Her şehrin yazılı olmayan kuralları vardır. Kütahya’da da "Sadıç" kültürüne uyum sağlamak, esnafla iyi geçinmek ve soğuk kış günlerini atlatmak için bilmeniz gereken ince detaylar var. İşte Kütahya'da yaşayanların veya şehre yeni gelenlerin mutlaka dikkat etmesi gereken 5 hassas nokta...
KÜTAHYA - Kuruluşun ve kurtuluşun şehri Kütahya, sadece tarihiyle değil, kendine has insan dokusuyla da Anadolu’nun en özel duraklarından biri. Ancak burası, büyük metropollerin keşmekeşine benzemez. Kütahya’nın bir ruhu, bir ağırlığı ve kendine has "kırmızı çizgileri" vardır.
Şehre yeni atanan bir memur, üniversiteye gelen bir öğrenci ya da hafta sonu gezginiyseniz; Kütahya halkıyla gönül bağı kurmak için bu 5 maddeye dikkat etmelisiniz.
1. İkram Edilen Yemeğe "Tokum" Demeyin
Kütahya misafirperverliği, özellikle yemek kültürü üzerinden ilerler. Bir Kütahyalı size ev yapımı Cimcik Aşı, Sıkıcık Çorbası veya meşhur Gözlemesinden ikram ediyorsa, "Ben tokuum, rejimdeyim" demek, ev sahibini üzer. Israr kültürü burada yaygındır. Tabağınızdakini bitirmeniz, yemeği yapan kişiye duyulan en büyük saygıdır. Unutmayın, Kütahya'da hamur işi bir yemek değil, bir sevgi dilidir.
2. Kütahya Ayazını Hafife Almayın (Ceket Almadan Çıkmayın!)
Yerel halkın meşhur bir sözü vardır: "Kütahya'nın pınarı, Gediz'in minaresi, Kütahya'nın ayazı..." Güneşli havaya aldanıp ince kıyafetlerle dışarı çıkarsanız, akşam saatlerinde o meşhur kuru soğuk (ayaz) sizi hasta edebilir. Özellikle öğrenciler için bu hayati bir uyarıdır. Kütahya'da "hava güzel" diye bir şey yoktur, "tedbirli giyinmek" vardır.
3. Trafikte Korna Çalarken İki Kere Düşünün
İstanbul veya Ankara'daki o agresif trafik kültürü Kütahya'da ters teper. Kütahya "sakin şehir" olmasa da, yaşam ritmi sakindir. Yeşil ışık yanar yanmaz kornaya asılmak, yayalara yol vermemek yerel halk tarafından ayıplanır. Özellikle Vazo civarında veya Cumhuriyet Caddesi'nde (Sevgi Yolu) yayalar her zaman önceliklidir. Aceleci tavırlar, bu şehrin dingin doğasına aykırıdır.
4. Çiniye "Fayans" Demeyin!
Burası dünya çini sanatının başkenti. Yüzyıllardır el emeği, göz nuru ile işlenen, UNESCO listelerine giren Kütahya Çinisi'ne, sıradan bir banyo malzemesiymiş gibi "Fayans" muamelesi yapmak, bir zanaatkara yapılacak en büyük hakarettir. Çini bir sanattır, fayans ise inşaat malzemesidir. Bu ayrımı bilmek, Kütahya'da size büyük bir saygınlık kazandırır.
5. "Sadıç" Kelimesini Yadırgamayın
Kütahya sokaklarında, çarşıda veya kahvehanede insanların birbirine "N'apıyon Sadıç?" dediğini duyarsanız şaşırmayın. "Sadıç", Kütahya'ya özgü en samimi hitap şeklidir; dost, arkadaş, can yoldaşı demektir. Eğer bir Kütahyalı size "Sadıç" diye hitap ediyorsa, artık yabancı değilsiniz demektir; sizden samimiyet bekliyordur. Bu kelimeyi yadırgamak yerine gülümseyerek karşılık verin.