Türkiye'nin geleceğini yakından ilgilendiren demografik göstergeler, alarm seviyesine yükseldi. TÜİK’in dönemlik nüfus verilerine göre Türkiye’nin nüfusu 1 Ekim 2024 itibarıyla 85 milyon 980 bin oldu. Ancak nüfus artış hızındaki sert yavaşlama ve doğurganlık oranının 1.48’e düşmesi, Türkiye’yi Güney Kore’nin ardından dünyanın en hızlı yaşlanan ikinci ülkesi konumuna getirdi.
Uzmanlara göre bu tablo, önümüzdeki yıllarda hem sosyal hem ekonomik açıdan ciddi kırılganlıklara yol açabilir. Dumlupınar Gazetesi olarak Kütahyalılara mikrofon uzattık; ortaya çıkan görüşler, Türkiye’nin neden hızla yaşlandığını açıkça gösteriyor.
“GENÇ NÜFUS AVANTAJINI KAYBEDİYORUZ”
Türkiye uzun yıllar genç nüfusuyla övünürken, son 10 yılda tablo tersine döndü.
Gençlerin evlilik yaşının 30’lara yükselmesi, çocuk sahibi olmanın maliyetinin katlanması, barınma krizinin büyümesi ve ekonomik güvensizlik, doğurganlık hızını keskin şekilde geriye çekti.
82 yaşındaki bir Kütahyalı vatandaş, yaşanan dönüşümü şu sözlerle özetliyor:
“Gençler artık bir veya iki çocuk yapıyor. Eskisi gibi değil. Ömür uzuyor ama nüfus gençleşmiyor. Ailelere çok görev düşüyor ama ekonomi kötü olunca çocuk yapmaya cesaret eden kalmıyor.”
“EKONOMİ AİLELERİ PARAMPARÇA EDİYOR”
Görüştüğümüz bir başka vatandaşın yaşadığı dram, ekonomik sıkıntıların aile yapısını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor:
“14 bin lira gelirim var, 7 bin lira kira ödüyorum. 4 yaşında kızım yanımda, diğer kızım yurtta. Ekonomim iyi olmadığı için yanıma bile alamadım. Çocuk bakmak lüks oldu. Cumhurbaşkanımız 3 çocuk diyordu, 3 çocuğum var ama üçü de ayrı yerde. Biz daha ne yapalım?”
Vatandaşın anlattıkları, ekonomik istikrarsızlığın yalnızca doğurganlığı değil, aile bütünlüğünü de tehdit ettiğini gösteriyor.
“BEŞ ÇOCUK BAKMAK HAYAL! GELİR YETMİYOR”
Bir diğer Kütahyalı ise Avrupa ülkeleriyle kıyaslayarak tabloyu şöyle özetliyor:
“Avrupa’da çocuk başı 350 avro destek var. Bizde yok. Gelin çalışıyordu, aile 80 bin kazanıyordu, şimdi 40 bine düştüler. Bu şartlarda çocuk bakmak imkânsız. Beş çocuk eskidendi, artık mümkün değil.”
Ekonomik koşullar iyileşmeden doğurganlığın artırılmasının imkânsız olduğu vurgulanıyor.
DEMOGRAFİK ÇÖKÜŞ: SEBEP EKONOMİ, SONUÇ YAŞLANMA
Kütahya’dan yükselen sesler, Türkiye’nin yaşadığı demografik dönüşümün en büyük nedeninin ekonomik gerçekler olduğunu açık şekilde ortaya koyuyor.
✔ Barınma krizi
✔ Düşük gelir
✔ Yüksek yaşam maliyeti
✔ Çocuk bakım masrafları
✔ Kreş ve sosyal hizmet yetersizliği
Bu tablo, “çocuk sahibi olmak mali bir yük haline geldi” gerçeğini doğruluyor.