Kütahya'da meydana gelen bir trafik kazası sonrasında, yaralılara müdahale etmesi beklenen sağlık görevlisinin, görüntü alan muhabirden basın kimliği talep etmesi görev ve yetki sınırları tartışmasını beraberinde getirdi.
Kütahya'da yaşanan son trafik kazası, olay yerindeki kriz yönetimi ve meslek gruplarının görev tanımları üzerine önemli bir konuyu yeniden gündeme taşıdı. Kaza alanında kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getiren bir basın mensubu ile acil müdahale için orada bulunan bir sağlık görevlisi arasında yaşanan diyalog dikkat çekti.
Olay Yerinde "Yetki" Karmaşası
Kaza sonrasında olay yerine intikal eden sağlık ekiplerinden bir görevli, acil müdahale sürecinde haber takibi yapan muhabire yönelerek, "Siz basın mısınız?" sorusunu yöneltti. Muhabirin "Evet" yanıtı üzerine sağlık görevlisinin basın kimliğini görmek istemesi ise kısa süreli bir şaşkınlık yarattı.
Bu durum, kamuoyunda ve medya camiasında haklı bir eleştiriyi beraberinde getirdi. Bilindiği üzere kaza, afet veya asayiş olaylarında olay yerinin güvenliğini sağlamak, güvenlik şeridi çekmek ve alanda bulunan kişilerin kimlik (veya basın kartı) kontrolünü yapmak tamamen emniyet güçlerinin (polis veya jandarma) yetki ve sorumluluğundadır.
Herkesin Kendi Görevine Odaklanması Hayat Kurtarır
Acil durumlarda saniyelerin bile hayati bir önemi bulunuyor. Bu tür kriz anlarında sahada görev yapan tüm profesyonellerin yalnızca kendi uzmanlık alanlarına odaklanması, sürecin en sağlıklı şekilde işlemesi için altın kuraldır:
Sağlık Ekipleri: Olay yerindeki tek odak noktası, yaralıların durumunu hızlıca değerlendirmek, tıbbi müdahaleyi yapmak ve hastaları güvenle sağlık kuruluşlarına sevk etmektir.
Emniyet Güçleri: Olay yerinin fiziki güvenliğini sağlamak, trafiği yönlendirmek ve yetkisiz (ya da kimliksiz) kişilerin çalışma alanına girmesini denetlemekle yükümlüdür.
Basın Mensupları: Emniyet şeritlerinin dışında kalarak, kurtarma çalışmalarına ve sağlık ekiplerine engel olmadan kamuoyunun haber alma hakkını yerine getirirler.
İşbirliği ve Görev Bilinci Şart
Sağlık çalışanlarımızın sahada, çoğu zaman zorlu şartlar altında gösterdiği üstün gayret ve fedakarlık tartışılmaz bir gerçektir. Ancak Kütahya'da yaşanan bu son örnek, kriz anlarında yetki karmaşasından uzak durulmasının önemini bir kez daha göstermiştir. Sağlık görevlisinin enerjisini kimlik sorgulamaya değil, tamamen tıbbi müdahaleye ayırması; güvenlik ve kimlik denetimi işini polise bırakması, hem hayat kurtarma sürecini hızlandıracak hem de sahada gereksiz gerginliklerin yaşanmasını engelleyecektir.
Olay yerinde bulunan tüm kurumların ve meslek profesyonellerinin karşılıklı saygı ve kendi görev sınırları çerçevesinde hareket etmesi, kamu yararı açısından en doğru yaklaşım olacaktır.