İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’ın misilleme saldırısında öldürüldüğü yönündeki iddialar sosyal medyada gündem oldu. İsrail Başbakanlık Ofisi ise söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan iddialarda, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’ın düzenlediği bir misilleme saldırısında hayatını kaybettiği öne sürüldü. Ancak İsrail hükümeti bu iddiaları kesin bir dille reddetti.
İsrail Başbakanlık Ofisi Sözcüsü Omer Dostri, Anadolu Ajansı’nın sorusuna verdiği yanıtta, sosyal medyada yayılan iddiaların doğru olmadığını belirterek,
“Bunlar yalan haber, Başbakan iyi durumda” ifadelerini kullandı.
Sosyal medyada yayılan görüntüler iddiaları tetikledi
İddiaların ortaya çıkmasına, Netanyahu’nun 13 Mart’ta çevrim içi katıldığı bir basın toplantısı sırasında İsrail genelinde çalan saldırı alarmının duyulmaması ve sosyal medyada yayılan bazı videoların yapay zekâ ürünü olduğu yönündeki tartışmalar neden oldu.
Bu görüntüler kısa sürede sosyal medyada geniş yankı bulurken, Netanyahu’nun hayatını kaybettiğine dair söylentiler hızla yayıldı.
İran Devrim Muhafızları’ndan dikkat çeken açıklama
Öte yandan İran Devrim Muhafızları, Netanyahu’ya yönelik saldırıların devam edeceğini açıkladı. Tesnim Haber Ajansı’nda yer alan açıklamada, “Gerçek Vaat-4” operasyonlarının 52’nci dalgasına ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada,
“Netanyahu’nun hayatta olması durumunda onu takip edip öldürmeye yönelik saldırılara kararlılıkla devam edeceğiz” ifadeleri yer aldı.
İran Devrim Muhafızları ayrıca son misillemelerde Tel Aviv’in sanayi bölgelerinin ağır füzelerle hedef alındığını duyurdu. Açıklamada, Irak’ın Erbil kentindeki el-Harir Hava Üssü, Kuveyt’teki Ali el-Salem ve Camp Arifjan üslerinin sanayi bölümleri ile ABD güçlerinin bulunduğu merkezlere füze ve İHA saldırıları düzenlendiği de öne sürüldü.
Bölgedeki gerilim tırmanıyor
Ortadoğu’da son dönemde artan İran-İsrail gerilimi, karşılıklı açıklamalar ve saldırı iddialarıyla daha da tırmanıyor. Netanyahu’nun öldürüldüğü yönündeki iddiaların yalanlanması ise bölgedeki bilgi savaşının ve sosyal medya kaynaklı dezenformasyonun ne kadar hızlı yayıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.