Kütahya

Kütahya'da asırların mesleği yok oluyor: ''Kıymeti yarın anlaşılacak''

Kütahya'da 47 yıldır geleneksel baba mesleğini yapan Bekir Durmuş, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşılaştığını belirtiyor.

Kütahya’da Türk kültürünün önemli miraslarından yorgancılık ve çeyiz geleneği, değişen yaşam tarzlarıyla birlikte gün geçtikçe unutulurken, Kütahya Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı ve Balıklı Mahallesi Muhtarı Bekir Durmuş 47 yıllık mesleğinin son durumunu Dumlupınar Gazetesi özel röportajında anlattı.

Kütahya'da Unutulan Meslek: Yorgancılık

Geçmişte Kütahya’da bir genç kızın çeyizi hazırlanırken, el dikimi yorganlar en kıymetli parçalar arasında yer alırdı. İpek yüzlü, pamuk ya da yün dolgulu yorganlar; sabrın, emeğin ve aile büyüklerinin sevgisinin bir simgesi olarak görülürdü. Çeyiz geleneği, yalnızca evlilik hazırlığı değil, aynı zamanda kültürel aktarımın da önemli bir parçasıydı. Yorganlar, çoğu zaman annenin ya da ustanın günler süren emeğiyle hazırlanır, desenleri ve motifleriyle ailelerin sosyal ve kültürel izlerini taşırdı. Bu nedenle yorgancılık, sıradan bir üretim değil; anlam yüklü bir sanat olarak kabul edilirirken, günümüzde unutulma noktasına geldi.

Yorgancılık mesleğini sürdüren az sayıdaki usta, el emeği ürünlerin değerinin yeterince anlaşılmadığını ve geleneksel üretimin korunması için destek gerektiğini dile getirirken Durmuş, "El işçiliği; pamuktur, yündür ve sağlıktır. Eskiden elyaf ve silikon gibi materyaller olmadığı için yastık ve yorganlarımız doğadan gelen pamuk ve yünden yapılırdı. Ancak günümüzde insanlar polyestere yöneldi. Bu ürünler ilk etapta göze hoş ve yumuşak gelebilir ancak son derece sağlıksızdır. Eski ustalar bu mesleğe 'iğne ile kuyu kazmak' derdi. Bizim yaptığımız yün yorganlar insana pozitif enerji verirken, üzerindeki negatif enerjiyi alır. Sağlıklı bir uyku için doğal ürünler şarttır." ifadelerini kullandı.

''Çırak ve Kalfa Yetişmiyor, Usta Bulamayacağız''

47 yıllık mesleğinde çıraklık problemine de değinen Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı ve Balıklı Mahallesi Muhtarı Durmuş, ''Gençlerin meslek öğrenmekten ziyade alacakları maaşa odaklandığını belirten Durmuş, "Eskiden aileler çocuklarını meslek öğrensin diye getirir, 'Eti senin kemiği benim' derlerdi. Maalesef artık böyle bir tabir kalmadı. Çırak ve kalfa yetişmiyor. Korkarım ki gün gelecek, yorganımızı, yastığımızı diktirecek usta bulamayacağız. Hakiki pamuk ve yüne hasret kalacağız. Bu mesleğin kıymeti bugün anlaşılmasa da yarın çok daha iyi anlaşılacak" dedi.

''Eski Ustalar Bu Mesleğe İğne İle Kuyu Kazmak Derdi''

Huzur Yorgancılık çatısı altında çalışmalarını sürdüren ve yorgancılığın sağlık açısından önem taşıdığını da belirten Durmuş, ''El işçiliği; pamuktur, yündür ve sağlıktır. Eskiden elyaf ve silikon gibi materyaller olmadığı için yastık ve yorganlarımız doğadan gelen pamuk ve yünden yapılırdı. Ancak günümüzde insanlar polyestere yöneldi. Bu ürünler ilk etapta göze hoş ve yumuşak gelebilir ancak son derece sağlıksızdır. Eski ustalar bu mesleğe 'iğne ile kuyu kazmak' derdi. Bizim yaptığımız yün yorganlar insana pozitif enerji verirken, üzerindeki negatif enerjiyi alır. Sağlıklı bir uyku için doğal ürünler şarttır." şeklinde konuştu.

Kütahya'da Yorgancılık Mesleği Kayboluyor

Kütahya’da yorgancılığın gerilemesi, yalnızca ekonomik bir mesele olarak görülmüyor. Bu durum, geçmişten gelen çeyiz geleneği, aile bağları ve kültürel hafızanın da zayıflaması anlamına geliyor. El emeği yorganların yerini seri üretim ürünlerin almasıyla birlikte, bir dönemin yaşam biçimi de sessizce tarihe karışıyor. Günümüzde el yapımı yorganlar yerini fabrika üretimi ürünlere bırakmaya başladı. Daha ucuz, daha kolay ulaşılabilir ve pratik olan bu ürünler, yorgancı dükkânlarının birer birer kapanmasına neden oldu. Kütahya’da sayıları giderek azalan yorgancılar, mesleklerini sürdürecek çırak bulmakta da zorlanıyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca bir mesleğin kaybı değil, aynı zamanda Türk kültürünün önemli bir değerinin de yok olması anlamına geliyor. Çünkü yorgancılık, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve beceriyle yaşatılan geleneksel meslekler arasında yer alıyordu.

Modern yaşamın hızlanması, küçük evler, farklı dekorasyon anlayışları ve hazır ürünlerin cazibesi, çeyiz kültürünü de dönüştürdü. Eskiden yıllar öncesinden hazırlanan sandıklar, yerini alışveriş listelerine bıraktı. Bu değişim, yorgan gibi geleneksel el sanatlarının günlük hayattaki yerini daralttı. Kültür araştırmacıları, bu sürecin doğal bir dönüşüm olmakla birlikte, tamamen kaybolmanın önüne geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Kütahya yorgancılığı, kentin somut olmayan kültürel mirası olarak görülüyor ve yaşatılmasının önemli olduğu belirtiliyor.