsun. Biz de bu yavrularımızın hayat kapıları, rızık kapıları ardına kadar açık olsun diye bu 4 altını onların ilk can suyu, ilk bereket adımı olarak sunuyoruz.
Bizim derdimiz sadece isim vermek değil, bir kimliği yaşatmaktır." ifadelerini kullandı.

" GELİN EVLATLARIMIZI BU İSİMLERLE TAÇLANDIRALIM"


Vakıf Başkanı Mustafa Dülger "Bir çocuğa 'Ahi' ismini vermek; ona daha bebekken dürüstlüğü, paylaşmayı, eline, beline, diline sahip olmayı aşılamaktır. Yarın büyüdüğünde bir esnaf, bir mühendis, bir devlet adamı olduğunda Ahi Evran’ın ahlakıyla kuşanması demektir. Bir çocuğa 'Neşet' ismini vermek; ona insanı 'gönül' olarak görmeyi, kadına hürmeti, 'incitme canı incitme' diyen o muazzam nezaketi öğretmektir.
Biz istiyoruz ki, Kırşehir’in sokaklarında koşan çocuklarımızın adı çağrıldığında, kulaklarımızda Ahi Evran’ın öğütleri, Neşet Ertaş’ın sazının tınısı yankılansın. Kültürümüz tabelalarda, müze duvarlarında kalmasın; yaşayan, nefes alan bir kimlik olsun. Gelin evlatlarımızı bu asil isimlerle taçlandıralım, bu asil isimleri birlikte yaşatalım. Yeni doğan her 'Ahi' ve her 'Neşet', Kırşehir’in yarınlarına dikilmiş yeni bir ulu çınardır.Unutmayalım ki; kökü derinde olmayan ağacın dalı tez kırılır. Biz köklerimize sahip çıkıyoruz ki, geleceğimiz sağlam olsun" şeklinde konuştu.