Dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların yanında ciddi tehditler de barındırdığına dikkat çeken Metin Külünk, özellikle gerçek hayattaki iletişimin yerini sanal iletişimin almaya başladığını söyledi.
Külünk, insanların artık komşuluk, dostluk ve aile ilişkileri yerine dijital ortamda kendilerini var etmeye çalıştığını belirterek şunları söyledi:
“Dijital çağ üzerinden çok ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Yalnızlaşma, iletişimsizlik ve gerçek hayattaki ilişkilerin yerini dijital iletişimin alması sadece Türkiye'nin değil, bütün insanlığın ortak sorunudur.”
“5 milyona yakın kişi tek başına yaşıyor”
Türkiye'de milyonlarca insanın yalnız yaşadığına dikkat çeken Külünk, bu insanların önemli bölümünün hayatını dijital platformlar üzerinden şekillendirdiğini ifade etti.
“Bugün yaklaşık 5 milyona yakın insan tek başına yaşıyor. Evinden çıkmadan hayatını dijital platformlar üzerinden sürdüren insanlar var. Komşuluğu, arkadaşlığı, sevgiyi hatta iç huzurunu bile yapay zekâ ve dijital ortam üzerinden arayan bir insan profili oluşuyor.”
“Güçlü aileyi dijital çağda yeniden inşa etmeliyiz”
Dijitalleşmenin tamamen reddedilmesinin mümkün olmadığını belirten Külünk, asıl yapılması gerekenin aileyi yeni dönemin şartlarına göre güçlendirmek olduğunu söyledi.
Toplumsal huzurun temelinin aile olduğuna vurgu yapan Külünk, şu ifadeleri kullandı:
“Huzurlu, güçlü ve ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duran aile modelini dijital çağın içerisinde yeniden inşa edemezsek, çocuklarımız başkalarının oluşturduğu algoritmaların etkisi altında kalacaktır.”
“Yapay zekâ fırsat olduğu kadar büyük bir tehdittir”
Yapay zekânın doğru kullanıldığında büyük fırsatlar sunduğunu belirten Külünk, kontrolsüz kullanımın ise toplum açısından ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi.
Külünk, dijital platformları yöneten küresel algoritmaların toplumları dönüştürdüğünü belirterek şunları söyledi:
“Yapay zekâ devrimiyle birlikte fırsatlar kadar tehditler de ortaya çıktı. Eğer kendi değerlerimize uygun dijital sistemi kuramazsak, başkalarının oluşturduğu algoritmalar çocuklarımızın zihinlerini şekillendirecektir.”
“Türkiye kendi yapay zekâsını üretmeli”
Türkiye'nin dijital bağımsızlığını sağlaması gerektiğini belirten Külünk, yerli teknoloji yatırımlarının stratejik önem taşıdığını söyledi.
Külünk'e göre Türkiye'nin öncelikli hedefleri şunlar olmalı:
- Kendi veri merkezlerini kurmak
- Milli yapay zekâ sistemini geliştirmek
- Türkçe çalışan yapay zekâ dili oluşturmak
- Yerli algoritmalar üretmek
- Dijital egemenliği sağlamak
“Türkiye kendi veri merkezlerini kurmalı, kendi yapay zekâ dilini üretmeli, kendi kodlarını yazmalı ve kendi algoritmalarını geliştirmelidir. Dijital bağımsızlık artık milli güvenlik meselesidir.”
“Anadolu irfanını dijital dünyaya taşımalıyız”
Külünk, teknolojinin değil, teknolojiyi yöneten zihniyetin önemli olduğunu belirterek, dijital dünyanın Anadolu'nun değerleriyle buluşturulması gerektiğini söyledi.
“Mesele teknoloji değil, teknolojiyi yönetecek aklı ve paradigmayı inşa etmektir. Anadolu irfanını merkeze alan dijital platformlar oluşturabiliriz.”
“Sanal kumar aileleri yıkıyor”
Son yıllarda hızla yayılan sanal kumarın aile yapısını tehdit ettiğini söyleyen Külünk, bu konuda çok sayıda mağduriyet yaşandığını ifade etti.
“Kumarın yasa dışısı ya da yasalı olmaz. Kumar kumardır. Alın teri ve emek yoksa bunun adı kumardır.”
Borç batağına sürüklenen insanların ailelerinin de zarar gördüğünü belirten Külünk, birçok örnekle karşılaştığını söyledi.
“İnsanlar maaşlarının yetmediği noktada kayınpederinin kredi kartını, kayınvalidesinin altınını kullanacak hâle geliyor. Dijital kumar aileleri parçalıyor.”
“Polis mücadele ediyor ama yetmez”
Devletin yasa dışı bahis ve dijital suçlarla mücadele ettiğini belirten Külünk, bunun tek başına çözüm olmayacağını söyledi.
Asıl mücadelenin eğitim ve bilinç oluşturmak olduğunu ifade eden Külünk, şu değerlendirmede bulundu:
“Polis suçla mücadele eder ancak bizim çocuklarımızı yanlış tuşa basmayacak şekilde yetiştirmemiz gerekiyor. Telefonundaki bir tuşun onu dipsiz kuyuya sürükleyeceğini bilen nesiller yetiştirmek zorundayız.”
“Değerlerimiz üzerine kurulu algoritmalar geliştirmeliyiz”
Külünk, dijital platformların yalnızca teknolojik değil aynı zamanda kültürel bir mücadele alanı olduğunu söyledi.
Yerli algoritmaların;
- Kul hakkını gözeten,
- Adalet anlayışını esas alan,
- Mahremiyeti koruyan,
- İnsan onurunu merkeze koyan
bir anlayışla geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Dijital egemenlik milli güvenlik kadar önemlidir”
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin dijital bağımsızlık hedefini gecikmeden hayata geçirmesi gerektiğini vurgulayan Metin Külünk, bunun yalnızca teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda aileyi, gençliği ve toplumsal geleceği koruma meselesi olduğunu söyledi.
**“Türkiye'nin temel hedefi dijital egemenliktir. Kendi veri merkezlerimizi, kendi milli yapay zekâ hafızamızı, kendi algoritmalarımızı ve kendi dijital ekosistemimizi oluşturmak zorundayız. Bunu başarabilirsek hem ailemizi hem de geleceğimizi koruyabiliriz.”