Sağlık

Kütahyalılar Dikkat! Hızlı zayıflama hayali pahalıya patlayabilir

Uzmanlar uyarıyor: Zayıflama iğneleri mucize değil, tedavinin parçası. Doktor kontrolü olmadan kullanılan ürünler kas kaybı, metabolizma yavaşlaması ve hızlı kilo geri dönüşüne yol açabiliyor.

Son dönemde sosyal medyada “hızlı kilo verdiren çözüm” diye pazarlanan zayıflama iğneleri, aslında bilimsel bir sihir değil; dikkatli kullanılmadığında ters tepebilen bir medikal araç. Kısacası: Yanlış elde, yanlış dozda, yanlış beklentiyle kullanılırsa faydadan çok zarar getirebiliyor.

Özellikle internetten ya da kayıt dışı kanallardan temin edilen ürünler, içeriği belirsiz ve steril olmayan koşullarda üretilebildiği için adeta sağlıkla rulet oynamak anlamına geliyor.

Dumlupınar Gazetesi’ne konuşan Ayşegül Akkaya Erden, zayıflama iğneleriyle ilgili en yaygın yanılgıyı net bir cümleyle düzeltiyor:
“Bu ilaçlar doğrudan yağ yakıcı değildir ve metabolizmayı mucizevi şekilde hızlandırmaz. Temel etkileri iştahı azaltmaktır.”

Yani fizik yasaları hâlâ geçerli: Daha az kalori girerse kilo düşer. İğne, sadece “açlık sesini kısmaya” yardım eder. Yağı yakacak olan yine beslenme ve hareket.

Erden’e göre bu iğneler estetik kaygıyla değil, tıbbi gereklilikle gündeme gelmeli.
Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan ya da 27’nin üzerinde olup diyabet, insülin direnci gibi ek hastalıkları bulunan kişilerde, yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmazsa hekim kontrolünde değerlendiriliyor. “Birkaç kilo vereyim” yaklaşımı için uygun bir yöntem değil.

Asıl risk ise burada başlıyor. İştah azalınca birçok kişi “ne yesem fark etmez” moduna geçiyor. Öğün atlıyor, proteini kısıyor, atıştırmalıkla günü kapatıyor. Vücut da zekâsını konuşturuyor: Yağdan değil, kastan gidiyor. Metabolizma yavaşlıyor. İlaç bırakılınca da kilo geri geliyor. Bumerang etkisi.

Erden, “Beslenme planı olmadan bu süreç sağlıklı ilerlemez. Protein yeterli olmalı, sebze ve liften zengin beslenilmeli. Amaç az yemek değil, doğru beslemek” diyerek altını çiziyor.

Kas kaybını önlemek için egzersiz şart. Özellikle direnç çalışmaları ve düzenli yürüyüş metabolik sağlığı koruyor. Aksi halde hızlı verilen kilo, aynı hızla geri dönüyor.

Bir başka kritik nokta: Bu ilaçlar psikolojiyi tedavi etmiyor. Duygusal yeme, stresle yeme, gece atıştırmaları… İğne bunları sihirli değnekle silmiyor. Davranış değişmezse alışkanlıklar geri dönüyor.

Uzmanların ortak mesajı basit ama bilimsel:
Zayıflama iğnesi tek başına çözüm değil. Doğru hastada, hekim ve diyetisyen gözetiminde, beslenme ve egzersizle birlikte destekleyici bir araç.

Kısacası, kilo verme süreci bir maraton. Kısa yol sandığınız şey, bazen bataklık çıkabiliyor. En sağlam rota hâlâ aynı: Dengeli beslenme, hareket ve sürdürülebilir alışkanlıklar. Bilim sıkıcı olabilir ama güvenilirdir.