Kira artış oranı şubat ayında ne kadar oldu?
Türkiye’de her ay başında hem kiracıların hem de ev sahiplerinin gözü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verilerine çevriliyor. Çünkü kira sözleşmesi yenilenen milyonlarca kişi için artış oranı doğrudan bu rakamlara bağlı hesaplanıyor.
Açıklanan son verilere göre Şubat 2026’da uygulanacak kira artış oranı yüzde 33,98 olarak kayıtlara geçti. Bu oran, konut ve iş yerleri için yasal olarak uygulanabilecek azami zam sınırı anlamına geliyor.
Başka bir ifadeyle; sözleşme yenileme dönemine giren kiracılara ev sahipleri en fazla bu oranda zam yapabilecek. Üzerine çıkılması ise hukuken mümkün değil.
TÜİK verileri kira zammını nasıl belirliyor?
Kira artış hesaplamasında temel referans 12 aylık TÜFE ortalaması. Bu ortalama, son bir yıllık enflasyonun genel seyrini gösterdiği için yasal artış tavanını oluşturuyor.
TÜFE, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,84 artarken, yıllık bazda yüzde 30,65 seviyesinde gerçekleşti. Ancak kira zammında esas alınan rakam, aylık ya da yıllık değil, 12 aylık ortalama enflasyon oluyor. Bu hesaplamayla ortaya çıkan oran ise yüzde 33,98.
Dolayısıyla hem konut hem de iş yeri kiralarında üst sınır bu rakam olarak uygulanacak.
Kiracılar ve ev sahipleri hangi kurallara uymak zorunda?
Uzmanlar, kira artışı konusunda sıkça yapılan hatalara dikkat çekiyor. Özellikle sosyal medyada dolaşan “maaş zammı geldi, kiraya da zam yapılır” ya da “piyasa yükseldiği için oran artırılır” gibi söylemler hukuki dayanak taşımıyor.
Mevzuata göre:
Kira zammı yılda yalnızca bir kez yapılabilir.
Artış, sadece sözleşmenin yenilendiği tarihte geçerli olur.
Belirlenen yasal tavan oran aşılmaz.
Ev sahibi isterse daha düşük zam uygulayabilir.
Bu çerçevede, yüzde 33,98 yalnızca bir üst sınır. Daha az zam yapılması mümkünken, daha fazlası için tarafların anlaşması bile yeterli olmuyor.
Ev sahibi daha fazla zam yapabilir mi?
En çok merak edilen başlıklardan biri de bu soru. Hukuki süreçler burada devreye giriyor.
Yasal oranın üzerinde artış isteyen ev sahibi, doğrudan zam yapamıyor. Bunun için belirli şartlar gerekiyor. Özellikle 5 yılı dolduran kiracılar için farklı bir yol izlenebiliyor.
Bu durumda ev sahibi önce arabulucuya başvurmak, uzlaşma sağlanamazsa da kira tespit davası açmak zorunda. Mahkeme, emsal kiraları ve bölge koşullarını dikkate alarak yeni bir bedel belirleyebiliyor. Ancak bu süreç otomatik bir zam anlamına gelmiyor ve yargı kararı olmadan oran artırılamıyor.
Enflasyondaki gerileme kira zamlarına nasıl yansıdı?
Geçtiğimiz yıl yüksek enflasyon nedeniyle kira artış oranları daha sert seviyelere çıkmıştı. Son aylarda ise enflasyondaki düşüş eğilimi, kira artış tavanına da yansımaya başladı.
Ekonomistler, TÜFE’deki gerilemenin kira zam oranlarını kademeli olarak aşağı çektiğini belirtiyor. Bu durum özellikle dar gelirli kiracılar açısından bir nebze rahatlama sağlıyor.
Ancak yine de yüzde 30’un üzerindeki artış, birçok hane için bütçe planlamasını zorlaştırmaya devam ediyor.
Şubat ayında sözleşmesi yenilenenler ne yapmalı?
Sözleşme tarihi gelen kiracılar, artış hesabını yüzde 33,98’i geçmeyecek şekilde yapmalı. Ev sahipleriyle yapılacak yeni sözleşmelerde bu oran referans alınmalı.
Uzmanlar, olası anlaşmazlıklarda yazılı sözleşme yapılmasının ve resmi hesaplama üzerinden ilerlenmesinin önemine dikkat çekiyor. Özellikle sözlü anlaşmalar ileride hukuki sorunlara yol açabiliyor.
Şubat ayı boyunca sözleşmesi yenilenecek milyonlarca kiracı ve iş yeri işletmecisi için bu oran, kira bütçesinin temel belirleyicisi olacak.