Ekonomi

Köye Dönene Çifte Maaş ve Tapu Müjdesi: Başvuru Şartları Belli Oldu!

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, tarımda devrim yaratacak "Model Çiftlik" projesini duyurdu. Gençlere köylerinde teknolojik çiftlikler kurmayı vaat eden proje kapsamında, katılımcılara medeni durumlarına göre yüksek maaş bağlanacak ve başarılı olanlara çiftliklerin mülkiyeti devredilecek. İşte 40 bin genci kapsayan dev projenin merak edilen tüm detayları.

Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen kırsaldan kente göç ve tarım nüfusunun yaşlanması sorununa karşı akademik dünyadan ezber bozan bir hamle geldi. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), TÜME Vakfı ve YÖK iş birliğiyle yürütülen projeyle, gençleri yeniden toprakla buluşturmayı hedefliyor. Projenin mimarlarından Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, genç kuşakları tarım ve hayvancılık sektörüne çekmek için sadece iş imkânı değil, aynı zamanda yüksek refah düzeyi ve mülkiyet hakkı sunduklarını belirtti.

Genç çiftçilere maaş desteği nasıl uygulanacak?

Projenin en dikkat çekici ayağını kuşkusuz ekonomik teşvikler oluşturuyor. Geleneksel tarım yöntemlerinin gençlere cazip gelmediği gerçeğinden hareketle hazırlanan modelde, köye dönen gençlere doğrudan maaş desteği sağlanacak. Rektör Dalgar’ın açıklamalarına göre, sistem dahilinde üretim yapacak olan genç girişimciler, bekâr olmaları durumunda iki asgari ücret, evli olmaları durumunda ise üç asgari ücret tutarında aylık ödeme alacaklar. Bu adım, tarımsal üretimin başlangıç aşamasındaki finansal riskleri ortadan kaldırarak gençlerin geleceğe güvenle bakmasını sağlamayı amaçlıyor.

Çiftliklerin devri ve mülkiyet süreci nasıl işleyecek?

Proje sadece bir istihdam programı değil, aynı zamanda bir mülkiyet kazandırma modeli olarak tasarlandı. Belirlenen şartları yerine getiren ve üretimde süreklilik sağlayan gençlere, devlet ve vakıf desteğiyle kurulan bu modern tesislerin tapusu verilecek. Model çiftlik projesinde yer alan gençler, performans ve başarı kriterlerine bağlı olarak 5 ile 10 yıl arasındaki bir sürenin sonunda çiftliklerin tamamen sahibi olacaklar. "Köyünden bir arazi göster, oraya senin çiftliğini kuralım" vizyonuyla hareket eden proje, gençlerin kendi topraklarında iş sahibi olmalarının önünü açıyor.

Teknolojik altyapı ve verimlilik artışı neleri kapsıyor?

Tarımda temel sorunun ürün fiyatından ziyade maliyet ve düşük verim olduğunu savunan Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, çözümün yüksek teknoloji kullanımından geçtiğini vurguladı. MAKÜ bünyesindeki pilot bölgelerde uygulanan sistemlerde; yem itme robotu, gübre temizleme robotu ve otomatik sağım sistemleri gibi ileri teknolojiler kullanılıyor. Bu teknolojik dokunuşlar sayesinde, geleneksel yöntemlerle günlük 25 litre süt alınan bir işletmede verimin 45 litreye kadar çıktığı gözlemlendi. Bu durum, birim maliyet düşerken kazancın %20 ile %30 oranında otomatik olarak artması anlamına geliyor.

Hedef 40 bin genç ve 40 bin yeni çiftlik

Projenin vizyonu sadece Burdur ile sınırlı değil. Türkiye genelinde 10 üniversitenin paydaş olduğu bu dev organizasyonda, pilot uygulama merkezi olarak MAKÜ öne çıkıyor. Rektör Dalgar, nihai hedeflerinin Türkiye genelinde tam 40 bin çiftlik kurmak olduğunu ifade etti. Bu sayede 40 bin gencin modern yöntemlerle üretim yapması ve Türkiye’nin gıda arz güvenliğinin garanti altına alınması planlanıyor. Özellikle sökülebilir prefabrik sistemler sayesinde, tarım arazilerine beton dökülmeden doğa dostu tesisler inşa edilecek ve ihtiyaç halinde bu yapılar araziye zarar vermeden kaldırılabilecek.

Yerli embriyo üretimi ve yem maliyetleri düşürülecek mi?

Hayvancılığın en büyük gider kalemleri olan genetik materyal ve yem konusunda da yerli çözümler yolda. Yurt dışından binlerce dolara ithal edilen embriyo maliyetlerini 100 dolar seviyesine çekmek için çalışmaların sürdüğünü belirten Dalgar, bu sayede verimli hayvan ırklarının yaygınlaştırılacağını söyledi. Ayrıca, Türkiye’nin yıllık 4 milyar doları bulan soya ithalatı yükünü hafifletmek adına alternatif yem bitkileri üzerinde duruluyor. Düşük maliyetli üretim stratejisiyle, Türk çiftçisinin küresel pazarda rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.